Yasal Uyari

Aksi belirtilmedikce bu sitede yayinlanan tum yazilarin ve fotograflarin telif hakki yazarina aittir. Izinsiz yapilan tum alintilar icin hukuki yollarin acik oldugu hatirlatilir.
-----------------------------------------

Tanitim

Bu blog, cok yazarli olup Montessori Egitimi mail grubu uyelerinin yazilarindan olusmaktadir ve Montessori Egitimi ile ilgili yazilar icermektedir. Yazarin ismi (ya da takma ismi) yazinin genelde basinda ya da sonunda yer almaktadir.

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri her iki haftada bir konu degistiren ve uyelerimizin cocuklar ile yaptigi calismalari icermektedir.

Buyrun, hosgeldiniz...


21 Aralık 2008 Pazar

Dokunma Duyusu

Archi*Sugar Esra & kizi Defne (3 yas)
...................................................................

Dokunma duyumuzu gelistirmek icin sik sik farkli dokulardaki objeleri inceliyoruz. Bunun icin cok kucuk yastan baslayarak bir doku torbasi / sepeti / kutusu olusturulabilir. Soguk / sicak, sert / yumusak, puruzlu / puruzsuz gibi kavramlar en iyi dokunarak ogretilir cocuga.

Biz de bu aktivite kapsaminda cesitli calismalar yaptik. Iste dordu:

* Ravensburger'in hayvanlar ve yavrulari dokunma oyununu oynadik. Bu kutucukta 20 x 20 cm'lik 8 hayvan karti bulunmakta. Her kartta hayvanin gercek hayattaki tuylerinin benzeri bulunmakta ve cocuk bunlara dokunarak hangi hayvanin tuyunun nasil oldugunu anlamakta. Ayrica hayvanlarin yavrulari da yap-boz seklinde cikabilmekte. Kizimin cok begendigi bir kutucuk, bu. Ozellikle kedinin tuylerine bayiliyor. Kutunun Ravensburger sayfasindaki tanitimi su adreste.


* Ikinci calismamiz, dokunma tabletleri. Montessori'nin dokunma tabletlerinin aslini su adreste gorebilirsiniz. Bu tabletleri gecen sene hazirlamistim. Tabletler, sert ve yumusak bolumleri olmak uzere uc taneden olusuyor. Ilkinde sert ve yumusak bolumler esit olarak ikiye ayriliyor. Ikincisinde esit 5 cift var. Ucuncusunde ise sert olan kisim daha buyuk olmak uzere yine 5er tane var. Ben, sert olan kismi zimpara kagidinindan, yumusak olan kismi ise keceden yaptim. Sert ve yumusak arasindaki farki anlatmak icin ideal bir sistem.


* Ucuncu calismamiz, dokunma silindirleri ile oldu. Dokunma silindirleri, cocugun dokunarak esini bulmasina yarayan silindirler. Her silindirin dokusu farkli. Kucuk cocuklar, eslemeyi bakarak yapabilirler. Daha sonra gozleri kapali olarak esini bulabilir.


* Dorduncu olarak termik siseleri dokunarak eslemeyi ilk defa denedik. Daha once su yazimda termik siseleri anlatmistim. Hep sicak / soguk kavramlari icin kullanmistik bugune kadar. (Fotografini cekmeyi unuttugum icin fotograf ekleyemiyorum. Bir daha yapip fotoyu ekleyecegim) 6 tane birbirinin esi siseye uc cift olmak uzere soguk, ilik ve sicak su koyduk ve sadece dokunarak isilarina gore siseleri esledik. Cok basarili bir calisma oldu ve cok hosumuza gitti, hemen tekrarlayacagiz!

Biz cok eglendik, ya siz? :-)

Archi*Sugar
........................................................
Diger BEO Aktivitelerimiz

Meslekler

Archi*Sugar Esra & Kizi Defne (3 yas)
..................................................................
Meslekler, uzun zamandir uzerinde calistigimiz bir konuydu. Meslekleri ogrenmenin disinda evde sik sik oyunlarimizin icinde de kullaniyoruz. Doktorculuk, ahcilik, postacilik, vs...

Bu aktivite kapsaminda daha once de bircok kere ogrendigimiz YA-PA kartlarindaki meslekler kartlarini yeniden elden gecirdik, tek tek hepsini hatirladik.


Ayrica elimizdeki bir baska kart serisindeki meslekler bolumunu ilk defa inceledik ve birlestirilen kartlari bir araya getirerek mesleklerin Fransizcalarini duyduk.

Ogrendigimiz mesleklerin gerceklerini yolda her gorusumuzde tekrarladik...

Archi*Sugar
........................................................
Diger BEO Aktivitelerimiz

17 Aralık 2008 Çarşamba

BEO:Duyularımızı geliştiriyoruz..


