Yasal Uyari

Aksi belirtilmedikce bu sitede yayinlanan tum yazilarin ve fotograflarin telif hakki yazarina aittir. Izinsiz yapilan tum alintilar icin hukuki yollarin acik oldugu hatirlatilir.
-----------------------------------------

Tanitim

Bu blog, cok yazarli olup Montessori Egitimi mail grubu uyelerinin yazilarindan olusmaktadir ve Montessori Egitimi ile ilgili yazilar icermektedir. Yazarin ismi (ya da takma ismi) yazinin genelde basinda ya da sonunda yer almaktadir.

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri her iki haftada bir konu degistiren ve uyelerimizin cocuklar ile yaptigi calismalari icermektedir.

Buyrun, hosgeldiniz...


21 Ağustos 2011 Pazar

BİR İKİ YAZ ETKİNLİĞİ (Nar, 45 ay)


Bahçe gibisi yok!

Bahçenin ve açık havanın bir çocuk için ne kadar değerli olduğunu bu yaz daha iyi anladım.
Nar 1.5 aydır annanesiyle dedesinin yanında yazlıkta. Hayatından çok memnun, bu kadar uzun süreli ayrılığa ben zor dayanıyorum ama onun seve seve kalmasının en büyük nedenlerinden biri, tabii ki teyzesiyle kurduğu eşsiz dostluğun, dayısının öğrettiği binbir hınzırlığın, annanesinin kocaman yüreğiyle yaptığı nefis kurabiyelerin, dedesinin dil oyunlarının yanısıra, ona bir sürü olanaklar ve türlü oyunlar için olasılıklar sunan bahçenin olması.
Dalından erik, kayısı, üzüm, biber toplamakla başlayıp akşam sefalarının tohumlarını bahçenin muhtelif yerlerine dikmeye, çiçekleri sabunlu su dolu pompayla ilaçlamaya, kuru yaprakları tırmıklamaya kadar herşey onu harikalar diyarında hissettirmeye yetiyor.
Şehirde yapamadığı pek çok şeyin tadını çıkarmanın yanısıra şehirde kapalı odalarda yaptıklarını da -resim yapmak, yapbozlar, dominolar vs vs- açık havada yapmanın zevkini yaşıyor.

Bahçede mutfak

Sadece artfulparent'ta değil başka sitelerde de rastlamıştım açık mutfak etkinliğine, bahçenin bir köşesinde tezgah olabilecek bir düzenek, mümkün olabildiğince gerçek mutfak malzemeleri-küçük boy tencereler, kaplar, kepçe, süzgeç, kaşık vs - ve bol bol toprak, su, yaprak, otlar, taşlar, tohumlar, Nar'ın saatlerce kendinden geçip en lezzetli yemekleri yapmasına yetti de arttı bile.
İsterseniz araya bir de 'sınıflandırma' çalışması alabilirsiniz, bir yumurta folunun her bir gözüne bahçenin nimetlerinden birer örnek koyup bunları toplamasını sağlayabilirsiniz. Bunlar da yemeğin tuzu biberi baharatı oluverir, çok da eğlenceli olur.






Kağıt hamurundan kolye ve kase

Sonucu güzel olsun ya da olmasın bu çalışmanın her aşamasında pek faydalı hareketler var, yırtma, yoğurma, sıkma, şekil verme, aktarma, el-göz koordinasyonu vs vs. Hepsinden daha güzeli tüm bu aşamaları merakla, hevesle yapmak. Önce atık kağıtlar ince ince yırtılıyor, bir kabın içinde üzerine sıcak su konup birkaç saat bekletiliyor. Bu arada doğal tutkalı hazırlayabilirsiniz: bir ölçek un ve bir ölçek su karıştırılıp ateşte hafifçe muhallebi kıvamında pişiriliyor. Kağıtlar iyice yumuşayınca süzgeçten geçirip iyice sıkılıyor. Tutkal ile kağıtları karıştırıp hamur yapmak Nar'ın çok hoşuna gitti, normalde kurabiye hamuru da yoğurmayı sevdiği için herhalde, tabi tek farkla, tencerenin dibinde kalan hamurları mideye indiremedi.
Sonra bu hamurla istediğiniz şekli yapabilirsiniz, mesela kurabiye kalıplarıyla şekiller yapılabilir. Biz kolye için boncuk yuvarladık, içinden kürdan geçirip delik açtık. Hamurun büyük kısmıyla da kase yaptık, bir kasenin içine biraz yağ sürün ya da şeffaf film ile kaplayıp hamuru ince bir tabaka halinde yayın. Biz fazla kalın yaptığımız için günlerdir kurumasını bekliyoruz. Ama kolye boncuklarımız kurudu, boyadı bile Nar, artık ipe dizip bana hediye edecekmiş.






