Yasal Uyari

Aksi belirtilmedikce bu sitede yayinlanan tum yazilarin ve fotograflarin telif hakki yazarina aittir. Izinsiz yapilan tum alintilar icin hukuki yollarin acik oldugu hatirlatilir.
-----------------------------------------

Tanitim

Bu blog, cok yazarli olup Montessori Egitimi mail grubu uyelerinin yazilarindan olusmaktadir ve Montessori Egitimi ile ilgili yazilar icermektedir. Yazarin ismi (ya da takma ismi) yazinin genelde basinda ya da sonunda yer almaktadir.

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri her iki haftada bir konu degistiren ve uyelerimizin cocuklar ile yaptigi calismalari icermektedir.

Buyrun, hosgeldiniz...

31 Aralık 2009 Perşembe

ÜÇGENLER ,KARELER,DAİRELER DAHA YOK MU ANNE?


İlk defa Ahsen Ela ile böyle bir etkinlik yaptık .
Başlangıçta eee diyerek ipi salladı.Daha sonra toplaması gerektiğmi anlayıp,verdiğimiz komutlarla bazen karışık olarak bazen sırasıyla şekilleri topladı. Toplama işlemi bitince anne düz düz diyerek defalarca yeniden topladı .Kızım düz dedikçe ,ben asalım annecim dedim ama o düz demeye devam etti. Bende fazla üzerine gitmedim...sonuçta eğlenerek öğrendik.
Herkese sağlıklı ,huzurlu,bol etkinlikli seneler...
Nurşen&Ahsen Ela (21 aylık)

B.E.Ö:Yeni Yıl




Her konudan bir faaliyet yaptığımız halde fırsat olmamıştı buraya eklemek..
Bu sefer fotoğrafları güzel olmasa da eklemek istedim Yeni Yıl konulu faaliyetimizi...

Aslında çekilişler de başlıbaşına bir Yeni Yıl faaliyeti olsa da,bu konuda çeşit çok haliyle:)

Ayça'nın bu Nail baba:) isimli şahsiyetinin kesme alıştırmalı bir resmini bulmuştum internette...
Ada önce boyadı , sonra da sakallarını noktalı yerlerden kesti...Çok da komiğine gitti yaparken...
Nail baba traş oluyormuş:))

Elif.Ada(3 yaş)

Yeni Yıl Hediye Arkadaşı:Eren


Eren'e ve sevgili annesi Helil'e buradan da tekrar teşekkür ediyoruz...
Ada çook beğendi hediyelerini...

23 Nisan'daki çekilişten olaya yabancı değildi ama ben yine anlatmıştım ona...Sanıyorum bu seferki çekilişin daha çok farkındaydı...

Birkaç gün önce biz de kendi hediyelerimizi hazırlayıp yollamıştık...

Ada, şaşkın şaşkın açtı paketini...Eren'in resmine baktı...Sonra paketin içindekileri hızla çıkarttı...Bayılıyorum onun bu sessiz,ilgili hallerine...
Eren Ada'ya çok güzel bir bingo oyunu almış...Bir de "Çıkartmalı Kış Eğlenceleri Kitabım"...Tam da almak istediğimden...Çook beğendi(k)!!!

Yeni yıl arkadaşımıza ve çekilişi düzenleyen Seher arkadaşımıza çook teşekkür ediyoruz...Emeğinize sağlık...
İyi yıllar!!
Elif.Ada(3 yaş)

29 Aralık 2009 Salı

İpek ve Sencer'in hediyeleri burada

Aslında son 10 gündür bugün, yarın,iş,ev telaşı derken ancak fırsat bulabildim yazmaya. Çekiliş hediyelerimizi aldık ve yüzümüzde kocaman bir gülümseme oluştu. İlk önce İpeğin hediyesi geldi. Bu yüzden onunkinden başlıyorum. Mersinden Sevgili Filiz , boncuk kızı İnci ve Sueda ablamız hazırlamış hediyelerimizi. İşyerime gelmişti kargo. Çocuklar gibi heyecanlandım ben. İlk defa böyle bir organizasyona katılmıştık. Kızıma vermeden önce yeniden paketlerim diyerekten ve merakımı yenememekten dolayı akşamı beklemeden ben açıp baktım hediyemize. Tek kelimeyle bayıldım. İpeğe hemen vermedim hediyesini ,Sencerinkininde gelmesini bekledim. Yoksa Sencer İpeğin elinden alır. Bıkana kadarda vermezdi. İllaki kardeşinin elindekini alacak.Eve götürdüğümde neler olduğunu yavruların fotoları anlatsın. Hangisinden başlasam.

İpek kuklaları çok sevdiğinden beş parmağında farklı hayvanların olduğu bir el kuklası almış Sevgili Filiz ve Sueda. Kuklayı elimize takıp parmaklar şarkısını söyledik birlikte. Sonra İpek tek tek öptü herbir parmaktaki hayvanı.Sevdiği herşeyi öpüyor.