Bugün Bera ile klasik müzik eşliğinde hem oyunlar oynadık,hem de sıcaklık nasıl bir şey,acıtır mı,güldürür mü,ağlatır mı öğrenelim istedik;))ilk önce oyuncaklarıyla başladık,kimini konuşturduk,kimini daha yakından tanımak için yemeye çalıştık..Ama yenecek bir şey olmadığını,sert olduğunu öğrendik.Kimi soğuk geldi damağına,kimi sıcak,kimi tüylü..Henüz 5 aylık olduğumuz için herşeyi ağız yoluyla tanımak istiyoruz.Bu sıra dişlerimizi nasıl kullanacağımızı da öğrenmeye başlayarak geleceğe hazırlanıyoruz.Bu yüzden önce ağıza gidiyor herşey..Çok obur olduğunu düşünmemek elde değil.Yemek saati de gelmişken hazır,mamasının sıcak olduğunu (yenecek kıvamda bir sıcaklık),kendisinin soğuk,hatta ılınmış mamayı beğenip yemediğini anlattım ona.O da pürdikkat beni dinliyor tabii.Kendi de yakından hissettikten sonra bir güzel yiyerek daha iyi kavradı olayı.Sonra odamızdaki kalorifer peteği ile tanıştırdım onu.Önce ne işe yaradığını dinledi ve kendi de ellerini ısıtarak işin ciddiyetini kavradı.Fakat daha tepki gösterme becerisi gelişmediği için elini çekmesi gerektiğini düşünemedi.Neyseki can yakacak sıcaklık değildi.Üzerine de oturarak ısındı biraz.Ve sonra sıcaklık uykusunu getirmiş olacakki gözleri kapanmaya başladı..Burada da masal bittiiii....gibi oldu ama değil tabiki,oğlum bir yarım saatten beri beni dinlediği için artık yoruldu ve alıcıları kapandı.Böylece hem öğrendi hem eğlendi ve yorularak onu büyütecek olan uykusuna koştu..

BEÖ- farklı materyalden nesnelerin keşfi...



Feminist Anne
M.D: 7 aylık

bir sürpriz sepeti hazırladım; evde bulduğum çok olmasa da farklı materyallerden oluşan özellikle seramik, cam, tahta gibi nesneleri bir sepetin içine koydum. m.d, sepetteki nesneleri birer birer çıkardı; önce ağzına götürdü, sonra önünde birikenleri birbirine vurdu; özellikle çok ses çıkaranları tercih etti. ama en favori nesnesi yumurta çırpıcağı oldu. arada sepeti ağzına aldı. sonra içindekileri keşfe devam etti. ben yalnızca yanında oturdum ve onu seyrettim.

16 Aralık 2008 Salı

BEO - Meslekler

Pratik Anne
Kıpırcan 3.5 yaş
Kımılnaz 1 yaş

Meslekler konusunda aktivite üretmek benim açımdan çok kolay, her iki yaş grubunda çocuğum için de eğlenceli oldu.

1. GÜN: Manav

Bizde oyun alanı olaka da kullanılabilen bir güvenlik çiti var. 6 kenar. Dördü şu anda TV setinin etrafını Kımılnaz'dan kolluyor. İkisi boşta. Ne iş olsa yapıyorlar. Kış uykusuna hazırlanan hayvanlar haftasında çadır yapıp ayı inine girecektik. Kıpırcan vazgeçti. Yan koyup fast-food restoran yaptı. Babasına yemek sattı.

Bu çitlerden bu hafta ilk gün manav yaptık. Tahta meyve ve sebzelerimizin yanı sıra buzdolabından taze meyve ve sebze aldık. Kırtasıye tepsisine benzeyen bir tepsiyi de para kasası yaptık. Kıpırcan manav oldu. Ben ve babası müşteri.


Kımılnaz'a gerçekleri ile meyve ve sebzelerden bir kısmını tanıttık. Kutulara koyduk çıkardık.

2. GÜN: Tamirci, boyacı, usta

Kıpırcan her iş gören ve herşey olabilen çitin yani binanın orasını burasını tamir etti. Halihazırda tamir aleti oyuncak takımı vardı ve boya için evdeki boya fırçalarını kullandı. Ancak bazı işler için farklı ve basit alet veya oyuncakları hayalgücü ile gerçek aletmiş gibi kullanmasına teşvik ettim.

3. GÜN: Veteriner


Kıpırcan ile hayvanlarımızdan rahatsız olanlarını tedavi ettik. Evdeki ateşölçer ve yara bantları dışında yine elimize geçen ıvır zıvırı steteskop, kulağa bakmak için kullanılan fener, şurup, ilaç yaptık. Değişik rahatsızlıklar ve tedaviler uydurduk. Hayvanları temizledik, tüylüleri taradık.

