Yasal Uyari

Aksi belirtilmedikce bu sitede yayinlanan tum yazilarin ve fotograflarin telif hakki yazarina aittir. Izinsiz yapilan tum alintilar icin hukuki yollarin acik oldugu hatirlatilir.
-----------------------------------------

Tanitim

Bu blog, cok yazarli olup Montessori Egitimi mail grubu uyelerinin yazilarindan olusmaktadir ve Montessori Egitimi ile ilgili yazilar icermektedir. Yazarin ismi (ya da takma ismi) yazinin genelde basinda ya da sonunda yer almaktadir.

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri her iki haftada bir konu degistiren ve uyelerimizin cocuklar ile yaptigi calismalari icermektedir.

Buyrun, hosgeldiniz...


20 Ağustos 2010 Cuma

0-1 Yaş İçin Ev Yapımı Oyuncak

Şu an 11 aylık olan kızım için daha önceden malzemeden çalarak :) hazırladığım birkaç oyuncağı sizlerle paylaşmak istiyorum. Kısa sürede ve artık materyallerden hazırlandıkları için görünüşte çok amatörce ama nesnelerin sürekliliği ve el-göz koordinasyonu açısından oldukça fonksiyonel oyuncaklarımız oldu.

Ce-e makinesi :)

Ce-e yapmak isteyen kişi makineyi yüzü ortaya gelecek şekilde tutuyor. Bebek pencereyi açınca makineyi tutan "ce-e" diyor ve bebeğin o güzel gülüşüyle mest oluyor. Yatay veya dikey olarak kullanılabilir.

Arabul makinesi :)
Altı bölmeden oluşuyor. Kapaklar farklı yönlerde açılıyor. Kulplar için pipetleri kesip zımbaladım. Zemini de kapattım. Kapaklarını abisi (Yahya - 4,5) boyadı. Bölmelere nesneler (küçük oyuncaklar, yakın akrabaların resimleri vs.) koyuyoruz, kapağını kapatıyoruz, o buluyor; o bulunca biz alkışlıyoruz, o da mutlu oluyor. Dikkatle nesneyi hangi kutuya koyduğumuzu inceliyor. En sevdiği ve en çok oynadığımız oyuncak bu oldu diyebilirim.

Attııı makinesi :)
Dondurma kutusunun kapağına farklı boyutlarda iki daire çizip kestikten sonra kalan yerleri kapladım. Bin bir oyunla kızımın silindir şeklindeki oyuncağı bu deliklere atmasını sağlamaya çalıştım. En azından büyük delikten geçirmeyi başarır diye umuyordum ama olmadı. Kutuyu ısırmaya çalıştı :) Bu aralar tekrar deneyebiliriz sanırım.

Ayşe (30)
Yahya (4,5)
Zeynep (11 ay)

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Posta Gazetesi

İzmir Montessori Seminerinin ardından iletişime geçtiğimiz Evrim Hanım' ın desteği.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Binomial & Trinomial Cube

 Esra (Archi*Sugar) ve kizi Defne (4,5 yas)
..................................................................
Tanidikca insani kendine hayran birakan dahice materyaller bunlar. Daha henuz (a + b)3  ve  (a + b + c)3  denklemlerinin manasini anlamak icin oldukca erken, onumuzde uzun seneler var ama su anda uc boyutlu puzzle olarak kullaniyoruz. Margaret Homfrey de bu yaslarda bu sekilde kullanilmasini oneriyor, yani duyusal materyal olarak. Uc boyutlu puzzle olarak. Ilkokul ve ortaokulda ise matematik materyali olacak aynisi. Dahice...

Bu iki materyal hakkinda daha cok bilgi edinmek icin:




Tatma Oyunu

Berna & Ekin (46 ay)
http://ekinvebiz.blogspot.com/

Tat alma duyusuna yönelik bir oyun oynadık geçen haftalarda Ekin'le. Amaç, her zaman olduğu gibi duyularımız için deneyim oluşturmak. Montessori eğitiminde duyu deneyimleri çok önemlidir.

"Duyu algıları çocukta bir ruhsal dünya yaratmaya yönelik yaratıcı bir içgüdü, aktif bir güçtür ve duyu organları adeta çocuğun dünyaya açılan pencereleri gibidir." (Maria Montessori Yöntemiyle Çocuk Eğitimi Sanatı, Emel Çakıroğlu Wilbrandt)

Oyun için önce 6 küçük tabağa 6 farklı yiyecek koydum. Benim seçtiklerim; haşlanmış nohut ( o günkü yemeğe eklemek için hazırlamıştım), yaban mersini, ceviz, tatlı erik, mor lahana ve bitter çikolata.