O hayvanların seslerini taklit ettik. Sueda ablamız bir resim yapmış. Yazılanlarda çok tatlı. Canım yavrum pek güzel çizmiş. Resimde elimi bırakma dedim diye Sencer gülmüyormuş..........Yine Sueda boncuk bileklik dizmiş rengarenk,hemen kolumuza taktık. Bitanede saç tokası. Ve el emeği, mukavvadan yılbaşı ağacı kartımız içine İpek ve Sencer çizilip Mutlu Yıllar yazılmış.


Bittimi daha bitmedi. Etkinlik kitabımız süper. İçinde İpek ve Sencere özel yazılmış aktiviteler var.Filiz tek tek resimleri kesip yapıştırmış ve el yazısıyla açıklama metinlerini yazmış. Bu alıştırmaları zamanı geldikçe bir bir yapacağız. Hatta hemen ilk alıştırmayı yaptık bile.


Kuşları kedileri birleştirme olanı. Bu arada ne kadar incesin. İpeğe çıkmasına rağmen Senceride unutmamış .Onada minik bir el davulu göndermişsin. Ayrıca küçük birde mektup var. Senin ve yavruların emeğine gönlüne sağlık. Tüm hediyelerimizi özenle saklayıp koruyacağız. Büyüdüklerinde yavrulara teslim edilmek üzere.
Şimdi Sencerinki:

Eskişehirden Sevgili Eser ve kuzusu Nazlısu gönderdi hediyemizi. Minik ellere minik bir piyano. Hemen tuşlarına basıp çalmaya başladık.İster sesli oyuncak olsun ister evdeki makineler olsun, gürültü çıkaran herşeye bayılıyor oğlum. Mesela matkap , şarjlı süpürge, rondo vb.

Piyanonun üzerindeki hayvan figürlerine basınca, 0 hayvanın sesini çıkarıyor ve isterse tuşlarına basıp sadece kendisi çalabiliyor. Açıkçası ben bile çocukluktan ezberimde kalmış notaları çalıverdim. Nasıl çaldığımıda gözleriyle takip ediyor.

Amerikalı bilim adamlarının araştırmalarına göre piyano zeka geliştiriyormuş. Belkide vesile olur, bu sosis parmaklar bilgisiyar tuşları yerine piyano tuşlarında çalışır. Biz bu etkinlikten çok mutlu olduk ve Sevgili Eser'e , minik Nazlısu'ya tekrar teşekkürler ve iyi yıllar.
Sebile Şenyurt Şimşek Afacanikizler.blogspot.com

BEÖ - YENİ YIL

Nuran & Emincan (26 ay)

Emincan ile yılbaşı ağacımızı süsledik, kardan adam yaptık, parmak boya ile el baskısı yapıp kartonu yuvarlak kesip üstlerine baskılarımızı yapıştırdık.
Fotoğrafta görüldüğü gibi yılbaşı ağacımızın koruma kalkanları var. Bu şekilde ağacın altındaki hediyeler korunmuş oluyor. Yoksa yeniyıl gelmeden hepsini açmaya niyetli.
Kural 1: Hediyeler yılbaşı akşamı açılacak.
Emincan süsleri önce koyuyor sonra geri topluyor. Çok sevdi bu aktiviteyi.

BEÖ - Yeni Yıl

Demet & Deniz (23 ay)

Bunlar geçen haftalardan. Deniz'e Yeni Yıl temalı bir lapbook yaptım. En sevdiği şey Yeni Yıl kutlu olsun şarkısı oldu. Bana defalarca söyletip dans etti.


Yukarıda Yeni Yıl hediye arkadaşımız Begüm için Deniz suluboya yaparken el izini alıp yeni yıl kartı hazırladık. Ve Begüm için de bir Yeni yıl lapbook.

Deniz'in büyük ilgi ve yoğun çaba gösterdiği aktivite de çam ağacı, geyikler ve kardan adam çalışmamızdı. Fikir buradan.


Renkli kartonlar, tutkal, etiketler ve renkli pamuklar yardımıyla çam ağacı yaptık Deniz tutkal sürüp yapıştırma işini çok sevdi.

Deniz'in el ve ayak izlerinden geyikler yaptık, en son da kardan adam.

28 Aralık 2009 Pazartesi

Ayça - Erin (2.8 yaş)
Yine yapım aşamasını tek tek fotoğraflayamadım ama anlatayım çünkü çok uyduruk bir işlemi var :=)
Yine atık kartonlardan birinin üstüne yapıştırdık hepsini.
Şapkası sünger kağıt, gözleri beyaz karton üzeri siyak keçe, pantolon, ayakkabılar şapkanın süsü ve kemer hepsi keçe, sakallar pamuk.
Tamaman göz kararı hepsini ben kestim, Erin yapıştırdı. Süs ağacamızın tamamlayıcısı oldu.
İşte Nail amca...