Kımılnaz'a hayvanları gösterdik. Kıpırcan hangi hayvanın ne ses çıkardığını Kımılnaz'a söyledi. Resimli kitaplarımızdaki hayvanlarla peluş hayvanlarımızı eşleştirdik.

4. GÜN: Araba tamircisi

Kıpırcan için eğlenceli bir gün oldu. Arabaların yağlarını değiştirdik. Tekerleklerini şişirdik, silecek sularını doldurduk, çarpılan kaportalarını düzelttik vs. Yine gerekli alet edevat için ufak ufak oyuncakları hayalgücümüzle farklı amaçlar için kullandık.

Kımılnaz ile arabaları büyükten küçüğe dizmeye çalıştık. Kımılnaz da arabalar ile oynamaya bayılıyor. Alıp abisi gibi yerde götürmeyi seviyor.

Bu konuyu kim seçtiyse teşekkür ediyorum. Biz bir haftada dört meslek seçtik. Hergün için bir meslek seçilse çok değişik oyunların ilham kaynağı olabilir. Bir gün astronot (uzay ve gezegenler vs), bir gün göz doktoru (harfler ve şekiller), bir gün ressam vb.

Kıpırcan için daha çok taklit (pretend play) tarzı oyunları tercih ettiğimi farkettim. Kımılnaz için de tanıtma, isimleri tekrar etme, dizme, eşleştirme gibi aktiviteleri tercih ediyorum.

eğitici drama semineri








"EĞİTİCİ DRAMA"

"Eğitim, öğretmenlerin çocuklara sözcüklerle anlattıklarıyla değil, çocukların fiziksel ve sosyal çevrede geçirdikleri yaşantılarla gerçekleşir."
(Maria Montessori)

Prof. Dr. Alev Önder

25 Aralık 2008 Perşembe
19:30 - 21:00

CKM
Caddebostan Kültür Merkezi

Seminer ücretsizdir.


:: 0 :: 0 :: 0 ::

caddebostan kültür merkezi'nde her şey onlar için başlığı altında düzenlenen seminerleri kaçırmamaya çalışıyorum. seminerleri takip ettiğim web sitesinde görünen son seminer eğitici drama üzerine, şimdilik programda başka seminer görünmüyor. umarım devam eder, ben ve arkadaşlarım katılabildiklerimizden çok memnun kalmıştık. geçen sene gittiklerimden biri yankı yazgan'ınkiydi; notları burada.

:: 0 :: 0 :: 0 ::

eğitici drama seminerinin notları için tık

13 Aralık 2008 Cumartesi

BEÖ-Dokunma/Hissetme Duyusu

Güneş-Begüm 5,5 aylık.
www.gunescuneyt.com
Bu haftaki aktivitemizde begümle sert ve yumuşak oyuncaklarını kullandık,eline birer birer önce yumuşak oyuncaklarını sonra sert oyuncaklarını verdim,bak kızım bu penguen yumuşacık,bu top yumuşak,bu köpek sert,bu diş kaşıyıcı sert gibi, begüm hepsini eliyle tuttu ve hepsini ağzına götürdü, begümün altını değişirken bacakları çıplakken de farklı kumaşları teninde gezdiriyorum özellikle ipeksi kumaşlar sanırım gıdıklıyo çok güldürüyor begümü J

9 Aralık 2008 Salı

Dokunma Duyusu / Doku Defteri

Ceren(nerdeyse 14 aylık) & Keo (Özgür Ekim)

Bu haftaki konumuza uygun olduğundan, daha önce bloğumda yayınladığım bir yazının linkini ekliyorum;
Doku Defteri

7 Aralık 2008 Pazar

SİNEKÇİ AMCA:)

Can üç yaşında.
Aktivite konumuz :Meslekler.

Yaptıklarımız:

1) İşe bilgisayardan çıktısını aldığımız çeşitli meslekleri gösteren resimleri tanımayla başladık.Sonra yine resimleri kullanarak her mesleğe göre değişen giysileri ve kullanılan aletleri konuştuk.


2)Bu resimleri boyadık.



3)Meraklı Minik dergisinin verdiği meslek kartları ile elimizdeki resimleri eşleştirdik.

Yaşadıklarımız ve sonuç:
*Can meslekleri çabuk kavradı,eşleştirmeleri çok hızlı yaptı.Elimizde resmi olmasada diğer mesleklerden de söz ettik.Örneğin Can'ın bizzat balıklarını aldığı "Balıkçı Dede"mizi konuştuk.
*Can'ın annesi bu aktivite sırasında Can'ın verdiği iki cevaba çok güldü.
- Anne Can'a babasının mesleğini sorar.Can'ın cevabı "Nöbetçilik İşi!(baba bu aralar çok sık nöbet tuttu):))))
-Anne Can'a elindeki kartı göstererek sorar -Can bu amca ne iş yapıyor?
Can'ın cevabı -Sinekçi!(Kartta kovanın başında bir arıcının resmi var):)))

