Yasal Uyari

Aksi belirtilmedikce bu sitede yayinlanan tum yazilarin ve fotograflarin telif hakki yazarina aittir. Izinsiz yapilan tum alintilar icin hukuki yollarin acik oldugu hatirlatilir.
-----------------------------------------

Tanitim

Bu blog, cok yazarli olup Montessori Egitimi mail grubu uyelerinin yazilarindan olusmaktadir ve Montessori Egitimi ile ilgili yazilar icermektedir. Yazarin ismi (ya da takma ismi) yazinin genelde basinda ya da sonunda yer almaktadir.

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri her iki haftada bir konu degistiren ve uyelerimizin cocuklar ile yaptigi calismalari icermektedir.

Buyrun, hosgeldiniz...


Uyelerden Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uyelerden Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2013 Cumartesi

Montessori'ye aşık olduk

merhabalar şuanda 11 ayını bitirmek üzere olan kızımla bizde Montessori'ye aşık olduk.

Zeynep'im 9 aylık iken keşfettim Montessori'yi ve okudukça, araştırdıkça hayran kaldım. Nereden başlayacağımı bilemedim, annelerin yaptığı birbirinden harika etkinlik içinde daldan dala kondum. Sonra "bir yerden başlamak lazım" diyerek, kızım için bir oyun köşesi hazırladım oturma odamızda ve o günden sonra orası bizim herşeyimiz oldu. Orada oynayıp, orada uyuyoruz. Kısacası orada mutluyuz!

Aslında bugune kadar yapmaya çalıştıgımız etkinliklerin fotolarını eklemeye çalıştım ama boyutları mı büyük, ben mi bir yerde hata yaptım bilemiyorum, eklenmedi.

Ama biz Zeynebimle burdayız:

http://birkucucukzeynepcik.blogspot.com/
(bakmak isteyen anneler için)

Yaptığımız yeni etkinlikleri paylaşmaya devam edeceğiz.

sevgimle

hilal 29
zeynep 10.5 aylık

24 Nisan 2011 Pazar

Melek Cilingir ile Montessori Egitimi Uzerine Soylesi

15 Mayıs 2011 Pazar günü saat 11:00'de İstanbul'da, Montessori eğitmeni Melek Çilingir ile, Montessori Egitim Sistemi – Kozmik Egitim konulu bir söyleşi düzenliyoruz. Aşağıda söyleşinin detayları mevcuttur. Söyleşiye kayıt için: nuranevren@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.



20. yuzyilin baslarinda Italya’da Italya’nin ilk kadin doktoru Maria Montessori tarafindan olusturulan bir egitim modeli 100 yili askin bir suredir, dunyanin her bir kitasinda bircok ulkede cocuklara, “dunyanin unutulmus vatandaslarina” hizmet ediyor.
Tum dunyada, daha cok 3-6 yas gruplariyla taniniyor olmasina ragmen, Montessori egitim sistemi bu yas grubuyla sinirli degildir. 0-24 yas araligini cocukluk dönemi olarak niteleyen Montessori, cocuklugu 4 evreye ayirir. Yetiskin olana dek gecirdigi bu evrelerde cocugun butun cabasi “kendisini insa etmek”tir.
Kozmik egitim, insanin bu gelisim evrelerinden ikincisinde 6-12 yas grubunda baslar.
3-6 yas grubunda duyusal kesifle kendisini gelistiren cocuk, “kozmik egitim” ile mantik ve hayal gucunu de kullanarak sosyal ve ahlaki acidan da kendisini mukemmel bir sekilde gelistirir.
“Evren bir butundur ve her sey birbiriyle ilintilidir.” Kozmik egitimle dogadaki her elementin kosulsuz ve yorulmak bilmez bir sekilde doga kanunlarina uydugunu ve evrenle uyum icinde calistigini ögrenen cocuk, buyuk ya da kucuk herkesin, her varligin bu kozmik oyunda bir role sahip oldugunu bilir.
Toplumda da tipki dogada oldugu gibi tam bir isbirligi ve kurallarin olmasi gerektigi algisi, bir Montessori cocugunu cevreye ve topluma karsi duyarli, sorumluluk sahibi bir birey yapar.
Tamamen bilimsel gözleme dayanan bir calismanin sonucu olusturulmus bu egitim sisteminin benzersiz akademik basarisi basli basina cok önemli olsa da, cocugun kendi kozmik görevini bulmus, yuksek toplumsal duyarliliga sahip, dunyaya ve topluma hizmet etmek icin sabirsizlanan, mutlu bir birey haline gelmesi “kozmik egitim”in en önemli sonucudur.


İnsan ihtiyaclari ve egilimleri
Gelisimin 4 evresi
1. evre - hazirlanmis cevre - emici zihin (oyun yerine calisma, hayal yerine gercek ve elbette odul ve ceza) 0-6 yas
2. evre - hazirlanmis cevre - kozmik egitim 6 – 12 yas
Buyuk hikayeler - kucuk dersler (Great lessons - key lessons)
Empresyonistik yaklasim
Normalizasyon
Özgurluk ve sorumluluk
3. evre – 12 – 18 yas
4. evre – 18 – 24 yas

10 Nisan 2011 Pazar

Kutup Ayilari Neden Penguen Yemez?


Grup uyelerimiz cocuklarina (ve hatta cevrelerindeki yetiskinlere) bu eglenceli soruyu sordu ve birbirinden ilginc, farkli ve eglenceli cevap aldi. Iste harika cevaplar ve yazinin en sonunda "dogru cevap":