IMG_0372

27 Aralık 2009 Pazar

Selin'den Ela'ya Öpücükle Birlikte

Esra & Ela (17 aylık)

Montessori grubumuzun hediye çekilişinde bize hediyemizi verecek Çiğdem ve Selin'di. Ela grubun en şanslısı olacak ki Selin'ler bize 5 dk uzaklıkta oturuyor. Ela ile oynamaya ve hediyemizi almaya Çiğdem'lere gittik. Çiğdem daha önce kibar bir davranışla bana alacağı hediyenin Ela'nın yaşı için biraz büyük olduğunu ama kaçırmamamız gerektiğini söyledi. Ben de oyuncağın fikrine bile bayıldığım için seve seve "Tabi tabi kaçırma 2 yaşından sonra veririm" dedim..

Çiğdem hediyeyi Selin'in boyadığı kağıda paketlemiş. Çok çok hoşuma gitti. Kağıtların bu şekilde tekrar kullanılması da çok hoşuma gidiyor aynı zamanda Selin kendi elleriyle yapmış olduğu bir hediye daha vermiş oldu.

Ela hediyesini çok heyecanla açtı. İçinden çıkanları da biraz kurcaladı ama sonra hediye ile ben oynadım, biraz da Selin oynadı:).. Ela'ya 2 yaşında tekrar vermeyi düşünüyorum ki zaten şu an yapamayacağını bekliyorduk.. Resimde görülen ayıya tahtadan iğnelerle çeşitli kıyafetleri giydirebiliyorsun. Çok eğlenceli bir oyuncak. Elayla birlikte oynayacağımız günü bekliyorum.

Selin'den Ela'ya...Hem de Elden!

Çiğdem-Selin (23 aylık)
Selin bu sene çok şanslıydı çünkü ilk defa katıldığı Montessori Grubu yılbaşı hediye çekilişinde Ela çıktı. Sanırım hediyesini elden verebilen tek çocuk oldu. Biz birbirimize arabayla 5 dakikalık bir mesafede oturuyoruz da:) Geçen hafta cuma sabahı için Ela ve uydusu Esra'yı bize davet etmiştik. Bir gece önceden hediyeyi Selin’in boyadığı kağıda sardık. Ela geldiğinde önce epey bir süre içeride oynadılar. Sonra sıra hediye faslına geldi. Meleğim hediyesini verip kenara çekildi. Ela paketi alıp kanapenin üzerinde açmaya çalışırken Selin bir taraftan Ela’yı okşuyordu. Elacığım paketi büyük bir zevkle yırtıp açtı ama hediyesini açamadı. Valla biz bile açamadık:) Zar zor bıçakla filan becerebildik. Paketten çıkan ayıcık ve kıyafetlerini birlikte incelediler.
Esra kıyafetlerin nasıl dikildiğini(!) gösterirken dikkatle seyrettiler. Ela için henüz erken olsa da 6 ay sonra bu oyuncağı bulamayız belki diye Esra’ya danışarak almıştım hediyeyi. Ela teşekkür etmek için Selin’i öpmek istediğinde Meleğim de yanağını uzattı hemen. Öyle şekerlerdi ki...

Selin'e İzmir'den Hediye Geldi!

İki hafta kadar önceydi, Selin uykudayken geldi paketi. Uyanınca O açsın istedim ve kanapenin üzerine koydum. Uyandıktan bir süre sonra sonra salona geldi ama ben bir şey demeyince paketle hiç ilgilenmedi. O sırada babası eve geldi. Bir süre sonra dikkatini pakete yöneltmek için halının üzerine koyduk ve "Selinciğim bu paket sana geldi, açmak istermisin?" diye sorduk. Gerisini anlatmama gerek yok sanırım. Fotoğraflara bakmak yeterli.
Sarp’a ve annesi Işıl Hanım’a hediyeleri için Selin adına çok teşekkür ederim. Bu mee li takımı bir kaç yıl sonra kullanmak üzere kaldırdım ama duvar sticker’larını hemen kullanacağız. Bu sevimli hediye tam da Meleğimin odasını çalışma odasıyla değiştirdiğimiz ve benim duvarlara ne yapıştırsam diye düşündüğüm günlere denk geldi.
Bu vesileyle Montessori e-grubu üyelerinden fikrin sahibi Seher’e ve grubun kurucusu Esra’ya bu güzel organizasyon için teşekkürlerimi gönderiyorum.

26 Aralık 2009 Cumartesi

BEÖ-YENİ YIL/ NAR (25 ay)

Nar gibi tatlı bir yeni yıl kartı.