4 Aralık 2008 Perşembe

B.E.Ö AKTİVİTE MESLEKLER ENSAR BERA 8.5 AYLIK

kocaman küçük adamımla bir grup kurduk.ensar bera nın enstrumanları,ibiş ve cibişin vokalleriyle müzisyenlerin dünyasına bir selam verdik çıktık :) ben kısaca bu aktiviteye ensar bera ve saz arkadaşları diyorum:















bir diğer etkinliğimiz ise kablolara,elektronik eşyalara olağanüstü ilgisi nedeniyle bir mühendis olacağı hissini uyandıran küçük adamımın bilgisayar çalışması.klavyeyi 10 parmak kullanışı dolayısıyle sekreter olabileceği hissini de uyandırsa ben başarılı bir bilgisayar programcısı (tabi o zamana quantum bilgisayarları üretilmiş olacaktır ) olabileceğini düşünüyorum :)

29 Kasım 2008 Cumartesi

BEÖ-MESLEKLER Güneş-Begüm 5 Aylık


http://www.gunescuneyt.com/
Begümle bu haftaki aktivitemiz meslekler olunca kızıma doktor ve hemşire mesleklerini anlattım,begüm doğduğundan beri her ay doktor ve hemşirelerle birlikte ve ben fırsat buldukça bu doktor kontrollerini kayda alıyorum,begümle birlikte bu kayıtlardan birini seyrettik,ona yapılanları anlattım,evimizdeki steteskop’u begümün kulağına taktık aynada kendisine baktı ve şırıngayı ise ağzına sokup emmeyi tercih etti hemşire hanımın yaptığı rota virüsü aşısı mı geldi aklına acaba?? :) bu aktivitemizi de böyle tamamladık,başka aktivitelerde görüşmek üzere:)

26 Kasım 2008 Çarşamba

BEÖ ETKİNLİĞİ 'MESLEKLER' NAZLI 30 AYLIK



Biz bu haftaki etkinliğimizi kartlarla yaptık.Meraklı minik dergisinin eşleştirme kartları mesleklerle ilgiliydi geçen ay.Bizde bu kartları eşleştirip hafıza oyunu oynadık.Nazlıya mesleklerin ne görevleri olduğunu anlattım.Çevremizdekilerin ne iş yaptıklarını anlattım.Dıaşrı çıktığımızda manav ,şoför gibi meslekleride anlatıyorum.
Biz çok eğlendik.

www.nazlitopkaya.blogspot.com

21 Kasım 2008 Cuma

Evimizin Odaları-2 / İlişki kurma

Ceren(1yaş) & Keo

Bu defa elimizin altında bulunan dergileri keserek, evimizin odalarını temsil eden kolajlar yaptım.Bu seferki aktiviteyi ben akşam yatmadan hazırladım, ertesi gün babaannesi ile gerçekleştirdiler. Tepkilerini çok merak ettiğimden, ben de öğlen geldiğimde hemen bir koşu oynayıverdik:) Babası geldiğinde akşam da oynadılar, çok hoşuna gidiyor tabii kucakta koştuğumuzdan, kıkır kıkır gülerek bir yandan da gitmemiz gereken odayı gösteriyor.

Ceren'in odası & Mutfak

Banyo & Salon

Salon pek bi boş oldu ama "elimizde bunlar vardı.
Bir de yatak odası vardı ama Ceren hanım biraz hırpalamış:)

Gelelim nasıl oynadığımızaa; Kartlar küçük hanıma gösterildii. "Bu hangi oda tatlım"?Burası neresi?Göster bakalım hadi oraya gidelim..Sen bul bakalım burası neresi? dendiii, o da önce resimlere baktı baktı, sonra ilk seferde yardımla ne yapması gerektiğini anladı ve eliyle işaret etti odaları. Sonra o karttaki odaya gidildi ve resimlerin gerçekleri bulundu, ne oldukları anlatıldı.Daha sonra bir sonraki odaya gidildii...

17 Kasım 2008 Pazartesi

BEÖ-Evimizin Odaları

Güneş-Begüm 4,5 Aylık (www.gunescuneyt.com)