  • kutup ayilarinin disleri yeterince keskin degil. (Ulas - 3,5 yas)
  • Cunku yemezler, bence de hic gerek yok, ben de olsam yemem!!! (Ruzgar)
  • Çünkü penguenler suya atlar. (Yusuf Kayra - 3 yas)
  • Çünkü onlar balık yer.Çünkü onlar paytak paytak yürür  (Hilal - 3 yas)
  • Çünkü onlar balik yerler. (Aysara - 3 yas)
  • Cunku tadi guzel degildir. Kakalari da agzina gelir. (Alpi - 5 yas)   
  • bu büyük bir sir. Sonra ben sırrın ne olduğunu sorunca; onlar çok iyi arkadaslar birbirlerini yemezler, kar yerler dedi :)) (yaman 5 yas) 
  • Cunku penguenler buzda yasar, kutup ayilari da oraya gelemez. kocaman bi buz anne. (Ceren - 3,5 yas) 
  • Cunku sevmezler (Ada - 4,5 yas)
  • Çünkü penguenler ağlar... (Duru - 3,5 yas) 
  • Çünküüüüü çünküüüü kutup ayıları penguenleri seveerrr (Selcen - 2,5 yas) 
  • Cunku onlar birbirine enerji verirler! (Tibet -  3,5 yas) 
  • Bilmem . (Neden olabilir acaba bir dusun bakalim) Cunku onlar yemek yerler :-) (Idil - 3 yas)
  • cunku kutup ayilari coook buyyyuuuk, penguenler kucucuk. (Duru - 3 yas)
  • cunku onlar (kutup ayilari) canli degildir. (Doruk - 3 yas)
  • Yerler anne, sen bilmoooosuuunnnnn....(Zeynep - 3 yas)
  • Cunku kutup ayilari beyazdir... ve cunku penguenler cok buyuktur...  (Efe - 3 yas)
  • Çünkü onlar (penguenler) hayvandır. (Gulsima - 3 yas)
  • E karnı acıkmamıştır ama..:=) (Begum - 32 ay)
  • Cunku onlari severler. (Doruk Yildirim - 3,5 yas)
  • Cunku  karinlarini agritir. (Berin - 3,5 yas)
  • Cunku yemek yerler. (Ahmet Yusuf - 34 ay)
  • Cunku cok hayvanlar. Penguven yemek yok anne. Annecim sana soruyum mu? (Anne: sor annecim) Penguvenler fil yer mi? Yemez di mi ? (Defne - 2,5 yas)
  • Çünkü penguenler yemek değildir..  (Cemre - 4 yas)
  • Beyki yiyoyaydıy anne. Ama ama ama (burada fena halde heyecanlandı ve suratını buruşturdu) o jaman penguvenyeeye yazık oyuy anne.Çünkü penguvenyey şaykı söyey. (Selin - 3 yas)
  • belki de penguenleri sevmiyorlardır (Dilay - 4,5 yas)
  • hımmm balik yerler galiba. (5dk sonra kosturarak gelir, biraz aglamakli) yemesinler yemesinler kırmızı baligi yemesinler ..kek yesinleeer, sut yesinleeer, kemik yesinleeer.. (Lara - 2 yas) 
  • çünkü onlar kutuptalar... (Gulde Isik - 3 yas) 
  • Çünkü; onları yemezler. Çünkü; onlar pasta yerler. (Beril - 33 ay)
  • Onlar zaten cok fazla yemek yemisler.. Baksana cok buyukler !!! O yuzden penguen yemiyorlar. (Bilge - 47 ay)
  • Cunku sevmedikleri icin. Cunku tadini begenmedikleri icin (Ada - 3,5 yas)
  • Cunku tadini begenmezler. Sadece balik tadi sever. (Janset - 3,5 yas)
  • ımmm Çünkü penguenler biraz büyüktür...(Beray - 4 yas)
  • Pengi... ve batın koşar buzdolabının önüne ıh ıh der. buzdolabından kinder pingui alınır ve afiyetle yenilir. (Batin - 17 ay) 
  • Kutup ayisi yakalarsa kacamaz onu da yer (Banu'nun esi - 29 yas) 
  • Kizim biri kuzeyde biri guneyde yasiyor ayi pengueni nasil yesin?! (Banu'nun annesi - 57 yas) 
  • Cunku penguenleri aslanlar yer, kutup ayiları penguenleri yemez çunku penguenleri severler; ama aslanlar penguenleri sevmez...... (Mert Deniz - 35 ay) 
  • cunku bazen kopekbaliklari penguen yer.peki kutup ayilari neden yemez?
  • civan: cunku yuzemez.(anne: kutup ayilari yuzemez mi??) bazen yuzer. ama babamin telefonundaki kopekbaligi oyununda kopekbaliklari penguen yiyodu.(anne: tamam kopekbaligi yiyo da, kutup ayisi neden yemiyo?) soyledim ya! cunku yuuuu-zeeee-meeeeez. (Civan - 4 yas) 
  • cunku onlar yemek olmadigi icin .. (Ceylin Naz - 3 yas) 
  • Yerler (Anne: Oyle mi? ) Evet, yerler. (Ilgaz - 4 yas) 
  •  Çünkü Penguenler hızlıca yürüyerek giderler... (Ece Gizem - 3 yas)
  • Kutup ayıları ''kar ''yer ,balık yemez, penguen de yemez.Kokar. (Ela - 2,5 yas)
  • Canlilar diyeeeee (yuzunde buyuk bir gulumseme ile) (Burak - 3 yas)
  • Cunku kutup ayisinin sirtinda yavrusu var, isirmaz (Nar - 3,5 yas)
  • Cunku onlar arkadastir ve kutupta yasarlar. (Duru - 4 yas)
  • Cunku kutup ayilari balik yer!!! (yuzunde "anne sen bunu nasil bilmezsin" ifadesi ile!) (Defne - 5 yas)
  • Teyzeee, cunku onlar ayiii, et yer, kus degil! (Arda - 4,5 yas)
  • Hmmm, bilmoorum. Neden yesinler ki? (Ela - 2,5 yas)
  • Çünkü ayıların ağzı küçük onu yiyemez. (Zeynep Asya - 3,5 yas)
  • Bilmiyorum, sence? (Derin - 3 yas)
  • Çünkü penguenlerin gagaları vardır ve sert olur. (Ekin - 4 yas)
  • Çünkü onlar tırtıl yer (Eren - 33 ay)
  • önce "kutup ayııııı , penguuu" yaptı.. sonra tekrar sordum "yemez" dedi.. şöyle bi kaşlarını çattı "ACIIII" dedi.. biz kahkahayı patlatıncada "TATLIIII" diye bağırdı :) (Zeynep - 18 ay)
  • Çünkü penguenler hemen kaçar,onları yakalayamaz.Yiyemez. (Oytun - 3 yas)
  • Penguenler hep uyuyo.ondan yemez.ama ama yese bile dise takilir.penguen agzından kacar. (Tuana - 3 yas)
  • Kutup ayilarinin etoburdur ve yakalarsa penguen de yiyebilir (Ertugrul - 40 yas)
  • Çünkü onlar gerçek değildir. (Egemen - 33 ay)
  • Bilmiyorum anne...(sonra biraz düşündü) renkleri aynı olmadığı için yemez... Mesela tilkiler horoz yer çünkü ikisi de kaffeyengi (Ebru - 4 yas)
  • anne : Ceylincim sence kutup ayıları neden penguen yemez?
    Ceylin : Balık olduğu için
    anne : Nasıl yani Penguenler balık mıdır?
    Ceylin : Denizdeki balıkları diyorum anneee.. uuuf anne hiç bilemiyeceğim sorular soruyosun...!!! (Ceylin - 3 yas)
  • Yiyo, yiyo, karnı çok büyük olduğu için yiyo. (Ege - 3 yas)
  • Penguenler soğuktur  ayılar da soğuk şeyler yemeyi sevmeyebilir. (6 yas)
  • Penguenler soğuktur, ayıların boğazı üşür.
  • Cuuuunku kutup ayilari dunyanin ust tarafinda, penguenler dunyanin alt tarafinda.Bi soru daha... (Giray)
  • Cünkü karnı acıkmamıstır... (Duru - 31 ay)
  • Develer neden balık yemiyorlarsa kutup ayıları da o yüzden penguen yemiyor olabilir. :))) (Emincan - 3,5 yas)
  • Çünkü penguenler çok soğuktur ve kutup ayıları balık yer :)) (Nursena - 5 yas)
  • cunku saglam (Ilgaz - 3 yas)
  • cunku... he hee he! (Aral - 3 yas)
  • cunku tuyleri var (Azize Teyze - 53 yas)
  • çünkü kutup ayıları kar yer kaaaarrr "
    - dayanamadım uzattım, " peki başka ne yerler? Mesela balık yerler mi?"
    -" hayır balığı biz severiz, kutup ayıları sevmez" :))) (Yagiz - 35 ay)
  • Cunkuu...cunkuu onlari severler (Deniz - 3 yas)
  • Çünkü onlar(penguenler)çok kocaman (Ege - 32 ay)
  • Çünkü penguenler buz gibidir, kutup ayısı onu yerse ağzı donar, hasta da olabilir. (Kerem - 4,5 yas)
  • Çünkü kutup ayıları buz sever ve buz yer,penguenler de buzda kaymayı severler o yüzden kutup ayıları penguen yemezler anne Biz de yemek yeriz hem kanatlarımız olsaydı uçardık biliyo musun ama paraşüt takarsak... (Demir - 3 yas)
  • yemezler. çünkü yemezler! soguklarda yaşarlar. Su içmezler atlat su içerler. (Elifnaz - 3,5 yas)
  • Çünkü kutup ayıları penguen yemez. (Eylul - 42 ay)