Ekin'in gözlerini benim saç bandımla kapattık. Çok eğlendi bu aşamada, fotoğrafta da görünüyor bu :)))


Teker teker yiyecekleri tattı, tahminde bulundu. Her iki tatma arasında da ağzının yeni tada hazırlanması için bir yudum su içmesini söyledim.


Çiğne, çiğne... Tahmin et...

"Hepsini bildim!"

7 Ağustos 2010 Cumartesi

İzmir Montessori Semineri

ElfAna & Alpi- 4 yaşında-
http://alpiharikalardiyarinda.blogspot.com/

3 Ağustos salı günü seminerimiz gerçekleşti ve ben hala etkisindeyim. Sadece seminerde değinilenlerin mi? Onlar elbette benim & benim gibi düşünenler için önemliydi. Yandaki fotoğrafta gülümseyen 3 bayandan bahsediyorum ben. Soldan sağa Zuhal Bilir Meier, Zeliha Dogan ve Eylem Korkmaz. Yaklaşık 24 saat geçirdim onlarla. Nasıl bir aşk ile çalıştıklarını, çevrelerine yaydıkları enerjilerini, nezaketlerini ve sabırlarını hissettim. Seminer öncesinde, esnasında ve sonrasında; teori ve uygulamada bilgilerini paylaşan 3 değerli insan, 3 değerli eğitim gönüllüsü. Sizlerle tanışmak, olgunluğunuzu izlemek ve keyifli sohbetlerinizi dinlemek benim için bir zevkti. Daha sizlerden öğreneceğim çok şey olacağına inanıyorum, üzerimde kesinlikle emeğiniz var :) Bu karede olmayan bir gönüllü daha var ki bahsetmemek, emeğini görmezden gelmek ayıp olurdu. Sevgili Başak Sarı Keskin; tatil dönüşünüzü bekliyorum :).Ve gerek duyuru, gerek materyal paylaşımında yardımcı olan sevgili Yeliz ve Buket, teşekkürler.

Seminerimiz 2 bölümden oluştu. Sabahtan öğle yemeği arasına kadarki dilimde teorik kısım anlatıldı.
*(New York) Yeni Montessori akımı Ben de henüz araştıramadım.


*Geleneksel eğitim ve buna alternatif olarak doğan eğitim sistemleri karşılaştırılması, çocuğa bakış açıları ve altında yatan nedenler (Geleneksel eğitim ve Montessori metodu karşılaştırması yerine; Montessori metodunu daha iyi alayabilmek için alternatif eğitime genel bir bakış yapıldı)

*Çocuğa yönelik toplumsal algı
-Mülk olarak görmek: Ben doğurdum, bana ait, benim malım, ben söz hakkı veririm, yaşlandığım zaman bana bakacak
-İnşaacı birey: Her şeyine saygı duymak, anne egosu & öğrenilmişliklerle mücadele etmek

*Eğitimin amacı
-Geleneksel eğitimde belirli hedefler verilir --> kazanımlar beklenir -->  iyi bir vatandaş yetiştirmek --> meslek edinme. İnsan doğası gereği iç disiplin, ödül ve ceza vardır.
-Maria Montessori böyle görmedi; çocuğun keşfi, mükemmelleşmesi ve özgürleşmesi.

*Hangi bilginin önemli olduğu değişkendir. Önemli olan, çocuğun seçtiği bilgiyi öğrenmesidir.

*Çocuğun özellikleri

*0-6 yaş dönemi
-Ruhsal embriyonik dönem: Kendimizi ve çevreyi hazırlamalıyız. Koşulsuz kabulün olduğu ve ket vurulmadığı bir çevre olmalı.
-Emici zihin: Emici zihin çok önemsenmeli. Çocuklar, 0-6 yaş döneminde birkaç dili ana dilleri gibi rahatlıkla öğrenebilirler. Yanlarında herşey konuşulmamalı; her davranış ve duygumuza dikkat edilmeli. Yine bu dönemde çocuk, herşeyin üstesinden gelebileceğini düşünür. Keşfetme arzusuyla herşeye saldırır. Çok güzel bir örnek verildi konuyla ilgili;
Öğretmen: Neden yaramazlık yapıyorsun?
        Çocuk: İçimden bir ses: YAP! YAP! YAP! diyor.
Duyarlı dönemlere karşı içsel dürtüleri vardır. Duyarlı dönemler, emici zihinle beraber işler.