Dünya dansları

Yapışkanlı etiket oyunlarından çok hazzetmesem de İş Bankası Yayınları'nın şu Çıkartmalı Kitaplar Dizisi'nden bazılarını almadan edemedim, hele son aldığımı ben de en az Nar kadar sevdim. Dünya danslarından örnekler veriyor, Samba, Flamenko, Tap, Oryantal, salon dansları falan.
Bir sürü şeyi bir arada öğretiyor, dansların tarzını, kıyafetlerini ve hangi ülkelere ait olduğunu. Nar gece gündüz durmadan yapıştırdı! Bi de dansları uygulamalı yapınca daha da hoş oldu, her tür dansı yapıştırdıktan sonra o dansla ilgili bir kaç video izlettim internetten, sonra da kalkıp birlikte dansettik. Galiba en çok İrlanda dansını ve Hint dansını sevdi, Sambacı kızların rengarenk tüylü müylü giysilerine bayıldı...




idilvenar

14 Temmuz 2011 Perşembe

Lili ve Yedi Çocuğu Kartları (Elvin Asel 22 ay )

Lili ve Yedi Çocuğu kitaplarını bir dolap kitap ve thalassapolis 'in tavsiyeleri sonucu aldım. İyi ki de almışım.

E.A gece yatmadan önce kitap okuma alışkanlığını bu seri sayesinde edindi desem yalan olmaz. Sevgili kızım Lili 'nin çocuklarını çok sevdi.

Geçenlerde bu kitapların stikerları elime geçti.(aslında bize hediye geldi ) . E.A çok mutlu oldu. Evin muhtelif yerlerine bunları yapıştırdı.

Sonra aklıma bir fikir geldi. Acaba stikerlardan flash kart yapsam nasıl olur diye düşündüm.




Sonra da bu fikri uygulamaya geçirdim. Bir kartondan kartlar kestim,her kitaba ait stikerları ayrı ayrı kartlara yapıştırdım. Sonra da evde bulunan şeffat yapışkan zımbırtıyla :) kartları kaplayıp, sağlamlaştırdım.

Veeeeeeeeeeeeee sonuç: Çok güzel oldular......





İlk kez birşeyler ürettim. Kendimle gurur duydum :)


Sonra da bunları E.A ' ya gösterdim. Kartlar çok hoşuna gitti. Daha sonra bu kartlarla kitapları kullanarak E.A eşleştirme yaptıracağım. Bakalım o zaman tepkisi ne olacak.

NOT:Kartlarla kitapları eşleştirme oyununu oynuyoruz artık ! Önce eşleştirme yapıyoruz sonra da kitapları okuyoruz.Kitapların yazarı Tülin Kozikoğlu' na tekrar teşekkür ediyorum.

Hacer (30)


Elvin Asel (22 ay)


Posted by Picasa

12 Temmuz 2011 Salı

Bebek Yapbozu (Zeynep, 22 ay)

(Kızım 16 aylıkken yapmıştım)
Ben mutfakta iş yaparken 16 aylık kızım da benimle birliktedir genelde. Buzdolabının kapısının üzerindeki mıknatıslı şeylerle oynar bazen. Meyveli yoğurtlardan çıkan küçük yapbozlar, nikah şekerleri, sipariş magnetleri, benim astığım kağıtlar vs. Onları defalarca yapıştırır, çıkarır. Kızım onlarla oynarken benim de aklıma aşağıdaki yabozu hazırlamak geldi. Bir bebek çizdim kabaca. Organlarını ayrı ayrı fon kartonuyla hazırladım. Sonra tok durması için mukavvaya yapıştırdım. Sonra da suya dayanıklı olsun diye koli bandıyla lamine ettim. Arka yüzeylerine de meyveli yoğurtlardan çıkan yapbozların mıknatıslarından yapıştırdım. Ve kızımın yeni bir oyuncağı daha oldu böylece. Bu oyuncakla birlikte pek çok yeni şey öğrenecek...