Çocukken bayramların ya da her yeni yılın olmazsa olmaz merasimlerinden biriydi kart atmak. Aslında kart atmaktan daha büyük heyecan, o kart raflarının önünde dikilip dakikalarca binbir çeşit allı pullu ceylanlı noel babalı kartların arasından bir düzine seçip beğenmekti. O pullar dökülmesin diye titizlenirdik, sonra kime hangi kartı yollasam faslı başlardı, herkese ayrı bir mesaj yazma kaygısı da cabası.
Nar'a ilk kartımı, o henuz 8-9 aylıkken ilk ayrılığımızda, iş seyahati için gittiğim bir yurtdışı kasabasından atmıştım. Beylik bir turistik karttan daha fazlası yoktu kasabada ama olsun, kızıma attığım ilk karttı, sanki Nar okuyacakmış gibi, ama olur da kaybetmezsek yıllar sonra okuduğunda gülümsesin hevesiyle ince ince düşünüp yazmıştım.
Bu yılbaşı artık Nar iki yaşını doldurmuşken ve kendinden de bir şeyler katabilecek seviyeye gelmişken bütün aile büyüklerine ve arkadaşlarına Nar'dan birer kart yollamak istedik. Nar'a uzun uzun anlattım yeni yılda kart yollamasının herkesi nasıl mutlu edeceğini. Ben kırmızı kartondan tek kırımlık Nar şeklinde kartlar kestim, Nar ise parmak boyaya batırdığı ellerinin izini çıkardı narların üzerine. böylece "On, on, on, Hoşgeldin ikibin on!" mesajıyla herkese Nar kadar tatlı bir yıl diledik. şimdi sıra zarflarda ve postalama heyecanında. Keşke Galatasaray postanesi hala açık olsaydı..


Noel Baba
Dltk-kids.com'dan basılabilir bir Noel Baba resminin üzerine Nar ile birlikte pamuktan sakal ekledik. Nar her zamanki gibi yapıştırmadan çok yapştırıcıyı gani gani sıkma işini sevdi, ama Noel Baba'nın sakalsız üşüyeceğine ikna olunca bol bol pamuk yapıştırdı. 



idilvenar

Montessori Kulpsuz Silindirler





Milimetrik bir kaç uyumsuzluk dışında genelde tatmin edici nitelikte bu silindirlerin kalitesi. Belki üreteciye gerekli noktalarda müdahale edip çeşitli revizyonlar talep edebiliriz. Mesela bendeki kutulardan en geniş çaplı sarı silindir, kulplu silindirlerin ilgili yuvasına sığıyor ama zor çıkıyor. Hepsi tek tek el üretimi olduğu için, bu problem başka kutudan çıkacak aynı boyuttaki sarı silindirde yaşanmayacak olabilir. Oysa boyasız olan gayet raha işliyor. Belli ki boyanın verdiği kalınlık pürüz yaratıyor. Özellikle kulplu silindir yuvalarıyla extension'lar yaparken silindirlerin daha incelikli oturması için üreticiye not düşülebilir. hepsini renksiz alıp kendimiz boyamak da bir alternatif?


idilvenar

B.E.Ö:YENİ YIL

Ayça-Erin (2.8 yaş)
Uzun zamandır yapsak bile yazamadığım BEÖ aktivitelerinin yılbaşı olanını artık yazsam ne iyi olur değil mi ?

Geçen seneki burada
Yapılma aşaması çok spontan olduğu için adım adım çekemedim ama anlatıyorum.

Eski kullanılmış büyük kartona bir çam ağacı çizdik. En kolay yol küçükten büyüğe iç içe geçmiş 3 tane üçgen çizmek. Erin atık kağıtları keserken parça pinçik ben de çam ağacını kestim. Bol miktar gazete kağıdı ve atık kağıtları bir yapıştırıcı ile ağacımıza tek tek yapıştırdık. Sonra yeşil bir parmak boyasını sulandırıp sünger ile kağıtların üstüne sürdük. Kuruması için bıraktık. Onlar kururken biz de süslerini kestik. Renkli, parlak, sünger atık kağıtlardan çeşitli boylarda süsler kestik.

001

Simli uhular ile çevresini boyadık. En üstüne bir de yıldız taktık. Süs ağacımızın yanına duvara astık.

2009_12_25-1

25 Aralık 2009 Cuma

Waldorf Bebegi Yapimi

Ne zamandir Ece'nin yuz ifadesi olmayan, bez bebegi olsun istiyorum.
Hic bir oyuncakcida bulamayinca kendim yapayim istedim de, isin icinden cikabilir miyim diye de tereddut ettim.
Bir site buldum, orada o kadar guzel tarif edilmisti ki.
Bir de bu fotograflari cok aciklayici buldum. Bebegin yapimi icin, bebegin saclarinin yapimi icin.

Bahsettigim ilk siteden bu patronu indirdim.



Sonrasinda malzemeleri toparlamaya basladim. Bebegin akibetinden cok emin olmadigim icin, evde ne varsa toparladim. Bilseydim guzel olacagini ozenle organik urunler temin ederdim. Bundan sonra yapacagim bebeklerde bu konuya dikkat edecegim.