Bu hafta montessori eğitimindeki aktivitemiz evimizin odaları,bu aktivite ile ilgili begümle evimizin odalarını gezdik ve her oda da neler olduğunu ve neler yaptığımızı anlattım begüme..
Begümü kucağıma aldım ve evimizin odalarını başladık gezmeye,her oda da kısa molalar verdik.
ilk önce salonumuzdan başladık,salonumuzda oturduğumuzu,misafirlerimizi burada ağırladığımızı anlattım ,sonra begümün odasına geçtik,bu oda da da begümün bakımını yaptığımızı,evimizdeyken gündüz uykularını dönencesi eşliğinde burada uyuduğunu anlattım,bizim yatak odamıza sıra gelince akşamları uyuduğumuzu anlattım,yatak odasındaki lamba begümün çok dikkatini çekiyor biraz onu seyretti,makyaj aynasının önünde anlattım aynadan begüme bakarak,sabahları ben makyaj yaparken de dikkatlice beni seyrediyor J begümün bizim evde favorileri banyo ve mutfak,ağladığı zaman banyo ya yada mutfağa gittiğimizde hemen susuyor,sanırım suyu çok sevmesinden kaynaklanıyor,banyo ve mutfağıda gezdikten sonra mutfakta ana kucağında babannesinin yaptığı sebze çorbasını yedirdim.
Bu aktivitemiz begümün hoşuna gitti,kucağı çok seviyor evde tur atmak hoşuna gitti,bunu arada yapmak lazım.J

15 Kasım 2008 Cumartesi

Evimizin Odaları / Hafıza Oyunu

Ceren(1 yaş) & Keo
Okuduğum kitaplardan birinden (Akıllı Bebekler Akademisi olabilir ama tam hatırlayamadım?)aklımda kalan bir aktiviteyi gerçekleştirdik bu sabah...
Önce evin tüm odalarından, o odaya ait bir nesne alınıp kutuya konulur, sonra da hangi nesnenin hangi odadan ve odanın neresinden alındığı hatırlanmaya çalışılarak yerine konuluurr.
Nesneleri yerleştirirken de odalarla ilgili açıklamalar yapılıırr...
İlk denemede fazla zorlamak istemedim Ceren'i ve 3 odadan 1er adet nesne aldık ve kutuya koyduk. Kendi odasından ayakkabısı, mutfaktan çatal, antreden ayakkabı çekeceği...
Sonra salona geldik ve ona ayakkabısını gösterip, "bunu nerden almıştık?" dediğimde eliyle odasının olduğu yönü gösterdi. Hoop heyecanlı bir şekilde kucakta hoplata hoplata ayakkabısını alıp odasında aldığımız yere bıraktıık. Sonra çatalı ve ayakkabı çekeceğini de aynı şekilde koşturmacalı bir oyun havasında yerlerine bıraktık. Hepsini nerden aldığımızı zorlanmadan hatırlayınca ikinci seferde ek olarak salonu ve banyoyu da ekledik, son olarak da yatak odasını ve küçük odayı eklediik.
Oyun çok hoşuna gitti, ilk seferde nesneleri ben seçip kutuya attım. Sonrakilerde artık kendisi de seçim yapmaya başladı...

Renk Siniflandirma

Renk siniflandirmayi cok uzun zamandir cok severek cesitli sekillerde yapiyoruz. Fikir vermesi acisindan yaptigimiz bazi renk (bazen renk & sekil) siniflandirmalarini paylasmak istiyorum.

Renk siniflandirmaya kucuk yaslarda 2 renk ile baslayabilir ve cocuk basardikca renk sayisi arttirilabilir. Once kirmizi, mavi ve sari olan ana renklerle baslayip, sonra mor, yesil ve turuncu olan ara renklere gecilebilir. Daha sonra da renklerin tonlari geliyor...

Renk siniflandirma yap-bozlari. Bu yap-bozu Istanbul'da bir oyuncak marketinden aldim. Renk siniflandirmasi acisindan cok egitici.


Sayi boncuk tahtasi ile renk siniflandirmasi. Bu tip boncuk dizme tahtalari hem renk siniflandirmasi hem de sayi sayma acisindan cok egitici. Sayilari fiziksel olarak da gorup elleyebiliyor cocuklar.


Civilerle renk siniflandirma.
Civi takma, ozellikle ince motor gelisimi icin cok faydali bir oyun. Ayrica cocugun hayalgucunu de gelistiriyor. Renk siniflandirmasi icin de kullaniyoruz. Ikinci fotografta gorulen ise civiler ile sayilar. Once sayi kadar boncuklari diziyorum, sonra eline sayilari verip dogru yerine yerlestirmesini istiyorum. Defne'nin cok sevdigi bir oyun.


Ahsap boncuklarla renk siniflandirma. Ipe dizilen boncuklar icin baska bir fonksiyon.


Legolarla renk siniflandirma.


Sekil kartlari ile renk siniflandirma. Ucgen, kare, dikdortgen ve daire olarak kesilmis farkli renklerin siniflandirilmasi. Bu, iki siniflandirmayi bir arada getiriyor. Sekil ve renk. Renk siniflandirmayi cok iyi yapan cocuklarda kullanilabilir. Once iki sekil ile baslanip sekil ve renk sayisi arttirilabilir.



Ayrica evde hazirladigim Montessori renk kutulari (Color box 1 ve Color box 2) var ancak renk kutulari yapimini ayrica anlatacagim.