    Dogru cevabi merak edenler icin:
    Cunku penguenler sicak birkac yer disinda sadece guney kutbunda, kutup ayilari ise sadece kuzey kutbunda yasarlar. Yani hayatlarinin tamamini birbirlerini gormeden surdururler. Dolayisiyla da birbirlerini yiyemezler.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Yilbasi Cekilisi / Tesekkurler

Montessori Egitimi grubumuzda yilsonunda yapmis oldugumuz hadiyelesme cekilisinde biz, sevgili Banu ve Mira'ya ciktik. Defnecigime oylesine manali ve guzel bir hediye almislar ki, ikimizin de gozleri parladi paketi actigimiz anda. Buyuk bir zevk ve ilgi ile maketimizi tamamladik ve Istanbul'da salonumuza yerlestirdik.

Tekrar tekrar bu guzel ve anlamli hediye icin cok tesekkurler ve kucak dolusu sevgiler. :-)
Esra & Defne




21 Ekim 2010 Perşembe

Montessori Matematik Uygulamalari Semineri


16 - 17 Ekim tarihlerinde sevgili Nuran'in onculugunde, Binbir Cicek Cocuklar Evi'nin  yoneticisi sevgili Hilal Hanim grubumuz uyelerine Montessori Egitimi'nde Matematik Uygulamalari konulu bir seminer verdi. 

Montessori felsefesinin "cocuk" temelli muhtesem sistemine ve Maria Montessori'nin her konuda oldugu gibi matematikte de essiz dehasina bir kez daha hayran kaldik, cok sey ogrendik ve cok sey paylastik.

Ankara'dan bizim icin gelen ve bilgisini bizlerle paylasan sevgili Hilal Hanim'a, hepimiz adina seminerleri organize eden ve cok yorulan sevgili Nuran'a ve katilimda bulunan duyarli ve istekli tum ailelere ve egitmenlere... Ve Maria Montessori... 100 yil sonrasindan Sana, boylesine bir deha oldugun icin cocuklarimiz  ve ailelerimiz adina sonsuz tesekkurler...






14 Ağustos 2010 Cumartesi

Posta Gazetesi

İzmir Montessori Seminerinin ardından iletişime geçtiğimiz Evrim Hanım' ın desteği.

7 Ağustos 2010 Cumartesi

İzmir Montessori Semineri

ElfAna & Alpi- 4 yaşında-
http://alpiharikalardiyarinda.blogspot.com/

3 Ağustos salı günü seminerimiz gerçekleşti ve ben hala etkisindeyim. Sadece seminerde değinilenlerin mi? Onlar elbette benim & benim gibi düşünenler için önemliydi. Yandaki fotoğrafta gülümseyen 3 bayandan bahsediyorum ben. Soldan sağa Zuhal Bilir Meier, Zeliha Dogan ve Eylem Korkmaz. Yaklaşık 24 saat geçirdim onlarla. Nasıl bir aşk ile çalıştıklarını, çevrelerine yaydıkları enerjilerini, nezaketlerini ve sabırlarını hissettim. Seminer öncesinde, esnasında ve sonrasında; teori ve uygulamada bilgilerini paylaşan 3 değerli insan, 3 değerli eğitim gönüllüsü. Sizlerle tanışmak, olgunluğunuzu izlemek ve keyifli sohbetlerinizi dinlemek benim için bir zevkti. Daha sizlerden öğreneceğim çok şey olacağına inanıyorum, üzerimde kesinlikle emeğiniz var :) Bu karede olmayan bir gönüllü daha var ki bahsetmemek, emeğini görmezden gelmek ayıp olurdu. Sevgili Başak Sarı Keskin; tatil dönüşünüzü bekliyorum :).Ve gerek duyuru, gerek materyal paylaşımında yardımcı olan sevgili Yeliz ve Buket, teşekkürler.