Seminerin ikinci bölümü uygulama üzerineydi. Pembe kulelerle başladık. Tek tek taşındığını, çalışma alanına dağınık yerleştirildiği ve dizmeye başlandığını gözlemledik. Materyaller tanıtılırken, eğitmenlerimizin neredeyse fısıltıyla konuşmalarına isyan ettik. Yine neredeyse çok az bir farkla devam ettiler. Çocuğun konsantrasyonunu bozmamak için sınıf içerisinde parmak ucunda bile yürüdüklerini söylediler.
-"Çok güzel çalıştın bugün, teşekkür ederim. İstersen başka bir çalışmaya geçebiliriz." diyerek bitiriyoruz veya isterse sonraki çalışmaya geçiyoruz. Toplanması da mutlaka sunumdaki gibi rutinin içinde olmalı. Toplamak istemezse, "Bugün senin için topluyorum" diye belirtiyoruz bu sorumluluğu alana kadar. Bu arada ev çalışmalarında çocuklar toplamak istemezse, "Bugün senin için topluyorum" diye belirtiyoruz bu sorumluluğu alana kadar. Bu arada ev çalışmalarında çocuklar toplamak yerine sergilemek isterse, buna da saygı gösteriyoruz.

*3 aşamalı öğrenme ayrıntılı olarak anlatıldı. Örneklerden biri olan renk tabletlerini yazayım. İlk kez tanıtılacaksa, renklerin adlarını söylemeden önce eşleştirme yapılıyor.
1) Göster
2) Bu nedir?
3) Bana ver
-Bu kırmızı, bu sarı, bu mavi
-Bana maviyi gösterir misin?
-Bana sarıyı gösterir misin?
-Bana maviyi gösterir misin?

Renkler karıştırılıyor ve 8-10 kadar tekrar yapılıyor.
-Bu ne? -Kırmızı
-Bana kırmızıyı verir misin?

*Çok merak edilen müdahale konusu. Çocuk rengi yanlış verirse, "Teşekkür ederim" deyip yerine koyuyoruz.
-"Bu kırmızı" diye gösteriyoruz.
 -Bana kırmızıyı gösterir misin?
-Kırmızıyı bana verir misin?
-Kırmızı nerede? sorularıyla pekiştiriyoruz. Çalışma bitiminde;
-"Çok güzel çalıştın bugün, teşekkür ederim. İstersen başka bir çalışmaya geçebiliriz." diyerek bitiriyoruz veya isterse sonraki çalışmaya geçiyoruz. Toplanması da mutlaka sunumdaki gibi rutinin içinde olmalı. Toplamak istemezse, "Bugün senin için topluyorum" diye belirtiyoruz bu sorumluluğu alana kadar. Bu arada ev çalışmalarında çocuklar toplamak yerine sergilemek isterse, buna da saygı gösteriyoruz.

 *Benim en çok ilgimi çeken konular; özgürlük, renk tabletlerinin ilk kez sunumu & çalışması, dokunma tabletleri, kurdele çalışması, mendil katlama.

*En eğlenceli bölümler çünkü özgür bırakıldık & eğitmenlerimiz sadece gözlemledi origami, kulpsuz silindirler vee trinomial cube idi. Trinomial cube' e özellikle katıldım çünkü benim en çok ilgimi çeken materyal. Sunumla birlikte anlatılan masal hafızama kazındı. Binomial Cube ve Trinomial Cube; dürüst olmak gerekirse, kendim için istediğim materyaller. sanırım, yok yok eminim :P

Uygulama esnasında, eğitimcilerin tavırlarına özellikle değinmek istedim. Bu yaklaşımdı benim şahit olmak istediğim. Katılan arkadaşların fikirleri nasıl acaba? Çok eğlendim, çok mutlu oldum ve bir kez daha büyülendim. Tekrar buluşmak dileğiyle.

1 Ağustos 2010 Pazar

El Yapımı Alternatif Zımparalı Rakamlar / "Sandpaper Numerals"

Berna & Ekin (45 ay)
http://ekinvebiz.blogspot.com/

Bunlar kışın, yeşil zeminli olanlara alternatif olarak hazırladığımız zımparalı rakamlarımız / "sandpaper numerals".


Genellikle "sandpaper numerals"ta zeminde yeşil renk kullanılır. Çünkü Montessori eğitiminde yeşil renk, birler basamağını temsil eder. Fakat "numbers" ve "letters" yapımında orijinal renklerin dışında farklı renkler de kullanılabiliyor. Yapımı oldukça pratik (fikir ve yapım sevgili eşime ait), o nedenle aynı yöntemi kullanarak "dokunma tabletleri"ni de ben yaptım. Onları da sonra yayınlayacağım.