Buzdolabı, bulaşık makinesi gibi elektrikli ev âletlerinin önünde oynanmasının zararlı olduğunu düşünüyorsanız, mıknatısın yapışabileceği herhangi bir yüzeyde oynayabilirsiniz. Kalorifer peteği :) ya da mıknatıslı dartların hedef tahtası kullanılabilir.

Arka yüzeylerine de koli bandı yapıştırabilirsiniz. Böylece o minik ellerin mıknasıtları çıkarmasını engelleyebilirsiniz. Koli bandı da ince olduğundan yapışmasını engellemez diye düşünüyorum :)

Ayşe (31)

Yahya (5,5)

Zeynep (22 ay)

Kitap: Örümcek Ailesi (Zeynep, 22 ay)

Örümcek Ailesi diye meşhur bir şarkı, hikaye karışımı bir şey var. Kızım bu hikayeyi çok seviyor. Ben de onun için bu hikayeciği kitaplaştırdım. Melodisini aktaramıyoruz tabi. Artık siz uygun bir şey uydurun :) Şöyle ki:

Kapak...

Bir varmış, bir yokmuş. Bir örümcek ailesi varmış.

(Anne örümcek, baba örümcek, yavru örümcek diye tek tek gösteriyoruz.)

Bir gün, bu örümcek ailesinin babası duvarın en yüksek tepesine tırmanmak istemiş. Başlamış tırmanmaya. Tik tak, tik tak, tik tak…

("En yüksek tepe" ifadesi biraz saçma ama söylerken çok güzel oluyor. En kelimesini yayarak söylüyoruz "eeeeeen yüksek tepe". Tik tak'larda ise işaret parmağı ve orta parmakla adım atma işareti yapıyoruz. yani duvara tırmanıyoruz.)

Baba örümcek duvara tırmanmış.

Baba örümcek duvara tırmanmış.

Sonra, anne örümcek duvarın eeeeeen yüksek tepesine tırmanmak istemiş.

Başlamış tırmanmaya. Tik tak, tik tak, tik tak….

Anne örümcek duvara tırmanmış.

Anne örümcek duvara tırmanmış.

Daha sonra, yavru örümcek duvarın eeeeeen yüksek tepesine tırmanmak istemiş. Başlamış tırmanmaya. Tik tak, tik tak, tik tak…

Aaaaaa!.. Yavru örümcek düşmüş...

Yağmur yağmış, onu ıslatmış.

(Beden dilimizi kullanıyoruz. İki elimizi parmakları -yağmur yağıyormuş gibi- hareket ettirerek aşağıya indiriyoruz. )

Rüzgâr esmiş, onu üşütmüş.

(Kollarımızı kapatarak üşüme hareketi yapıyoruz.)

Güneş açmış, onu ısıtmış.

(Kollarımızı hafif açarak mutlu bir ifadeyle söylüyoruz. )

Yavru örümcek çok mutlu olmuş.

Yavru örümcek çok mutlu olmuş.

Ayşe (31)

Yahya (5,5)

Zeynep (22 ay)

Renkler (Zeynep, 22 ay)

Kartları eşleştirme...

Anneler ve yavrularını eşleştirme...

Kutularla mandalları eşleştirme...
Köpük bir kaba kalemleri batırdım. Diskleri masaya koydum.