Seminerimiz 2 bölümden oluştu. Sabahtan öğle yemeği arasına kadarki dilimde teorik kısım anlatıldı.
*(New York) Yeni Montessori akımı Ben de henüz araştıramadım.


*Geleneksel eğitim ve buna alternatif olarak doğan eğitim sistemleri karşılaştırılması, çocuğa bakış açıları ve altında yatan nedenler (Geleneksel eğitim ve Montessori metodu karşılaştırması yerine; Montessori metodunu daha iyi alayabilmek için alternatif eğitime genel bir bakış yapıldı)

*Çocuğa yönelik toplumsal algı
-Mülk olarak görmek: Ben doğurdum, bana ait, benim malım, ben söz hakkı veririm, yaşlandığım zaman bana bakacak
-İnşaacı birey: Her şeyine saygı duymak, anne egosu & öğrenilmişliklerle mücadele etmek

*Eğitimin amacı
-Geleneksel eğitimde belirli hedefler verilir --> kazanımlar beklenir -->  iyi bir vatandaş yetiştirmek --> meslek edinme. İnsan doğası gereği iç disiplin, ödül ve ceza vardır.
-Maria Montessori böyle görmedi; çocuğun keşfi, mükemmelleşmesi ve özgürleşmesi.

*Hangi bilginin önemli olduğu değişkendir. Önemli olan, çocuğun seçtiği bilgiyi öğrenmesidir.

*Çocuğun özellikleri

*0-6 yaş dönemi
-Ruhsal embriyonik dönem: Kendimizi ve çevreyi hazırlamalıyız. Koşulsuz kabulün olduğu ve ket vurulmadığı bir çevre olmalı.
-Emici zihin: Emici zihin çok önemsenmeli. Çocuklar, 0-6 yaş döneminde birkaç dili ana dilleri gibi rahatlıkla öğrenebilirler. Yanlarında herşey konuşulmamalı; her davranış ve duygumuza dikkat edilmeli. Yine bu dönemde çocuk, herşeyin üstesinden gelebileceğini düşünür. Keşfetme arzusuyla herşeye saldırır. Çok güzel bir örnek verildi konuyla ilgili;
Öğretmen: Neden yaramazlık yapıyorsun?
        Çocuk: İçimden bir ses: YAP! YAP! YAP! diyor.
Duyarlı dönemlere karşı içsel dürtüleri vardır. Duyarlı dönemler, emici zihinle beraber işler.

Seminerin ikinci bölümü uygulama üzerineydi. Pembe kulelerle başladık. Tek tek taşındığını, çalışma alanına dağınık yerleştirildiği ve dizmeye başlandığını gözlemledik. Materyaller tanıtılırken, eğitmenlerimizin neredeyse fısıltıyla konuşmalarına isyan ettik. Yine neredeyse çok az bir farkla devam ettiler. Çocuğun konsantrasyonunu bozmamak için sınıf içerisinde parmak ucunda bile yürüdüklerini söylediler.
-"Çok güzel çalıştın bugün, teşekkür ederim. İstersen başka bir çalışmaya geçebiliriz." diyerek bitiriyoruz veya isterse sonraki çalışmaya geçiyoruz. Toplanması da mutlaka sunumdaki gibi rutinin içinde olmalı. Toplamak istemezse, "Bugün senin için topluyorum" diye belirtiyoruz bu sorumluluğu alana kadar. Bu arada ev çalışmalarında çocuklar toplamak istemezse, "Bugün senin için topluyorum" diye belirtiyoruz bu sorumluluğu alana kadar. Bu arada ev çalışmalarında çocuklar toplamak yerine sergilemek isterse, buna da saygı gösteriyoruz.

*3 aşamalı öğrenme ayrıntılı olarak anlatıldı. Örneklerden biri olan renk tabletlerini yazayım. İlk kez tanıtılacaksa, renklerin adlarını söylemeden önce eşleştirme yapılıyor.
1) Göster
2) Bu nedir?
3) Bana ver
-Bu kırmızı, bu sarı, bu mavi
-Bana maviyi gösterir misin?
-Bana sarıyı gösterir misin?
-Bana maviyi gösterir misin?

Renkler karıştırılıyor ve 8-10 kadar tekrar yapılıyor.
-Bu ne? -Kırmızı
-Bana kırmızıyı verir misin?

*Çok merak edilen müdahale konusu. Çocuk rengi yanlış verirse, "Teşekkür ederim" deyip yerine koyuyoruz.
-"Bu kırmızı" diye gösteriyoruz.
 -Bana kırmızıyı gösterir misin?
-Kırmızıyı bana verir misin?
-Kırmızı nerede? sorularıyla pekiştiriyoruz. Çalışma bitiminde;
-"Çok güzel çalıştın bugün, teşekkür ederim. İstersen başka bir çalışmaya geçebiliriz." diyerek bitiriyoruz veya isterse sonraki çalışmaya geçiyoruz. Toplanması da mutlaka sunumdaki gibi rutinin içinde olmalı. Toplamak istemezse, "Bugün senin için topluyorum" diye belirtiyoruz bu sorumluluğu alana kadar. Bu arada ev çalışmalarında çocuklar toplamak yerine sergilemek isterse, buna da saygı gösteriyoruz.

 *Benim en çok ilgimi çeken konular; özgürlük, renk tabletlerinin ilk kez sunumu & çalışması, dokunma tabletleri, kurdele çalışması, mendil katlama.

*En eğlenceli bölümler çünkü özgür bırakıldık & eğitmenlerimiz sadece gözlemledi origami, kulpsuz silindirler vee trinomial cube idi. Trinomial cube' e özellikle katıldım çünkü benim en çok ilgimi çeken materyal. Sunumla birlikte anlatılan masal hafızama kazındı. Binomial Cube ve Trinomial Cube; dürüst olmak gerekirse, kendim için istediğim materyaller. sanırım, yok yok eminim :P

Uygulama esnasında, eğitimcilerin tavırlarına özellikle değinmek istedim. Bu yaklaşımdı benim şahit olmak istediğim. Katılan arkadaşların fikirleri nasıl acaba? Çok eğlendim, çok mutlu oldum ve bir kez daha büyülendim. Tekrar buluşmak dileğiyle.