"Sandpaper numerals"ın nasıl sunulacağını detaylı olarak şuradan okuyabilirsiniz. Biz bir süredir Ekin'le hem rakamlara dokunarak hem de kum üzerinde çizerek oynuyoruz. Rakamları tanıma ve iki parmakla tabletlerin üzerindeki rakamları takip etme işini çoktan geçtik, kum üzerinde yazma alıştırmalarına yoğunlaştık bu aralar.









29 Temmuz 2010 Perşembe

B.E.Ö. Doğadaki Dönüşüm - Fasulye Çadırı


Artful Parent‘tan aldığımız ilham ile kızılderili çadırını kumaş yerine fasulye ile kapladık. Mira fasulyelerini dikti… suladı… topraktan çıkışlarını izledi… yavaş yavaş büyümesine şahit oldu… Sonunda içine girip oturabileceği küçük bir çadırı oldu.
Şimdi yavaş yavaş fasulyelerinin ürün vermesini izliyor. Çiçek açtılar. Pek yakında yemek için fasulyelerini toplanabilecek.
Kış yaklaştıkça, ürün vermesinin bitmesine, yavaş yavaş yapraklarını dökerek fasulye bitkisinin kurumasına da şahit olacak. Bitkiyi sökeceğiz ve çadırı gelecek seneki ekim için hazırlayacağız.

Banu ve Mira (29 aylık)
www.miracik.com

25 Temmuz 2010 Pazar

B.E.O dünkü misafirimiz bir kız böceği


Geçen aylarda meraklı minik dergisinin konusu böceklerdi birer mercek edinip çıktık doğaya.En yakın parkta soluğu aldık başladık etrafımızda böcek aramaya. bulduklarımızın bacaklarını sayıyoruz 1,2,3....6 evet bu bir böcekmiş.
-böceklerin 6 ayağı varmış daha az ve çok olursa onlara böcek denmezmiş.

-böcek çizmece oynadık başarılı bile olduk.

-baş,antenler,ağız,gövde,bacaklar,minicik kuyruklar.

-oyun hamurundan böcekler yapmaya çalıştık yamuk yumuk oldu çok güldük.

-ablamız balkonda uğur böceği buldu saatlerce elinde gezdirdi hatta gezmeye bile götürdük.
sitede ilaçlama yapıldı apartman kapısının önünde can çekişen hamam böcekleri gördük.tüm telkinlere rağmen bunlardan korktuk.:((

-böcekler gibi hissedekbilmek için yerde sürünerek dolaştık babamız koltuğa çıktı cidden çok büyük görünüyordu.böcek olmak zormuş... 

-derginin favori böceği helikopter böceğiydi nerde görsek tanırız artık.:))
hatta ablamız bakarak çok güzel çizebiliyor.

-helikopter böceği ne benzeyen bir böceğin karşılaştırmalı fotoğrafıda vardı dergide KIZ BÖCEĞİ isminden olsa gerek çok sevdik biz bu böceği.
derkeeeen dün odamızın camını kapatırken aaaaaaaa birde ne görelim ?
bir kız böceği bizi ziyarete gelmiş. hemen cam bir bardak bulduk böceğimizi içine aldık süzgeç teli lastikle geçirdik merceklerimizi ve dergimizide alıp başladık incelemeye...bir isim bile taktık elif diye...

-arkadaşlarımızada götürdük tanıttık onlarda cahil kalmasınlar diye :)))
sonraaaaaaaaa aslında beslemeye karar vermiştik ama annesini özlemiştir belki diye uçurduk balkondan....

GÜLE GÜLE KIZ BÖCEĞİ ELİF...

fotoğraftaki hayali gerçek bir deneyime dönüştürüp bizi ve dahi komşularımızı bile heyecanlandırdığın için teşekkürler.
-gene geeeeeeeeeeelsin anne! 

filiz 33yaş
sueda 4yaş
inci 2 yaş
burcu 5 ay

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Iki Yeni Odul / Two New Awards

Blogumuzun artik yabanci Montessori okuyuculari ve yazarlari tarafindan da takip ediliyor olmasi gurur verici. Iki harika Montessori blogundan bize iki ayri harika odul geldi. Ikisine de grubumuzun diger uyeleri ve kendim adina binlerce tesekkurler.

..................

I would like to thank on behalf of all the writers of this blog (our group has more than 700 members at the moment) to Raising Ian and Leptir for their sweet awards. It is really an honor to be followed by you. Thank you.



23 Temmuz 2010 Cuma

Ses Sİlindiri

Ses Silindiri Çalışmamız TIK.