Archi*Sugar
Tümünü Yasla

12 Kasım 2008 Çarşamba

B.E.Ö - EVİMİZİN ODALARI UYGULAMAMIZ Elçin&Ece (36 AY)

Kızım ve Ben öncelikle hepinize Merhaba demek istiyoruz:) Çünkü biz aranıza yeni katılan, Montessori Eğitimini yeni öğrenen, taze öğrencileriz. İlk B.E.Ö aktivitemiz olan Evimizin Odaları çalışmalarımızı sizlerle paylaşmak istedik. Bundan sonra da umarım hep paylaşım halinde oluruz:)
Kızıma, ilk başta konuyla ilgili olarak evimizde kaç oda olduğundan ve isimlerinden bahsettim, ama pek ilgi göstermedi:( Bizde çok üstüne gitmedik, her akşam ki normal akışımız içine yedirmeye çalıştık konuyu.
Misafir Odası'nda sanki ona misafirliğe gelmişiz gibi davrandık. İkramlar yaptık birbirimize, babamızın resmi güzel olduğu için, misafir odamızdaki koltukların resimlerini ve diğer objeleri çizdi kızıma. O da boyama konusunda babasına yardımcı oldu.
Dün akşam en çok Mutfak' ta vakit geçirdik. Bu sebeple en benimsediği mekan Mutfak oldu. Benimle beraber pasta yaptı, babasıyla beraber mandalina suyu sıktı. Bunu yaparken epey yordu kendini meleğim, ama çok keyif aldı:)
Kendi odasını ise "Kız Odası" olarak tanımlamayı uygun buldu. En sonunda gece geç vakit yatağa girdiğinde, müzik kutusu eşliğinde ona Evimizin Odaları hakkında güzel bir masal anlattım. Rüyasında ne gördü artık onu bilmiyorum ama umarım başarılı olmuşuzdur.



Konu hakkındaki bir diğer uygalama için gereken materyaller, internetten indirdiğim oda resimleri idi. Misafir Odası, Oturma Odası, Çocuk Odası, Yatak Odası resimlerini ben kestim, kızım istediği gibi, istediği yöne doğru kafasına göre yerleştirdi. Hatta bu sırada kendisi bir şey keşfetti. Yatak odası resimlerine bakarken;
-Hadi anne Yatak Odasına gidelim, dedi.
Yapmak istediği şey resimdeki eşyalar ile gerçeklerini karşılaştırmaktı. Bunun üzerine odaya gittik ve resimde olanlar ile bizdekileri eşleştirdik. Sonra masaya dönüp kesip, yapıştırma işlemine devam ettik.
Çalışma sırasında ona pek müdahale etmek istemedim. İlk kez kullandığı stick yapıştırıcı ona çok ilginç geldi. Elleri yapış yapış oldu ama önemsemedi ve işine devam etti. Arada "Hadi anne, bunu da sen yap" dese de, mümkün olduğu kadar onun yapmasına fırsat verdim.
Yapıştırma işlemi bitince çok mutlu oldu kuzum. Babası eve gelince hemen gösterdi yaptıklarını sevinçle. Ama bu resimlerini hangi odalara ait olduğunu söylemeye yanaşmadı. Diretmedim söylemesi için, nasıl olsa aklına yerleşmiştir diye.
Tüm bu yaptıklarımız hem kızıma hem de bana çok keyif verdi. Artık her akşam benden bu tarz çalışmalar bekleyeceğine eminim:)

9 Kasım 2008 Pazar

KIŞ HAZIRLIĞINDAKİ HAYVANLAR "Pet Show"-Elif ve Alpi (29aylık)


Geçtiğimiz haftalarda yine bir "Baba-Oğul Günü" vardı. Bu sefer Rıfat&Alpi bir başlarına "B.E.Ö." a katkıda bulunacaklardı. Alpi hastalıktan ayaklandığı için böyle bir organizasyon bize iyi geldi. Evden heyecanla çıktılar. Fotoğraf makinesinin azizliği yüzünden cep telefonu devreye girmiş; görüntüler bu yüzden bozuk. Sırf bu yüzden de olayı harcamak istemedim. Akşam heyecanla eve döndüler ve bana gördüklerini anlattı. "Kış gelip havalar soğuduğu için nasıl Alpi kalın&uzun giysiler giyiyorsa; hayvanlar da buna benzer birşey yapıyor. Onların giysileri yok. Kedi, köpek, at ve kuşlar yazın çok sıcak olduğu için tüylerini döküyor; kış gelince de kalın tüylerini çıkartıyor. Yılanlar ve ayılar uyuyor-pet show da tabiiki ayı yoktu bu ekstra bilgiydi-karıncalar yuvalarına bir sürü yiyecek taşıyor, kuşlar ve balıklar daha sıcak yerlere doğru gidiyorlar." vb açıklamalar eşliğinde resimlere tekrar göz atıldı. "Hayvanları Seviyorum" kitabı incelendi. Daha sonra "Alpi, hayvanlar ne yapsınlar ki üşümesinler? Yeni ve kalın tüyleri ne renk olsun? Hayvanlara nasıl giysiler dikelim? Yılanların ve ayıların yastıklarında ne resmi olsun? Kuşlar ve balıklar için neresi daha sıcak olabilir?" sorularıyla biraz eğlendik ve hayal gücümüzü coşturduk. "Kış Baba"&"Karıncalar" şarkılarını söyledik. Müzik aletlerimizi alıp Karınca&Cırcır Böceği" nin dramatizasyonunu yaptık. Ben karınca oldum. Alpi arada kendisi dahil ne bulduysa sırtıma yükledi. Kendisi de cırcır böceği olup müzik çalarak şarkılar söyledi. Sonuç= Alpi kışa hazır:)