31 Mart 2010 Çarşamba

Montessori Semineri Notları / İstanbul / 28.03.2010

Berna & Ekin (41 ay)

http://ekinvebiz.blogspot.com/

Ankara'da bulunan Binbir Çiçek Çocuklar Evi Montessori Okulu'nun yöneticisi, 3-6 yaş Montessori eğitmeni Hilal Mutlusoy Öktem, sevgili Nuran'ın özverili uğraşları sonucunda 27-28 Mart'ta İstanbul'da "Montessori Semineri" vererek bizlere Montessori felsefesinin temel ilkelerini, evde uygulamaların prensiplerini ve kendi okulunda ve kendi çocuklarıyla yaşadıkları deneyimleri anlattı.



Seminer'in ilk bir saatinde katılımcılar kendilerini tanıttılar, her kişi için minik bir şarkı söyledikten sonra :) Birbirimizi tanımak ortamın daha rahat ve sıcak olmasını sağladı bence.


Daha sonra Maria Montessori'nin yaşamından kısaca bahsetti Hilal Hanım, Montessori'nin temel ilkelerini ve Montessori sınıflarında bulunan materyalleri ve kullanım amaçlarını anlattı.

Seminer sırasında aldığım notlar kısaca şöyle:
  • Montessori eğitimi yetişkin merkezli bir eğitim değil, yetişkinden bağımsız. Montessori felsefesinin odağında çocuk var. Yetişkinin rolü kolaylaştırıcı ve ortam hazırlayıcı olmalı.
  • Çocuğun özünde gelişmek var. Çocuk, topluma adaptasyon yeteneği olan bir varlık. Eğitimde çocuğun bize verdiklerini temel almalıyız.
Montessori Sınıfında Bulunan Materyaller;
  • Duyu Materyalleri: Montessori duyu materyalleri beş duyuyu geliştirmeye yönelik materyallerdir. Çocukların koklama, duyma, dokunma, görme duyuları "duyarlılık dönemleri"ni geçirmeden uyaranlarla sık sık karşılaştırılmalıdır.



(Buraya eklediğim sınıf fotoğraflarını Hilal Hanım'dan aldım. Seminerde bol bol Mira'cığın fotoğraflarını gördük. Umarım buraya eklememde bir sakınca yoktur :) )

  • Günlük Yaşam Materyalleri: Eller pratik hayat uygulamaları için çok önemlidir. Kuru çalışmalar, sulu çalışmalar, (kaptan kaba aktarma çalışmaları), yiyecek hazırlığı gibi günlük hayatta her evde bulunan malzemelerle yapılabilecek çalışmalar el ve parmak kaslarının gelişimine yöneliktir.
  • Matematik Materyalleri: Matematiği kolaylıkla öğretmeleri açısından bu materyaller çok etkileyicidir.
  • Dil Materyalleri: Montessori dil materyalleri yazılı ve sesli olmak üzere iki kısımdan oluşur. Yazılı kısım el ve parmak kaslarıyla ilgilidir. Daha önceki çalışmalar kasları geliştirerek yazmaya hazırlık sağlar. Sesli kısım ise harflerle ve seslerle yapılan oyunlardan oluşur.
Eğitim içten dışa gelişir. Montessori eğitimi, çocuğun ihtiyaçlarına göre gelişen bir sistemdir. İhtiyaçlarının anlaşılabilmesi için çocuğun gelişim evrelerini bilmek gerekir.
Prof. Dr. Hugo De Vris'in tırtılların beslenebilmek için ışığa karşı duyarlı olmalarını gözlemlemesi üzerine geliştirdiği "duyarlılık dönemleri" kavramını Maria Montessori çocuklar için uyarlamıştır. Montessori çocuk gelişimini 0-3 yaş, 3-6 yaş, 7-12 yaş ve 13-18 yaş olarak evrelere ayırmıştır. Her yaş döneminin kendine özgü duyarlılıkları vardır ve özellikle o-6 yaş dönemi duyarlılıkları özellikle çok önemlidir.
Duyarlı evreler, zamansal açıdan sınırlıdır ve çocuk, bulunduğu yaş döneminin gelişim gereksinimlerine göre desteklenmelidir.

  • 0-3 yaş dönemi: Çocuk konuşmayla ilgilenir. Sürekli çevresindekileri dinler. Montessori felsefesi, çocuğun gerçek potansiyelinin kendisi olduğu gerçeğine dayanır. Bu nedenle yetişkin konuşma için doğru örnek olmalı. Ne çok ne de az konuşarak, çocuğun dil gelişimini desteklemek gerekir.
  • 0-6 yaş dönemi: Duyular için çok önemli bir dönem. Tüm duyularını kullanabileceği olanaklar sağlanmalı. İlk 6 yılda edindiği duyu deneyimleri, çocuğun dünya ile ilgili farkındalıklarını belirler. Gelecekte sadece izleyen değil, dokunmak, hissetmek yani "yaşamak isteyen" insanlar olabilmeleri için duyu deneyimleri çok önemlidir.
  • 2 yaş dönemi: Bu dönemde çocukta düzene karşı hassasiyet başlar. Koyduğu şeyi yerinde bulmak istemesi, ya da bir eşyayı hep aynı yerde görmek istemesi gibi. Bunun nedenini iyi gözlemlemeliyiz. Bu hassasiyeti algılayıp ona göre davranmak, ileride oluşacak düzen anlayışlarında etkili olabiliyor. Bu hassasiyetlerine müdahale etmemeli, saygı duymalıyız. Kendi düzen anlayışımızı dayatıp çocukla inatlaşmamalıyız.
  • 0-4 yaş arası: Kaba motor hareketlerinin geliştiği dönemdir. Bebekler içten gelen yönelimle ellerini, ayaklarını daha sonra dönebilmeyi keşfeder ve kaslarını hareket ettirmeyi öğrenir. 0-4 yaş arası çocukları kaba motor hareketleri yapabilecekleri alanlara götürmeliyiz. Çocuklarımızı pusetlerle gezdirmek yerine onların yürümelerini sağlamalıyız, çünkü yürüme sırasında dünya ile ilgili öğrendikleri çok önemli. (Bu arada Hilal Hanım'ın söylediğine göre her çocuk yaşı kadar km yürüyebilirmiş)
  • 2,5-5 yaş arası: Sosyal deneyimler önem kazanıyor. Sosyal rolleri görüyor ve hayat deneyimi kazanıyorlar. Mahalle yaşamındaki sosyalleşme deneyimi büyük şehirlerde yaşanamıyor. Bu nedenle okullar ve aileler, çocuklar için sosyal yaşantılar hazırlamalılar.
0-6 yaş döneminde çocuğun özsaygı/benlik saygısı kazanabilmesi için, tercihlerine bireysel onuruna ve varoluşuna saygı göstermeliyiz. Çocuk öğrenmeyi gerçekleştirirken yetişkinler olarak görevimiz, alçak gönüllü olup bir adım geride durabilmek ve ortamı çocuk için düzenlemektir.
Çocuğun rol modeliyiz, ve çocuk tarafından sürekli gözlem altındayız. Bunu unutmadan, bu bilinçle hareket etmeliyiz. Örneğin tepsi ya da sürahiyi tek elle taşımamalıyız, çünkü çocuğumuz da bizi örnek alıp tepsiyi tek elle taşımaya çalışabilir.