Sevgili KEO'da görmüş hazırlamıştım, geçen akşam eve erken gidince, kızımla birlikte 2 silindire nohut,2 silindire kurufasulye ve 2 silindire buğday doldurduk, doldurma işinide birlikte dikkatlice yaptık, sonra sıra ile kulağına doğru sallayıp yerlerine yerleştirdik. Keyifli bir çalışma oldu. 2 şer tane aynı sesi eşleştirmeyi tam kavrayamadı onun için biraz daha var sanıyorum.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

BEÖ: Deney

Deney başlığını görünce aklıma hem Maja Pitamic'in kitaplarından birinde (Child's play ya da Teach me to do it myself kitabında) okuduğum, hem de Montessori seminerinde Hilal Hanım'ın bahsettiği bir aktivite geldi aklıma. Yüzen ve batan cisimler. Evin içinde biraz gezindik Derin kendi oyuncaklarından seçti, biraz da mutfaktan değişik parçalar topladık. Bir kabın içine de su doldurduk. Seçtiklerimizi yanına koyduk. Derin'in plastik oyuncakları, balon, makarna, mercimek, şişe mantarı, paket lastiği, ahşap küpler, kalem, bahçeden topladığımız yapraklar, muffin kağıdı, alüminyum folyo, toka, kaşık, ve ölçek.Ve Derin'in sırası başladı. Ama tabii ben yine pek çene mi tutamadım. " Derin battı mı? Battıııı! Derin ne oldu yüzdü mü? Hayır battıııı!!" Hilal Hanım olsa sessizce seyrederdi eminim:) Bir süre sonra Derin ölçek ile aktarma yapmaya başladı :) Fotoğraflarımız aşağıda.

Sedef & Derin (24 ay)

http://www.akifamily.com


8 Temmuz 2010 Perşembe

B.E.O.: Deney

 Esra (Archi*Sugar) ve kizi Defne (4 yas)
................................................................

"Deney" kesinlikle benim kizim icin uretilmis bir kelime. Denemek, uretmek, incelemek... Omrunun geri kalanini bir kimya laboratuarinda gecirirse hic sasirmayacagim. :-)

Deney konumuz kapsaminda, Dogal Tarih Muze'sinde yeni kurulan laboratuarda oldukca uzun zaman gecirdik. Binbir cesit bocegi, kelebegi, ariyi, hem gercek boyutta gorduk hem de mikroskop yardimiyla tum detaylarini inceledik.


İzmir Montessori Semineri

Tarih: 3 Ağustos Salı
Seminer Saati: 10:00-Bitiş saati vermiyoruz, konular ve sorular bitene kadar devam edilecek
Yer: Alsancak'da (Tam adres daha sonra belirtilecek) bir seminer salonu olacak
Ücret: 40 TL
Eğitmenlerin diğer programları sebebiyle seminer hafta içi tek gün olarak düzenlenecektir. Çalıştığı için akşam 18:00'den sonra katılmak isteyenlere istenilen bölümler tekrarlanabilecek ve seminer gelen talebe göre istenilen saate kadar devam edecektir. 
Seminerin konusu ''duyusal materyallerin" -sensorial materials-tanıtımı ve uygulaması esaslı olup, katılımcıların istekleri doğrultusunda program şekillenecektir.
Detayları bu şekilde olacak seminere kesin olarak katılacakların 12 Temmuz Pazartesi akşamına kadar  dönüş yapmaları gerekiyor.

alpiharikalardiyarinda@gmail.com

5 Temmuz 2010 Pazartesi

BEÖ- DENEY (NAR, 32 ay)

Su-Buz deneyleri-1

'Hadi birlikte deney yapalım mı Nar?' diye sorduğumda deney kelimesinin uyandırdığı merakla pek heyecanlandı Nar. Önceden de benzer aktiviteler yapmıştık ama bu kez bunun adını deney olarak koyunca daha cazibeli oldu sanırım.
Nar önce oyuncaklarından birkaç parça topladı, hepsini plastik bir kabın içine doldurduktan sonra üzerine şişeden su doldurdu. Birlikte derin dondurucuya koyduk kabı. Ertesi gün kabı dolaptan çıkardığımızda Nar'ın ilk tepkisi enteresandı, buzun içinden kenarı görünen tokasına bakıp "bu benim tokam ama, çıkmıyoooo!' diye biraz mızmızlandı. Buzun içine sıkışmış parçaların bir daha hiç çıkmayacağını düşündü. Ilık su dolu şişeyi buzun üzerine dökmesiyle birlikte 'acaba ilk önce hangi oyuncak buzdan kopup kurtulacak?' oyununu tabi hemen çok sevdi. Bütün parçalar buzdan çıktıktan sonra, her birini tek tek kuruladı havluyla..