8 Kasım 2008 Cumartesi

B.E.Ö. Sonbahar temalı Sürpriz Sepeti

Banu - Mira (8.5 aylık)
Mira ile B.E.Ö. Sonbahar etkinliğimize geçen ay başladık. Sanırım kışı görmeden de sonlandırmayacağız :) Yine attık kendimizi dışarılara ama en çok da kendi bahçemize… Tanıdığı bir yerin sonbahar ile değişimini görsün diye… Yazın hergün bahçede bir kaç saat kaldığından, Mira bahçesini biliyor. Böylece, gün ve gün, bahçesindeki ağaçların, çiçeklerin, yaprakların, renklerin farklılaşmasını izledi... Genelde yere bir örtü attık… Örtünün altında çıtırdayan yaprakların üzerinde yuvarlandı. Çıtırdama sesleri çok hoşuna gitti. Dökülen sarı yaprakları yoldu. Küçük parçalara ayırdı. Kuru yaprakları mıncıkladığında, ufalanıp elinde bir şey kalmayınca çok şaşırdı.

Sonbahar etkinliklerimizi son olarak Harika Çoçuk Nasıl Yetiştirilir? kitabından bir faaliyet ile pekiştirdik. Mira için bir sepet dolusu sürpriz eşya hazırladım. Kuru kozalak, taze kozalak, kabuk tarçın, lavanta torbası, kekik torbası, kestane, kestanenin dış kabuğu, keçiboynuzu, zencefil kökü, küçük şişe içerisinde tıngırdayan mercimek, küçük tahta ayna, tahta kaşık, midye kabuğu, kuş tüyü…vs… Eşyaların bir kısmının sonbahar etkinliklerimiz sırasında bahçede de gördüğü, ellediği, kokladığı nesnelerden olmasına özen gösterdim. Meraklı tazem teker teker inceledi sepettekileri… 1 saatten fazla sürdü. Son zamanlarda hiç bir şey onu bu kadar yerinde sabit tutamamıştı. Taze kozalağı dişlemesini engellemek dışında hiç müdahale etmedim. Yanında oldum ama sessiz kaldım. Her bir parçayı keşfederken ki coşkusuna ise hayran kaldım. Montessori’nin yazdığı gibi “Yaşamın kaynağına o kadar yakın ki, sırf eylem uğruna eyleme girişiyor. Bizim ne bildiğimiz, ne de hatırladığımız yaratıcılığın yolu da budur işte…"

6 Kasım 2008 Perşembe

KIŞ HAZIRLIĞINDAKİ HAYVANLAR NAZLI 2,5 YAŞ



Dün Nazlı'yla parktan dönüyorduk.Muhteşem bir kuş sürüsü üzerimizden geçti.Bende Nazlı'ya gösterdim.Durup geçmelerini izledik birlikte.Nazlı kuşlar gözden kaybolunca nereye gittiklerini sordu.

Bende artık havaların soğumaya başladığını.Kuşların üşüdüğünü.Daha sıcak yerlere uçtuklarını anlattım.Havalar ısınınca tekrar gelecekler dedim.

Bu ilk etkinliğimiz biraz spontane gelişti.Daha güzel bir hazırlıkla anlatmak istedim aslında ama Nazlı şimdi uçan kuşları görünce üşümüşler gidiyolar diyor.

Amacına ulaşmış etkinliğimiz bence ...

www.nazlitopkaya.blogspot.com

5 Kasım 2008 Çarşamba

Sonbahar... Cocuklar icin elisleri...

Archi*Sugar Esra & kizi Defne (3 yas)
----------------------------------------------
Sonbahar... Doganin kabuk degistirme mevsimi... Bol bol yuruyus yapmali insan, degisen renkleri solumali... Hazirlik yapmali insan... Kisa, soguga... Tipki doga gibi....

Biz, sonbahar aktivitesi olarak iki el isi yaptik bundan birkac hafta once... Evde yapmasi cok kolay ve bir o kadar da eglenceli...