-pamuk (hani makyaj veya oje cikarmak icin kullanilan, serit halinde satilandan)
-Ece'nin bir corabi (kafa icin)
-ribana kumas(eski bir penye t-shirtim vardi, rengi de tam denk geldi)
-yun (saclari icin)
-elbisesi icin kumas
-igne iplik

Blogta ve fotograflarda anlatildigi gibi, oncelikle pamuktan bir top yapip coraba tiktim. Torba gibi bagladim, bagladigim kisim bebegin bogazi oldu, goz cukurlarini ve yanaklarini belirleyen ipleri de dolayip bagladim.
Ardindan kafayi penyeyle kapladim, goz ve agiz isledim.
Kollarini kesip, dikip, gogus kismina tutturdum,
Sonra da (ucuncu link) bebegin "sac derisini" yani sapka benzeri birsey orup, bebegin kafasina diktim.
Ve bacaklarini dikip pamukla doldurdum, tum parcalari bir araya getirip, karnini da doldurup omuzlarindan dikerek bebegi bitirdim.
Ardindan yun kesip, puskul gibi "sac derisine" tutturdum.
En son da elbisesini dikip giydirdim.

Yapimi kolay ve bir o kadar da zevkliydi.
Ece de bebege bayildi, opu optu, sarildi :))
Dilek & Ece

BEÖ 4; fotoğraf

Öncelikle yeni yıl hediye arkadaşlığını kaçırmanın üzüntüsü içindeyiz, seneye inşallah...Bir önceki aktiviteyi şimdi ekleyebiliyoruz, yüzümüze vurmayın...

Bu çerçeveyi çok seviyorum ama içindeki resim soluk görünüyor, duruyla albümden fotoğraf seçtik, eh biraz yönlendirmiş olabilirim, ana yüreği, astık duvarımıza, oyalandık işte, ne demiş Üstün Dökmen, 'mutluluğun anahtarı, küçük şeyler'

Bu cıbıl olanı beğendi(m)k, Bodrum ikoncanları gibi, aslında gerçekten Bodrumdaydı bu kız, yedi aylıktı. Allahım o ne tatildi, öldürmüştün bizi yorgunluktan.




Bu el-ayak izlerini de 8 aylıkken yaptık, suluboyayla boyayıp kağıda bastırmak gerekiyor ama çok zorlamıştı Durucum, Aylinle tam vazgeçmek üzereyken son bir deneme dedik, en düzgünü o oldu, arkasına tarih atıp astık.



duru karakaş, 25 ay
http://durugunlerimiz.blogspot.com/

23 Aralık 2009 Çarşamba

Yeni Yıl Oyuncak Arkadaşım

Demet & Deniz(23 ay)


Bu sene Deniz yeni yıl heyecanını erkenden doya doya yaşıyor.

Montessori grubumuzun Yeni Yıl çekilişinde Deniz Ankara' dan 14 aylık Kutluay' a çıktı ve hediyeleri geçen cuma günü Deniz uykudayken geldi.
Genelde öğle uykusundan huysuz ağlamaklı uyanan Deniz' in ben "kargocu abi geldi arkadaşından sana hediye getirmiş koş bak salonda" deyiverince bütün uyku sersemliği gitti.
Çok heyecanlı, mutlu..

Hediyee aakadaaş diye bağırarak önce çok şirin uğur böcekli kartını inceledi Kutluay' ı fotoğrafından sevdi. Sonra paketlere saldırdı, bir kitap ve ahşap şekiller puzzle.
Yap-boz'lu masal kitabını çok sevdi kapağındaki simlere bayıldı süslü kızım benim.
Eline bir ahşap şekilleri aldi bir kitabını ikisini de bırakmadan.


İkinci paket de bana, anne -kız şanslıyız bu yıl. Kutluay'ın annesi Öznur beni de düşünmüş el emeği çok güzel bir atkı bere takımı göndermiş.

Öznur ve Kutluay' a çok teşekkürler hediyeler ve incelikleri için.
Miniklere büyük sevinç yaşatan bu etkinlik fikrini ortaya atıp gerçekleştirenlere de binlerce teşekkürler.

Bu yıl hepimize bol şans getirsin, miniklere de bolca oyun ve gülücük.

Yeni Yıl Hediye Arkadaşım

Füsun&Defne

Yılbaşı için grupta yaptığımız çekilişte Defne'ye Ada çıkmıştı. Defne ise Ceren'e...
Hediyelerimiz dün geldi. Aslında gündüz gelmiş ama fotoğraf çekebilmek için ben gelene kadar açmayın demiştim anneme, o anı kaçırmak istemiyordum çünkü.
Defne de benim gibi kargo abilerini çok seviyor artık, her seferinde bir paket getiriyorlar, Defne açmak için sabırsızlanıyor. Ceren ve annesi Özgür çok güzel hediyeler hazırlamışlar. Akşamımıza keyif ve neşe kattılar. Tchibo'dan delikli, bir anlamda dikiş dikilebilecek ahşap bir oyuncak, Defne için kardan adamlı bir havlu ve Cerenciğimin parmak izlerini taşıyan harika bir kardan adam kartı.

Havluyu banyodaki köşesine asacağız Defne'nin, zaten ihtiyacımız vardı. Oyuncağı zaten çok sevdik, ailecek! Kart ise uzun yıllar saklanacak. Özgür o kadar ince ki hediye değişim kartı koymuş oyuncak için ama tabi ki değiştirmeyeceğiz:))

Montessoriyle ilk tanıştığım günlerde karşılaşmıştım Özgür'ün bloguyla, bana hem blog konusunda hem aktiviteler konusunda ilham veren kişidir kendisi, bilmese de. Blogundan çok şey öğrendim, bir çok anlamda yol gözterici oldu diyebilirim. Bu organizasyonda da eşleştiğimiz için gerçekten çok mutluyum.
Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...