Su-buz deneyleri-2

Bu deneyin ilk kısmına ait fotoğrafları maalesef bulamadım, nereye kaydettiysem. Aslında önce renkli su oluşturma yaptık. Birer bardak suyun içine seçtiğimiz renklerden gıda boyası ekledik azar azar. Nar iyice bir karıştırdı bardaklardaki suları. Sonra bunları bir muffin kalıbının gözlerine doldurduk ve buzluğa yerleştidik.
Ertesi gün bir kova suyun içine teker teker buz kalıplarını attık, Nar buzların eriyişiyle birlikte renklerin dağılışını izledi. Bir kalıp mavi buzla da kalınca bir kartonunu üzerine buz-boyama çalışması yaptık, o da kendi çapında bir resim oldu:)


idilvenar

21 Haziran 2010 Pazartesi

EVDE MONTESSORİ SEMİNERİ/13 HAZİRAN

Esra&Ece
http://esracemilece.blogspot.com/


Sevgili Nuran'ın çabaları sayesinde Hilal Hanımın geçen Mart ayında düzenlemiş olduğu seminerin ikincisi yapıldı geçtiğimiz haftasonu.İlkinde ağırlıklı olarak felsefeyi,felsefenin ilkelerini ve okullarda uygulanış şeklini konuşmuştuk.Bu seminerde de 'biz anneler olarak evde neler yapabiliriz'i konuştuk ve Hilal hanım evde yapılabilecek etkinliklere çok dar zamanda birsürü şey sığdırarak hepimizde çok hoş fikirler uyandırdı yine..Öncelikle hem Nuran'a hem de Hilal hanım'a teşekkürler bir kez daha..

Etkinliklere geçmeden önce konuşmanın farklı yerlerinde değindiği 'etkinlikleri nasıl uygulamalı,ne zaman, ne yapmalı' bölümlerinden (çoğu Hilal hanımın dilinden ama bazı yerlerde kendim yorumlamış da olabilirim) bazı notlar:

* Hepimiz öncelikle anneyiz,onların öğretmeni değiliz..Bu yüzden etkinliklerde öncelikli amaç iki tarafın da işi zevk alarak yapması.Bu durum söz konusu değilse zaten yapılan iş amacına ulaşmayacaktır.

* Belli bir düzen içeren yapılandırılmış çalışmalar için acele etmemek gerekir.2 yaşından küçük bir çocuk için annesiyle doyasıya oynamak,bol hareket edebilme ve çevreyi tanımasına olanak sağlayan oyunlar en güzel etkinliklerdir.Bu dönemde çocuk için bir etkinlik yapılandırmaktansa,uygun uyaranların bulunduğu bir çevrede kendi bulduğu bir oyuna spontane olarak dahil olmak daha iyi sonuç verecektir.Bu yüzden Montessori aktivitelerinin büyük çoğunluğu 2,5 yaştan başlatılır.

*Yine erken dönemler için,ancak yeterince hareket etme ihtiyacı doyurulmuş çocuk bir işin başında dakikalarca oturabilir.Yapılacak etkinlikler çocuğun dönemi ve o anki ihtiyaçları gözönüne alınarak hazırlanmalıdır.(Burada çocukları çok erken yaşta masa ve sandalyeye hapsettiğimizden bahsetti Hilal hanım.2-3 yaş çocuğunun öncelikli oyunlarının taşla,kumla,suyla oynanabilecek fiziksel etkinlik anlamında onu doyurabilecek oyunlar olması gerektiğini vurguladı.Bu konuyla ilgili olarak şöyle bir örnek verdi:2-3 yaş döneminde bir çocuğun çizgi birleştirme için etkinlik kitabına ihtiyacı yok.Bunu bir açık alana dikeceğiniz çıtaların arasını iple geçerek de yapabilir.)

*Çocuk gelişiminde belli oranda telafi olabilse de tam anlamıyla geri dönüş yok bunu asla unutmamalı! Çocukluk döneminde yaşaması gereken deneyimleri yaşayamadıktan sonra tüm renkleri biliyor olmasının önemi yok.Birçok kişiye göre onun zekasının ispatı olarak görülebilecek birçok bilişsel edinimi (bilgisayar kullanma gibi) engellenmemiş her çocuk zaten zamanı gelince başaracaktır,ama çocukluk döneminde edinilmesi gereken duyusal becerilere dönüş yok..