Montessori Okullarında Sınıf Düzeni:
Montessori sınıflarında geniş alanlar vardır. Çocukların farklı ihtiyaçları ve farklı kişilikleri olduğu için bu geniş alanlara ihtiyaç var. Sınıftaki her materyal de farklı ihtiyacı karşılamak için yer alır. Sınıf içinde tüm çocuklar meşguldür, yapılacak işleri vardır, fakat acele ve itiş kakış yoktur. Bunu izlediğimiz videoda da gördük, her çocuk kendi hızında ve kendi seçtiği işle meşguldü, sınıfta bir hareketlilik vardı fakat karmaşa ve gürültü yoktu.
Bu aşamada Hilal Hanım bize günlük hayat çalışmalarının çocuğa nasıl gösterilmesi gerektiğini ve bu uygulamaların sınıfta ve evde oluşuyla ilgili farkları anlattı.
  • Çocuk etkinliğe davet edilir, çocuk isterse etkinlik yapılır.
  • Çocuğa etkinliği gösterirken sessiz olmalıyız. Konuşarak anlatmak çocuğun keşfetmesini engeller. Soru sorduğunda kısa açıklama yapabiliriz. Ama birçok duyusunu birden meşgul etmemeliyiz. (Hilal Hanım, süngerle kaptan kaba su aktarma uygulamasını önce konuşarak, her aşamasını anlatarak, sonra da sessizce yaptı. İkisi arasındaki fark gerçekten etkileyiciydi. Sessiz olduğunda yaptığı eyleme daha çok konsantre olabildik.)
  • Uyaran bombardımanı çocuğun dikkatini dağıtır, konsantrasyon olamamasına neden olur. Bu nedenle okulda da evde de yalın bir ortam yaratılmalı. Yalın ortam bir işi başlayıp bitirebilmek için konsantrasyonu sağlar.
  • Çocuklar süreci severler, sonuca odaklı değildirler. Bu yüzden yetişkin telaşlarımızdan arınıp süreçten zevk almalıyız. Öğretme telaşıyla yaklaşırsak çocuğumuz da bundan rahatsız olur.
  • Süreci bozacak müdahalelerden kaçınmalıyız. Örneğin çocuk sulu bir çalışmaya başlamış, fakat önlük takmayı unutmuşsa, çalışması bozulup müdahale edilmez.
  • Çalışmalarda yetişkinin müdahalesi olmaksızın çocuğun hata kontrolü yapabilmesi önemlidir. Kap ve sürahi ile yapılan çalışmalarda suyun dolacağı yerin çizgi ile belirtilmesi gibi.
Kaptan kaba süngerle su aktarma


Sürahiden ince ağızlı bir şişeye huni ile su aktarma


Şişeden tekrar sürahiye boşaltılır

Tepsi küçük bir süngerle silinip temizlenir





Kaptan kaba damlalıkla su aktarma


Bir kase makarnanın içinden mıknatısla metal parçaları bulma


Bulunan metal parçalar fotoğraftaki yerlerine yerleştirilir

Sınıfla ev, uygulamalar açısından çok farklıdır. Sınıf uygulamaları evdeki kadar esnek değildir. Buna rağmen evle en barışık sistem Montessori eğitimidir. Evde kullandığımız birçok malzeme Montessori eğitiminde kullanılır. Evde uygulama yapılırken evin doğallığından uzaklaşılmamalıdır. Ev sınıf değildir ve annelik ile öğretmenlik çok farklıdır.
Karma Yaş Sınıfları: Montessori sınıflarında herkes kendi öğrenme hızında ve kendi ihtiyaçları doğrultusunda ilerler. Yıl içinde isteği zaman sınıfa katılabilir. Hazır olan öğrenci yılın herhangi bir döneminde üst sınıfa geçebilir. Her çocuk için bireysel program uygulanır.
Montessori sınıflarında her yaştan, dilden ve kültürden çocuklar vardır. Yaşça büyük çocuklar küçük olanlara model oluşturur, küçükler büyükleri gözlemleyip öğrenir. Sınıflarda her materyalden birer tane vardır, çocuğun iradesini kontrol edebilmesi için bu gereklidir. Sınıflar sade ve yalın olarak düzenlenir. Sadelik çocukların motivasyonunu arttırır.
Ayrıca Montessori sınıflarında yapılan tüm etkinlikler cinsiyet ayırımsızdır, kız ve erkek çocukları için ayrı çalışmalar yoktur.
Çalışmalar çocuğun hazır oluşuna göre basamaklandırılır. Her aşama bir sonraki aşama için hazırlık niteliğindedir. Çalışmalardaki her adım sürecin bir parçasıdır.