Unutmamak gereken tek sey, burada "siz" diye bahsettigim kisi siz (anne, baba, vs) VE cocuk. Boyama, yapistirma, susleme, cizme vs gibi tum aktiviteleri yasina ve becerisine uygun olarak cocuk yapmali...

Ilk el isimiz, cocugunuzun penceresi icin harika bir sonbahar susu...

Gerekli malzemeler: firinda pisirmek icin kullandigimiz yagli kagit, sonbahar yapraklari, pastel boya, utu ve ip.

Hazirlanisi: Esit uzunlukta iki parca yagli kagit kesin. Yaklasik 30 cm civarinda olabilir. Bir kabin icine cesitli renklerde pastel boyayi rendeleyin. Yagli kagitlardan birini yayin ve ustune topladiginiz sonbahar yapraklarini koyup rendelediginiz ve karistirdiginiz pastel boyalari serpin. Ikinci kat yagli kagidi kapatip hafif isidaki utu ile utuleyin. -Utu isini mutlaka yetiskin kisi yapmali. Kucuk cocuklarin eline lutfen utu vermeyin.- Eriyen boya kagitlarin birbirine yapismasini saglayacaktir. Ustunden kagit delgeci ile iki delik acip ipi bu deliklerden gecirin ve pencerenize asin. Gun isigi bu tabloya yansidikca renkler arasinda yapraklar harika gorunuyor.



Ikinci el isimiz, sonbahar agaclari.

Malzemeler: Bitmis tuvalet kagitlarinin ortasindaki karton (?), boya (parmak boyasi tercihen), duz karton, agac seklinde kesilmis kartonlar, yapistirici ve sonbahar yapraklari.

Hazirlanisi: Parmak boyasi ile duz kartonu, agac seklinde kestiginiz kartonlari ve agac govdesini olusturacak olan bos tuvalet kagit ortalarini boyayin (cocuk boyasin tabii ki). Sonbahar yapraklarini kucuk secmeye dikkat edin, eger kucuk bulamazsaniz elinizle ufalayin ve duz kartonun ustune elinizle yapistirin. Bir sure kurumaya birakin. Tuvalet kagitlarinin bir tarafindan iki tarafli 2 cm x 2 mm civarinda dikdortgenler kesin. Agac seklinde kesmis ve boyamis oldugunuz parcalari bu govdelere yerlestirin. Govdelerin alt kismina ve boyaya yapismamis olan yapraklara cok az yapistirici surerek duz kartonun ustune yapistirin. Kurumaya birakin... Kucuk parkiniz hazir. Evdeki kucuk insanlar, kucuk banklar, kucuk salincaklar ve kucuk hayvanlari bu parka yerlestirebilirsiniz...

4 Kasım 2008 Salı

B.E.Ö. - KIŞ HAZIRLIĞINDAKİ HAYVANLAR

GÜLCAN-EGEMEN 21 AYLIK - http://egemenlihayat.blogspot.com/

B.E.Ö. deki ilk aktivitemiz. Ne yapacağımıza karar verdikten sonra bi hevesle gidip malzemelerimizi aldık.

Yeşil kartona büyükçe bir kaplumbağa çizdik ve rengarenk elişi kağıtlarını daire şeklinde kestik. Kestiğimiz elişi kağıtlarının arkasına yapıştırıcıyı birlikte sürdük ve Egemen gösterdiğim yerlere koyup iyice yapışsın diye pat pat vurdu.

İşimiz bittiğinde kaplumbağayla tanıştırdım onu. Birlikte ayaklarına, kabuğuna baktık. Kaplumbağa kelimesini söylemek biraz zor geldi Egemen’e. Kaabaaa gibi bişeyler söyledi. En basit kelime ve cümleleri seçerek kaplumbağaların kışın uykuya yattığını anlatmaya çalıştım. Soğuk-sıcak kavramlarını bildiği için “Hava soğuk olunca, karlar yağınca, yağmur yağınca kaplumbağalar uyurlar. Sıcak olup güneş çıkınca da uyanırlar.” dedim. Eeee eee eee diye ninni söyleyerek dinledi beni. Kabuğuna girmiş bir kaplumbağa resmi bulduk internetten. Ona da baktık. Şu an uyuduğunu söyleyince ona da bi eeee eee faslı geçtik. Kendi yaptığımız kaplumbağamızı evimizin kapısına astık.


Sırf kaplumbağaların değil ayıların da kışın uyuduklarını anlattım. Küçük Ayıcık isimli kitabın kapağındaki resmi görünce hemen tanıyıp Ayııııı dedi Egemen. Anlaması için yavaş yavaş ve ne olduğunu göstererek kısa hikayemizi de okuduk. Resimlerine baktık. Sonra Egemen kendi ayısına da gösterdi kitaptaki resimleri.