* Anne, çocuğun yaşamsal becerilerin tamamını öğrenirken ilk model aldığı kişi..O yüzden çocuğunuzun her an sizi gözlemlediğini ve gözlemlediği olayın tüm aşamalarını beynine kaydetme işiyle uğraştığını unutmamak ve bu nedenle hayatı bir parça YAVAŞLATMAK gerekli..

*Montessori EĞİTİMİ herşeyden önce bir okul eğitimidir.Montessori etkinliklerinin yapılandırılmasında geçerli olan kurallar -çocuğun düzen kavramını da öğrenmesi amacının yanında- daha çok bir sınıf düzeni ve dinamiği oluşturulmak üzere planlanmıştır.Bir etkinliğin yere halı serilerek başlaması,materyalin yerinden belli bir düzen içinde alınıp,güvenli bir şekilde taşınması,etkinliğin bitirilmesinden sonra bir diğer çocuğun kullanabileceği düzen ve temizlikte bırakılması büyük ölçüde sınıf düzenine yöneliktir.Bu nedenle ev uygulamalarında mutlaka esneklik olacaktır.

*Etkinlikleri uygularken 'basitten karmaşığa' ilkesi ve çocuğun dönemsel özellikleri gözardı edilmemelidir.'Kaptan kaba aktarma çalışması'nda elle transferi yeterince yapmamış bir çocuktan kaşıkla transfer etmesi beklenmez.(Siz eline kaşık verseniz de o bir iki denemeden sonra elle transfere yönelecektir)

*Tüm çalışmalar soldan sağa yapılır (yazmaya hazırlık) ama kaptan kaba aktarma çalışmalarında dolu kap sağda bulundurulup,sağdan başlanır. (Çocuk solak değilse)

* Etkinliğe başlamadan önce hiç konuşmadan bir kere yaparak (abartısız yüz mimikleri de kullanarak) göstermek çocuğun konsantre olmasını sağlamaya yöneliktir.

*Sunumlar sırasında (solak değilseniz) çocuk sağda oturur.Amaç çocuğun elimizi değil,çalışmanın ayrıntılarını görmesidir.

*Biz HERŞEYİNDEN önce çocuğun güvenliğinden sorumluyuz.Bu nedenle yapılacak tüm etkinliklerde çocuğun güvenliğini tehdit edebilecek unsurlar minimuma indirilmeli,gerekli tedbirler alınmalıdır.Tepsi aktivitelerinde tepside kullanılacak cam ve porselen malzemelerin altına kaydırmaz yapıştırılması,sivri uçlu materyallerin bir tabak içinde taşıttırılması ve çocuğa sivri tarafı mutlaka avuçiçine gelecek şekilde tutturulması,her materyalin iki elle taşınması buna yöneliktir.

Evde Montessori Semineri/Kuru Aktarma Çalışmaları

Esra&Ece
http://www.esracemilece.blogspot.com/


1) ÇALIŞMANIN ADI: Elle transfer

MATERYAL LİSTESİ:
*2 cam,geniş ağızlı kase
*1 tepsi
*Tepsi içinde boncuklar (yuvarlak olmayan,yassı-çocuğun ağzına alma ihtimaline karşı direk boğazına kaçmasını engelemek amacıyla-)


ÇALIŞMANIN AŞAMALARI:
*Tepsiyi yerinden iki elle taşıma
*Sağ tarafta bulunan dolu kaseden boş kaseye elle aktarma
*(Gösterimi yaparken bazen iki bazen üç bazen daha çok taş almak gerekiyor)


ALTERNATİF ÇALIŞMALAR:
*Boncukları dar ağızlı cam bir vazonun içine atma
*Boncukları dar ağızlı porselen -içi görünmeyen- bir vazonun içine atma


UYGULAMA YAŞI: 2-2,5

HATA KONROLÜ:
1. Kaselerin altına kaymaması için yapılmış kaydırmaz
2. Çalışma bittikten sonra kapları dışarıya alıp tepsiyi yoklama

İLGİ MERKEZİ: Çıkan ses,taşların şekli,rengi vs.