Montessori'nin "Bağlantı Kurarak Öğrenme" Kuramı


Esra ve Ela (17 aylık)


Emici Akıl; Montessori'nin, bir bebeğin nasıl düşünen bir canlıya dönüşmesinin gizemine verdiği cevaptır. Ve duyarlılık dönemleri, nasıl temel insan yeteneklerinin sistematik olarak geliştiği hakkında Montessori teorisinin temelleridir. Fakat şimdi şunu sormalıyız. Temel bir idrak ve belli genel yeteneklerle, daha sonra belirli bilgi ve birikim edinmek için ne çocuğu hazırlamaktadır ? Emici aklın nasıl açılan, kalıtsal yapıyı beslediğini ve duyarlılık dönemlerinin genel yeteneklerinin inşası için doğru materyalleri sağlamaya yardımcı olduğunu daha önce belirtmiştim. Fakat nasıl ve ne zaman bu genel yetenekler, bilgiyle ve gerçek dünyada bu bilgiyi yararlı kılacak anlayışla entegre olur, genişler ve dolar?

2,5 veya 3 yaşlarında özel duyarlılıklar; açılımının her fazında emici aklın kalıtsal içsel yapısı tarafından ihtiyaç duyulan belirli etkiler bilinçli şekilde ifade edilmeye başlanır. Bunlar, çocukda merak ve ilginin ifadeleri ve amaçlı aktiviteleri olarak belirmeye başlar. Örneğin, çocuk kendisine mutfakda ne yaptığımızı göstermemizi, blokları bir hizaya nasıl dizeceğini göstermemizi, telefon alıcısından hangi seslerin geldiğini dinletmemizi ve banyoda su akıp kaybolduğunda nereye gidiyor keşfetmeyi ister. Bu yaş genel olarak "öğrenme" dediğimiz hamleyi işaretler.

"Öğrenme" tam olarak anlamını bilmeden kullandığımız sözcüklerden biridir. Bir insan bir yeteneğe sahip değilken bir sonraki anda bu yeteneği gösterebiliyorsa, biz buna "öğrendi" deriz, ve "öğrendi" derken o insana yeni yeteneği yükleyen bir çeşit operasyon oldu anlamında kullanırız.

Fakat nasıl bir operasyon bunun üstesinden gelir ve bunu nasıl yapar? Tekrarlamanın çoğu zaman öğrenmeye yol açtığını biliriz, fakat öğrenmenin tamamıyle tekrardan ibaret olduğunu söylemek istemeyiz. Hatta öğrenen biz olsak bile, o anlama anında - eğer varsa veya uzun zaman pratik yaptıktan sonra - kafamızda tam olarak neler olduğunu tanımlamakta zorluk çekeriz. Tek bildiğimiz, daha önce yapamadığımız birşeyi artık yapabiliyor veya düşünebiliyor olduğumuzdur.

Montessori'nin açısından, öğrenme eylemi herhangi birşeyin elde edilmesini içermez. Basitçe dünyaya uyanık olarak, emici akıl küçük çocuk tarafından öğrenilen herhangi birşeyin içeriğini devamlı olarak elde eder. "Öğrenme"'nin kendisi bu daha önceki kazançlara bağlanma ve katılma eylemidir ki bu şu şekilde olur: Bunlar birbirine kullanım veya anlam olarak bağlanır ve daha büyük bir kullanım veya anlamlar sisteminde bir yerleri olur. Şimdi herne öğrenildiyse, (her önceki kazanç gibi) daha sonraki öğrenme hareketlerinde başka parçalara bağlanabilecek herbir bilgi parçası halini alır.

Öğrenme; (daha önce emilenlerle birlikte bağlanma) uzun zamandır eğitimcilerin gözlemlerine göre 3 aşamada oluşur. Montessori'nin teorilerine göre, bu aşamalar aşağıdaki gibi tanımlanır.

Birinci faz, emici akıl tarafından yapılan"emmek", daha sonra katılacak çeşitli ayrı tüm bileşenlerin bir tam etkisidir. Bu aşama doğal olarak birçok ayda oluşabilir veya isteyerek birkaç dakikada sağlanabilir. Çocuğun hareket eğilimi nedeniyle bu; bir pasif karşılama olmasından daha çok herzaman çocukta bir katılımcı olaydır. Aynı zamanda, bir tüm emmenin gerçekleşmesi için, bir konsantrasyon çabası gereklidir ve çocuğun dikkati dağıtılmışsa gerçekleşmeyecektir. Bu ilk aşamada ne emilmişse, kalıtsal içsel yapısı mirasından işlendiği için, çocuğun aklının arkasında gevşekçe birleşmiş olmaya çoktan başlamaktadır. Sonuç olarak, çocuk bu birleşenleri tamamlamak ve güçlendirmek için bir motivasyon hisseder. Kısaca, bu ilk aşama eğer tamamlanırsa, öğrenme için bir motivasyon yaratan belirli bileşen fenomenin emilmesidir.