Montessori Eğitiminde Ev Düzeni:
  • Yatak: Montessori'ye göre yatak yerde olmalıdır. Çocuğun hayatı erken tanıması erken bir fırsattır bu, çocuğa hem hareket rahatlığı sağlar, hem de güvenlidir. İstediği zaman yatağına ulaşır, istediği zaman yataktan çıkıp odasını keşfeder.
  • Ayna: Kendisini görüp tanıması, kendisiyle ilgili bir imaj oluştırabilmesi için ayna çok önemli bir objedir.
  • Güvenli açık raflar: Oyuncak ve materyaller için açık raflar oluşturulmalıdır. Böylece çocuk güvenli ve yapılandırılmış bir çevrede rahatça oynayıp keşfedebilir.
  • Masa: Çocuğun masası, kimi zaman keşif yeri, kimi zaman ilk atıştırmalarını yediği yer, sanat çalışmaları için zemin ya da arkadaşlarıyla sosyal paylaşımları gerçekleştirdiği yer olarak anlam kazanır.
  • Özel köşeler: Çocuğun çalışıp oynayacağı özel köşeleri olmalı. Onun boyuna ve ihtiyaçlarına göre hazırlayacağımız küçük alanlar oluşturmalıyız.
Hilal Hanım'a göre evde materyal bulunması şart değil. Hatta kendisi evde materyal bulundurulmasını "lüks bir çaba" olarak nitelendirdi. "Evdeki her malzeme ile günlük yaşam deneyimi kazandırabiliriz çocuklarımıza" diyor Hilal Hanım. Örneğin suyla oynamak çok önemli deneyimler kazanmalarını sağlar. Çocuğumuzu doğayla barışık bir şekilde yetiştirmeliyiz. Bitki yetiştirerek, çimlerde çıplak ayak dolaşarak, etrafımızdaki sesleri dinleyerek, ağacın mobilyaya dönüşüm sürecini bir atölyede izleyerek hayatla ilgili çeşitli deneyimleri birlikte yaşayabiliriz. Her şeyden önce biz çocuğumuzun ebeveyniyiz, öğretmeni değiliz. Önemli olan çocuğumuzla yaşadığımız sürecin keyfini çıkarmaktır.
Hilal Hanım'ın dediği gibi, seminerde anlatılanlar, konuşulanlar okyanusta bir damla niteliğinde. Hepimizin çocuğu farklı ve çocuğumuzla yaşadığımız deneyimler de farklılık gösteriyor. Hepimiz çocuğumuzla birlikte dünyayı yeniden keşfediyoruz. Montessori felsefesi de bize bu anlamda kılavuzluk eden çok önemli bir yol gösterici. Bu süreçten keyif alabilmemizi diliyorum.
Hilal Hanım'a anlattıkları için tekrar teşekkür ederiz. Bunlar dinlerken aldığım notlara dayanarak yazdıklarım. Umarım en az hata ile aktarabilmişimdir :))

19 Ocak 2010 Salı

NAR'a UMUT'tan yeni yıl hediyesi

Umut ile annesi Elif'e bir teşekkür borçluyuz. Gecikmiş de olsak... Tam da bu aralar Nar bilumum "role-playing" oyunlarına merak salmışken Umut'tan gelen bir tencere seti mutfak gereçleri rafında büyük bir eksiği tamamladı! Artık hamurlar açılıyor, köfteler yapılıyor, tencerelerde pişip servis ediliyor. Eline sağlık Nar, yüreğine sağlık Umut!


idilvenar

27 Aralık 2009 Pazar

Selin'den Ela'ya Öpücükle Birlikte

Esra & Ela (17 aylık)

Montessori grubumuzun hediye çekilişinde bize hediyemizi verecek Çiğdem ve Selin'di. Ela grubun en şanslısı olacak ki Selin'ler bize 5 dk uzaklıkta oturuyor. Ela ile oynamaya ve hediyemizi almaya Çiğdem'lere gittik. Çiğdem daha önce kibar bir davranışla bana alacağı hediyenin Ela'nın yaşı için biraz büyük olduğunu ama kaçırmamamız gerektiğini söyledi. Ben de oyuncağın fikrine bile bayıldığım için seve seve "Tabi tabi kaçırma 2 yaşından sonra veririm" dedim..

Çiğdem hediyeyi Selin'in boyadığı kağıda paketlemiş. Çok çok hoşuma gitti. Kağıtların bu şekilde tekrar kullanılması da çok hoşuma gidiyor aynı zamanda Selin kendi elleriyle yapmış olduğu bir hediye daha vermiş oldu.

Ela hediyesini çok heyecanla açtı. İçinden çıkanları da biraz kurcaladı ama sonra hediye ile ben oynadım, biraz da Selin oynadı:).. Ela'ya 2 yaşında tekrar vermeyi düşünüyorum ki zaten şu an yapamayacağını bekliyorduk.. Resimde görülen ayıya tahtadan iğnelerle çeşitli kıyafetleri giydirebiliyorsun. Çok eğlenceli bir oyuncak. Elayla birlikte oynayacağımız günü bekliyorum.

Selin'den Ela'ya...Hem de Elden!

Çiğdem-Selin (23 aylık)
Selin bu sene çok şanslıydı çünkü ilk defa katıldığı Montessori Grubu yılbaşı hediye çekilişinde Ela çıktı. Sanırım hediyesini elden verebilen tek çocuk oldu. Biz birbirimize arabayla 5 dakikalık bir mesafede oturuyoruz da:) Geçen hafta cuma sabahı için Ela ve uydusu Esra'yı bize davet etmiştik. Bir gece önceden hediyeyi Selin’in boyadığı kağıda sardık. Ela geldiğinde önce epey bir süre içeride oynadılar. Sonra sıra hediye faslına geldi. Meleğim hediyesini verip kenara çekildi. Ela paketi alıp kanapenin üzerinde açmaya çalışırken Selin bir taraftan Ela’yı okşuyordu. Elacığım paketi büyük bir zevkle yırtıp açtı ama hediyesini açamadı. Valla biz bile açamadık:) Zar zor bıçakla filan becerebildik. Paketten çıkan ayıcık ve kıyafetlerini birlikte incelediler.
Esra kıyafetlerin nasıl dikildiğini(!) gösterirken dikkatle seyrettiler. Ela için henüz erken olsa da 6 ay sonra bu oyuncağı bulamayız belki diye Esra’ya danışarak almıştım hediyeyi. Ela teşekkür etmek için Selin’i öpmek istediğinde Meleğim de yanağını uzattı hemen. Öyle şekerlerdi ki...

Selin'e İzmir'den Hediye Geldi!

İki hafta kadar önceydi, Selin uykudayken geldi paketi. Uyanınca O açsın istedim ve kanapenin üzerine koydum. Uyandıktan bir süre sonra sonra salona geldi ama ben bir şey demeyince paketle hiç ilgilenmedi. O sırada babası eve geldi. Bir süre sonra dikkatini pakete yöneltmek için halının üzerine koyduk ve "Selinciğim bu paket sana geldi, açmak istermisin?" diye sorduk. Gerisini anlatmama gerek yok sanırım. Fotoğraflara bakmak yeterli.
Sarp’a ve annesi Işıl Hanım’a hediyeleri için Selin adına çok teşekkür ederim. Bu mee li takımı bir kaç yıl sonra kullanmak üzere kaldırdım ama duvar sticker’larını hemen kullanacağız. Bu sevimli hediye tam da Meleğimin odasını çalışma odasıyla değiştirdiğimiz ve benim duvarlara ne yapıştırsam diye düşündüğüm günlere denk geldi.
Bu vesileyle Montessori e-grubu üyelerinden fikrin sahibi Seher’e ve grubun kurucusu Esra’ya bu güzel organizasyon için teşekkürlerimi gönderiyorum.