ÇALIŞMANIN AMACI: Kaba motor-ince motor kasları geliştirmek, yazmaya hazırlık



2) ÇALIŞMANIN ADI: Kaptan kaba aktarma

MATERYAL LİSTESİ:
*Tepsi
*İki cam kulplu kase (ucu akışı kolaylaştıracak şekilde sivrilen sosluk)
*Fasülye



ÇALIŞMANIN AŞAMALARI:
*Tepsiyle taşınması
*Dolu kaseyi sağda bulundurma
*Tekke elle kulbu,tel elle kabın ağzını tutarak dökme (amaç iki elin de kullanılması)



ALTERNATİF ÇALIŞMALAR:
*Kullanılan malzeme aşamalı olarak küçültülür (mısır,mercimek,pirinç)

*Kullanılan cam malzemeden içi görünmeyen seramik malzemeye geçilir.
*Kuru aktarma ile yeterince çalışan çocuk sıvı aktarmaya geçebilir.(Sıvı aktarmada da geniş ağızlıdan geniş ağızlıya ve dar ağızlıdan huni yardımıyla dar ağızlıya şeklinde gidilir.)
*Bu çalışmayı yeterince yapmış bir çocukla önüne paravan koyarak (görmeden )döktüğümüzün hangi ses (mısır,pirinç,fasulye) olduğunu bulma etkinliği yapılabilir.



UYGULAMA YAŞI: 2,5-3

HATA KONROLÜ:
1. Kaselerin altına kaymaması için yapılmış kaydırmaz
2. Çalışma bittikten sonra kapları dışarıya alıp tepsiyi yoklama

İLGİ MERKEZİ: Çıkan ses

ÇALIŞMANIN AMACI: İnce motor kas gelişimi, yazmaya hazırlık,odaklanma,hareket koordinasyonu,bağımsız iş yapma



3) ÇALIŞMANIN ADI: Kaptan kaba kaşıkla aktarma

MATERYAL LİSTESİ:
*Tepsi
*İki cam kase
*Kaşık
*Fasülye (iri taneli bakliyat)




ÇALIŞMANIN AŞAMALARI:
*Tepsiyle taşınması
*Dolu kase solda bulundurulur.
*Kaşık tutma şeklinin çocuğa daha kolay yapabileceği bir şekilde gösterilmesi:Sol el ile kaşığın en dar yeri (sapla kaşığın birleştiği yer) tutulur,sapı sağ elin parmakları içine yerleştirilir.

ALTERNATİF ÇALIŞMALAR:


*Kullanılan malzeme aşamalı olarak küçültülür (mısır,mercimek,pirinç)
*Bu çalışmanın belli bir dönem tekrarından sonra kaşıklayarak paylaştırma çalışmasına geçilebilir. (Büyük bir kaptan,birbirine eşit iki küçük kaba aktarma)



UYGULAMA YAŞI: 3-3,5

HATA KONROLÜ:
1. Kaselerin altına kaymaması için yapılmış kaydırmaz
2. Çalışma bittikten sonra kapları dışarıya alıp tepsiyi yoklama

İLGİ MERKEZİ: Çıkan ses

ÇALIŞMANIN AMACI: İnce motor kas gelişimi, yazmaya hazırlık,odaklanma,hareket koordinasyonu,bağımsız iş yapma


4)ÇALIŞMANIN ADI: Maşayla Transfer

MATERYAL LİSTESİ:
*Tepsi
*Buzluklar
*Buz görevi gören toplar (Sıvı içeçekleri sulandırmadan soğutması için kullanılan plastik nesneler,züccaciyelerden temin edilebilirmiş)
* Plastik,küçük maşa


ÇALIŞMANIN AŞAMALARI:
*Tepsi masaya taşınır.
*Dolu buzluk solda bulundurulur.
*Soldan sağa,buzluğun aldığımız bölmesinden,diğer buzluktaki aynı yerine maşayla taşınır.



ALTERNATİF ÇALIŞMALAR:
*2-2,5 yaş arası çocuklarda tutuşu daha kolay olan büyük ponponlarla transfer yapılır ve obje miktarı az tutulur. (6 ya da 8 bölmli buzluklar idealdir.)Yaş büyüdükçe obje boyutu küçültülür.

*Yaş büyüdükçe maşa küçültülebilir.3,5-4 yaş civarı cımbızla çalışmalara geçilebilir.

UYGULAMA YAŞI: 2,5-3


ÇALIŞMANIN AMACI: İnce motor kas gelişimi, el-göz koordinasyonu


5) ÇALIŞMANIN ADI: Bilyelerle geri düşürme

MATERYAL LİSTESİ:
*Kenarları yuvarlak delikli şekerlik (paşabahçeden alınmış:))
*Delik sayısınca (20 civarı)bilye



ÇALIŞMANIN AŞAMALARI:
*Bilyeler tek tek elle deliklere konur.
*Tüm bilyeler yerleştirildikten sonra işaret parmağı ile içine düşürülür.


UYGULAMA YAŞI: 2-2,5

İLGİ MERKEZİ: Çıkan ses

ÇALIŞMANIN AMACI: İnce motor kas gelişimi, el-göz koordinasyonu