Öğrenmenin ikinci aşaması; emilen fenomen arasındaki (ki bu küçük çocuk için fiziksel aktiviteyi içerir) bağlantıların tekrar tekrar yerine getirilmesidir. Bu, ilk aşamada sadece gevşekçe birleşmiş olan emilen fenoneme kesin olarak bir köprü olur. Tekrar ederek, çocuk sonunda değiştirilmez şekilde katılsınlar diye bileşen fenomen'in birbirine uyması için tüm farklı yolları keşfeder ve yerine yerleştirir.

Alfabenin bir harfi ve sözcüksel bir ses gibi iki şey arasında bağlantı kurmak için, çocuk neyin bağlandığını ve neyin bağlanmamış kaldığını açıkça algılamalıdır. Benzer olarak, çivi çakmak gibi herhangi bir bilinçli aktivitenin ilk görünüşü her etki üstünde kesin kontrolüdür ve ne etki olmadıysa katılımcının aklında birbirinden ayrılır. Daha sonra işin aslı, öğrenmenin bu ikinci aşaması, tekrarlanan ve dikkatlice kontrol edilen aktivitede, daha önce emilen belirli fenomen yoluyla iyice bağ kurar ve bunların çevresinde, bunları birleşmiş bir konsept yaparak açık ayrımlar çizer.

Öğrenmenin üçüncü aşaması, çocuğun dünyasında ona anlamlı bir yer veren durumlar ve görevlere çevresi çizilmiş konsept ve şimdiki sınırın bilinçli bir uygulamasıdır. Bu, örneğin çocuğun yarattığı bir hikayede bir sözcük yazmak için bir yeni ses-harf kombinasyonu kullanması veya çocuğun bahçesinde bir "Cindy Evi" yapmaya yardım etmek için çekiç ve çivi kullanması anlamına gelebilir. Bir soyut matematiksel ilişki gibi bir konseptin açık pratik bir uygulaması olmadığında, çocuk yeni konseptin kullanıldığı bir oyun icat ederek bir uygulama yaratabilir. Bazen, konsepti dilin içine koymak çocuğun aklında anlamlı bir yer yaratmak için yeterlidir. Alternatif olarak, çocuk başkasına öğretmeyi deneyerek yeni konsepte bir uygulama getirebilir. Nasıl yapılırsa yapılsın bu son aşamanın anlamı; konsepti, buna çocuğun günlük yaşamında bir amaç ve çocuğun öğrendiği diğer konseptlere bir ilişki vererek çocuğa anlamlı kılmaktır.

Yani öğrenmek esasen bağlanmaktır. Montessori'nin çocuk gelişimindeki daha geniş bakışına dönersek, emici aklın 2. fazındaki bir çocuğun şimdi nasıl ilk fazda yaratılan yetenekler ve becerileri genişletip, entegre edebildiğini ve gerçek bilgi ve beceriler yaratmaya başladığını açıklayabiliriz.

Daha önce belirttiğimiz gibi, 3 yaş çocuğunun aktiviteleri daha amaçlı olmaya başlar çünkü çocuğun gelişimi şimdi iradeyi uyandıran bir noktaya ilerlemiştir. Amaçlı aktivite, çocuğun yeteneklerini dünyayla kişisel yönetilmiş bir ilişkiye getirerek entegre etmeye başlar. Aynı zamanda, hareketin koordinasyonu için duyarlılık dönemi bu aktiviteleri sürdürmek için gerekli fiziksel yetenekleri geliştirmektedir.

Yani şimdi bu noktada, 3 aşama öğrenme çalışmasına başlar: Çocuğun konsantrasyonunun yeni güçleri ilk aşamayı destekler, koordinasyon için olan duyarlılık döneminin karakteristikleri olan kontrol için tekrarlama ve mücadele, ikinci aşamanın yürütülmesine yardım eder ve istek tarafından yol gösterilen amaçlı aktivite 3. aşama için temel olur. Hepsi birlikte çocuğun "bağlantıyla öğrenmesi" (anlamak ve bilgi ile erken temel becerilerle dolan 3 aşamalı süreç) için uygulama yapmasına olanak sağlar.

22 Aralık 2009 Salı

Yeni Yıl Hediye Arkadaşı...

Güneş - Begüm 18 Aylık

Sevgili seher'in öncülük ettiği çekilişte, aramızdaki bir çekim ile bize hediyeyi İzmir'den Deniz aldı, 23 Nisan 'da da birbirlerine çıkmışlardı, o zamanlar Begüm su çiçeği olduğu için çok özenememiştim ben, Denizin Annesi Demet çok güzel bir fotoğraf arkasına not düşmeyi unutmamıştı, Begüm'ün hediyesi işyerime geldi, heyecanla akşam olmasını bekledim, paketi begüm'ün açmasını istedim, begüm ayyyy yaptı paketini açarken çok mutlu oldu, hediyemiz bizim daha önceden de istediğimiz ama bulamadığımız ahşap delikli boncuklardandı, Demet çok özenli bir hediye paketi yapmış, şeker şekli vermiş, Begüm hediyesini heyecanla açtı, paket açmayı çok seviyor, ben begüme deniz'i anlattım, hemen oynadık, ama begüm'ün hala oral dönemi devam ediyor, tehlike yaratmadan bir süre sonra kullanmak üzere kaldırdım. Çok Teşekkür ediyorum Demetciğim.