Kırmızı diskleri kırmızı kaleme, yeşil diskleri yeşil kaleme dizmesini istedim. Daha sonra ben farkında olmadan kendi kendine de yapmış aynısını. Bitirince "Yaşasın" diye bağırdığında fark ettim :)
Daha sonra ortaya beyaz bir kalem batırdım.
Bu defa bir kırmızı, bir yeşil disk istedim. Bu şekilde dizmiş olduk.
Kalemlerin sivri uçlu olmamasına dikkat etmek lazım ya da sivri uçları görünmeyen kısımda bırakmak en iyisi. Benim kızım bu şeklini gördü ya artık sivri uçları gizlersem kabul etmiyor :) Diskleri mukavvadan daireler kesip yüzeyine de renkli fon kartonu yapıştırarak hazırlamak da mümkün.
Daha önce hazırladığım geometrik şekiller yapbozundaki şekiller ile boya kalemlerini eşleştirdik. Küçücük elleriyle büyük bir özenle, hepsi aynı yönde olacak şekilde kalemleri şekillerin üzerine yerleştiriyor...
Çamaşır kurutma teline mandalları renklerine göre dizdik.
Geometrik şekiller yapbozumuz.
Ayşe (31)
Yahya (5,5)
Zeynep (22 ay)

Kardan Adam Kahvaltıya Geldi (Zeynep, 22 ay)

Kızım kahvaltıdan sonra çatalları yukarıdaki gibi tabağın üzerine koyup "Anne, cüneş -güneş- yaptım" deyince masadaki tabak, çatal vs. ile oynanabilecek bir şey geldi aklıma. "Hadi, birlikte kardan adam yapalım" dedim ben de. Ona hem vücudun bölümlerini hatırlatmak, hem kullandığımız malzemelerin isimlerini tekrarlamak, hem de küçük-büyük kavramını pekiştirmek adına eğlenceli bir aktivite oldu.


"Küçük tabak başı, büyük tabak gövdesi olsun. Bir elini çataldan, diğer elini kaşıktan yapalım. Bir eline süpürge verelim. Zeytin çekirdekleriyle gözlerini, ağzını ve düğmelerini yapalım. Gözleri için iki tane zeytin çekirdeği: Biiir, ikiii. Ağzı için altı tane zeytin çekirdeği: Biiir, iiiki, üüüç, dööört, beeeş altııı. Düğmeleri için üç tane zeytin çekirdeği: Biiir, ikiii, üüüç. Burnu da pipetten olsun. Küçük pembe havlularımızın birisiyle atkısını, diğeriyle de şapkasını yapalım. İşte kardan adamımız hazır. Kardan adam gülüyor, değil mi?"
Ayşe (31)
Yahya (5,5)
Zeunep (22 ay)

Eşleştirme Oyunu - Nesneler ve Gölgeleri (Zeynep, 22 ay)

Yine kızım için ne zamandır yapmayı düşündüğüm ama bir türlü hazırlayamadığım ev yapımı bir oyuncak.
Evde hızlı bir gezinti yapıp üç beş nesne topladım.

Kartondan bir alışveriş çantasından dikdörtgen şeklinde bir parça kestim. Yine o kartondan başka bir parçanın üzerine nesneleri koyup şekillerini çizdim, kestim ve dikdörtgen şeklindeki parçanın üzerine yapıştırdım.

Bu oyuncağın hazırlanması 10-15 dakikamı aldı, kızımın eşleştirmesi ise 30 saniye ancak sürdü. Gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum :)

(Ben fazla dikkat edemediğim için yeşil renk ağırlıklı seçmişim. Daha farklı renkler seçilirse daha güzel olur.)
Ayşe (31)
Yahya (5,5)
Zeynep (22 ay)

26 Mayıs 2011 Perşembe

Mendil Katlama

Berna & Ekin (4,5 yaş)



Maria Montessori, "İnsan çevresine elleriyle sahip olur" der. Pratik hayat/günlük yaşam becerileri alıştırmalarında ellerle çalışmak çok önemlidir.


".......Montessori eğitiminde günlük yaşam becerileri alıştırmaları, sadece çocuğun kendi işini başarması ve bağımsızlaşmasını sağlayacak çalışmalar olarak yorumlanır. Oysa günlük yaşam becerileri alıştırmaları, bu saydığımız hedeflerle birlikte bana göre çok daha fazla bir anlam taşır.
........Çocuk doğuştan getirdiği doğal yapı planı gereği nasıl gelişeceğini, kendi çocukluğunu unutmuş olan yetişkinden daha iyi bilir. Yetişkine anlamsız gelen başka birçok hareketi de yapan çocuk, aslında ev işlerini yaparken kullanılması gereken kaslarını ve organlarını de geliştirme fırsatı bulur."