23 Aralık 2009 Çarşamba

Yeni Yıl Hediye Arkadaşım

Füsun&Defne

Yılbaşı için grupta yaptığımız çekilişte Defne'ye Ada çıkmıştı. Defne ise Ceren'e...
Hediyelerimiz dün geldi. Aslında gündüz gelmiş ama fotoğraf çekebilmek için ben gelene kadar açmayın demiştim anneme, o anı kaçırmak istemiyordum çünkü.
Defne de benim gibi kargo abilerini çok seviyor artık, her seferinde bir paket getiriyorlar, Defne açmak için sabırsızlanıyor. Ceren ve annesi Özgür çok güzel hediyeler hazırlamışlar. Akşamımıza keyif ve neşe kattılar. Tchibo'dan delikli, bir anlamda dikiş dikilebilecek ahşap bir oyuncak, Defne için kardan adamlı bir havlu ve Cerenciğimin parmak izlerini taşıyan harika bir kardan adam kartı.

Havluyu banyodaki köşesine asacağız Defne'nin, zaten ihtiyacımız vardı. Oyuncağı zaten çok sevdik, ailecek! Kart ise uzun yıllar saklanacak. Özgür o kadar ince ki hediye değişim kartı koymuş oyuncak için ama tabi ki değiştirmeyeceğiz:))

Montessoriyle ilk tanıştığım günlerde karşılaşmıştım Özgür'ün bloguyla, bana hem blog konusunda hem aktiviteler konusunda ilham veren kişidir kendisi, bilmese de. Blogundan çok şey öğrendim, bir çok anlamda yol gözterici oldu diyebilirim. Bu organizasyonda da eşleştiğimiz için gerçekten çok mutluyum.
Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...



22 Aralık 2009 Salı

Yeni Yıl Hediye Arkadaşı...

Güneş - Begüm 18 Aylık

Sevgili seher'in öncülük ettiği çekilişte, aramızdaki bir çekim ile bize hediyeyi İzmir'den Deniz aldı, 23 Nisan 'da da birbirlerine çıkmışlardı, o zamanlar Begüm su çiçeği olduğu için çok özenememiştim ben, Denizin Annesi Demet çok güzel bir fotoğraf arkasına not düşmeyi unutmamıştı, Begüm'ün hediyesi işyerime geldi, heyecanla akşam olmasını bekledim, paketi begüm'ün açmasını istedim, begüm ayyyy yaptı paketini açarken çok mutlu oldu, hediyemiz bizim daha önceden de istediğimiz ama bulamadığımız ahşap delikli boncuklardandı, Demet çok özenli bir hediye paketi yapmış, şeker şekli vermiş, Begüm hediyesini heyecanla açtı, paket açmayı çok seviyor, ben begüme deniz'i anlattım, hemen oynadık, ama begüm'ün hala oral dönemi devam ediyor, tehlike yaratmadan bir süre sonra kullanmak üzere kaldırdım. Çok Teşekkür ediyorum Demetciğim.




Yine bir tesadüf ile (Füsün öncülügündeki çekilişte)bende demet'e hediye alacaktım, süpriz olacaktı ve Demet'e gerçekten süpriz oldu, ben de hemen Begüm'ün bir resmini yolladım Deniz'e, ve Pazartesi sabahı santraldeki arkadaş kargon var deyince diğer çekilişle ilgili zannettim ama bir baktım Demet!! hemen açtım Begüm için çok güzel bir Lapbookk ve çok güzel Begüm için saklayacağım bir fotograf ile haftaya mutlu başladım.
Teşekkürler ediyorum sevgili Demet'e ve Deniz'e..

21 Aralık 2009 Pazartesi

Zeynep Ekin'den Zeynep Gülce'ye

Emine 28
Zeynep Gülce :21 ay

www.zeynepgulcemine.blogspot.com




Bu sabah itibariyle kargomuz geldi.Sevgili Berrak ve kuzusu Zeynep Ekin'den gelen hediyemizi aldık.Gülce çok sevdi açar açmaz oynamaya ,dans etmeye başladı.Bu arada yeni yıl kartımıza bayıldık.Çok güzel hazırlamışsınız anne kız ellerinize sağlık.Gülce arkadaşını çok sevdi kadee(kardeş) diye diye öptü Zeynep Ekin'i.Çok çok teşekkür ediyoruz inceliğiniz için.Kartımızı ,hediyemizi çok beğendik.








Çok Mutlu:))





Bu bizim için ilkti.Daha doğrusu Gülce için.Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz.


ALPİ' YE CEMRE' DEN PAKET VAR

ElfAna & Alpi(42 ay)

Erkenden haber uçurmuştu sevgili Asiye bize: "Ben hep aceleciyimdir"diye. E sürpriz dediğin de beklenmedik anda olursa sürprizdir:)Öğleye doğru zil çaldı&"PTT!!" yi duyduk & koşturduk kapıya. Alpi paketi alır almaz heyecanla zıplamaya başladı. Koliyi açana kadar heyecanı çenesine vurdu:)


"A-aa! Miyni pinangooo!!" Fırlat.. "Kazakmış!!" Fırlat.."İşte bu kesin benimki!" :)) Sevgili Asiye&Cemre sadece Alpi' ye değil; anne&babasına da hediyeler hazırlamışlar. (Yazdıkların benim için çok anlamlı.Tekrar teşekkürler)
Nihayet yap-bozuna ulaşınca; önce gözlerini kapatıp elleriyle hissetti:)
Hemen sonrasında gözlerini açıp işe koyuldu.
Dört mevsimin işlendiği, rengarenk,iki aşamalı bir yapboz. İkinci aşamasında da ayrıntıları bulup, ilgili resmi kapatıyorsun.
Bu da benim el işi, göz nuru&fazlasını hissettiren şalım:) RifBaba' nın bileti ise buzdolabında çekiliş gününü bekliyor.