Alıntı: Maria Montessori Yöntemiyle Çocuk Eğitimi Sanatı, Emel Çakıroğlu Wilbrandt.


Ellerimizi kullandığımız pratik hayat çalışmalarımıza, çok eğlenceli bir çalışma daha ekledik bir süredir; mendil katlama. Farklı yerleri dikişle işaretlenmiş 5 adet mendil gerekiyor bu çalışma için. Evde rahatlıkla hazırlanabilir (ben öyle yaptım :) ).

1. mendil: Kenar orta noktasından başlayan, mendili iki dikdörtgene ayıran dikişle işaretlenmiş.






2. mendil: Kenar orta noktalarından başlayan, mendili dört kareye ayıran dikişle işaretlenmiş.




3. mendil: Bir köşegen doğrultusunda mendili iki üçgene ayıran dikişle işaretlenmiş.




4. mendil: İki köşegen doğrultusunda mendili dört üçgene ayıran dikişle işaretlenmiş.




5. mendil: Sadece orta noktasından işaretlenmiş.


24 Nisan 2011 Pazar

Melek Cilingir ile Montessori Egitimi Uzerine Soylesi

15 Mayıs 2011 Pazar günü saat 11:00'de İstanbul'da, Montessori eğitmeni Melek Çilingir ile, Montessori Egitim Sistemi – Kozmik Egitim konulu bir söyleşi düzenliyoruz. Aşağıda söyleşinin detayları mevcuttur. Söyleşiye kayıt için: nuranevren@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.



20. yuzyilin baslarinda Italya’da Italya’nin ilk kadin doktoru Maria Montessori tarafindan olusturulan bir egitim modeli 100 yili askin bir suredir, dunyanin her bir kitasinda bircok ulkede cocuklara, “dunyanin unutulmus vatandaslarina” hizmet ediyor.
Tum dunyada, daha cok 3-6 yas gruplariyla taniniyor olmasina ragmen, Montessori egitim sistemi bu yas grubuyla sinirli degildir. 0-24 yas araligini cocukluk dönemi olarak niteleyen Montessori, cocuklugu 4 evreye ayirir. Yetiskin olana dek gecirdigi bu evrelerde cocugun butun cabasi “kendisini insa etmek”tir.
Kozmik egitim, insanin bu gelisim evrelerinden ikincisinde 6-12 yas grubunda baslar.
3-6 yas grubunda duyusal kesifle kendisini gelistiren cocuk, “kozmik egitim” ile mantik ve hayal gucunu de kullanarak sosyal ve ahlaki acidan da kendisini mukemmel bir sekilde gelistirir.
“Evren bir butundur ve her sey birbiriyle ilintilidir.” Kozmik egitimle dogadaki her elementin kosulsuz ve yorulmak bilmez bir sekilde doga kanunlarina uydugunu ve evrenle uyum icinde calistigini ögrenen cocuk, buyuk ya da kucuk herkesin, her varligin bu kozmik oyunda bir role sahip oldugunu bilir.
Toplumda da tipki dogada oldugu gibi tam bir isbirligi ve kurallarin olmasi gerektigi algisi, bir Montessori cocugunu cevreye ve topluma karsi duyarli, sorumluluk sahibi bir birey yapar.
Tamamen bilimsel gözleme dayanan bir calismanin sonucu olusturulmus bu egitim sisteminin benzersiz akademik basarisi basli basina cok önemli olsa da, cocugun kendi kozmik görevini bulmus, yuksek toplumsal duyarliliga sahip, dunyaya ve topluma hizmet etmek icin sabirsizlanan, mutlu bir birey haline gelmesi “kozmik egitim”in en önemli sonucudur.


İnsan ihtiyaclari ve egilimleri
Gelisimin 4 evresi
1. evre - hazirlanmis cevre - emici zihin (oyun yerine calisma, hayal yerine gercek ve elbette odul ve ceza) 0-6 yas
2. evre - hazirlanmis cevre - kozmik egitim 6 – 12 yas
Buyuk hikayeler - kucuk dersler (Great lessons - key lessons)
Empresyonistik yaklasim
Normalizasyon
Özgurluk ve sorumluluk
3. evre – 12 – 18 yas
4. evre – 18 – 24 yas