Yine bir tesadüf ile (Füsün öncülügündeki çekilişte)bende demet'e hediye alacaktım, süpriz olacaktı ve Demet'e gerçekten süpriz oldu, ben de hemen Begüm'ün bir resmini yolladım Deniz'e, ve Pazartesi sabahı santraldeki arkadaş kargon var deyince diğer çekilişle ilgili zannettim ama bir baktım Demet!! hemen açtım Begüm için çok güzel bir Lapbookk ve çok güzel Begüm için saklayacağım bir fotograf ile haftaya mutlu başladım.
Teşekkürler ediyorum sevgili Demet'e ve Deniz'e..

BEÖ - Fotoğraf ve Arşivleme..

K.BAYRAM (1) (Large)

Güneş-Begüm 17 Aylık

Lcw'nın geçen sezon dergisine bilgisayardan aldıgım çıktıları prit ile yapıştırdım...

Begüm görünce çok hoşuna gitti :) 5 sayfalık kısa bir hikaye oldu, derginin kalan kısımlarını başka hikayelerle devam ettirmeyi düşünüyorum.

Fotograflarımı yedek harddisk'ten kaybettim ve çok zor oldu geri getirmem, hem madii, hem manevi üzdü beni, bundan sonra her ay seçtiğim fotoları albümlüyorum mutlaka, ama albümde hep sıkıntı yaşıyordum çözüm buldum :) 30'luk sunum dosyaları aldım, her sayfasına 4 fotograf sığıyor, 120 fotoğrafı saklayabiliyorum, 60'lık alınırsa 240 fotograf oluyor, ben 30'luk alıp, bastırdığım fotoğrafları A4 kağıda yapıştırıyorum, altına fotoğrafa ait not yazıyorum, hatta fotoğraftaki kişilerede yazdırabilirim ilerisi için diye düşünüyorum, ön cebine 1 Ay 1 Foto'daki fotoğraflarını koyuyorum, yan cebine ise içindekileri, ben çok beğendim çok kullanışlı kolay ve şık oldu. Begümde kolaylıkla sayfaları çevirebiliyor.

B.E.O: "Mevsimler"

Esra (archi*sugar) ve kizi Defne (4 yas)
..........................................................
Kutu oyunu: Rain or Shine. 4-8 yas cocuklari icin uygun. Super eglenceli! Istanbul'da Leonardini magazasinda bulabilirsiniz.





Bunlar da kis ve mevsimler kitaplarimiz:



21 Aralık 2009 Pazartesi

Zeynep Ekin'den Zeynep Gülce'ye

Emine 28
Zeynep Gülce :21 ay

www.zeynepgulcemine.blogspot.com




Bu sabah itibariyle kargomuz geldi.Sevgili Berrak ve kuzusu Zeynep Ekin'den gelen hediyemizi aldık.Gülce çok sevdi açar açmaz oynamaya ,dans etmeye başladı.Bu arada yeni yıl kartımıza bayıldık.Çok güzel hazırlamışsınız anne kız ellerinize sağlık.Gülce arkadaşını çok sevdi kadee(kardeş) diye diye öptü Zeynep Ekin'i.Çok çok teşekkür ediyoruz inceliğiniz için.Kartımızı ,hediyemizi çok beğendik.








Çok Mutlu:))





Bu bizim için ilkti.Daha doğrusu Gülce için.Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz.


ALPİ' YE CEMRE' DEN PAKET VAR

ElfAna & Alpi(42 ay)

Erkenden haber uçurmuştu sevgili Asiye bize: "Ben hep aceleciyimdir"diye. E sürpriz dediğin de beklenmedik anda olursa sürprizdir:)Öğleye doğru zil çaldı&"PTT!!" yi duyduk & koşturduk kapıya. Alpi paketi alır almaz heyecanla zıplamaya başladı. Koliyi açana kadar heyecanı çenesine vurdu:)


"A-aa! Miyni pinangooo!!" Fırlat.. "Kazakmış!!" Fırlat.."İşte bu kesin benimki!" :)) Sevgili Asiye&Cemre sadece Alpi' ye değil; anne&babasına da hediyeler hazırlamışlar. (Yazdıkların benim için çok anlamlı.Tekrar teşekkürler)
Nihayet yap-bozuna ulaşınca; önce gözlerini kapatıp elleriyle hissetti:)
Hemen sonrasında gözlerini açıp işe koyuldu.
Dört mevsimin işlendiği, rengarenk,iki aşamalı bir yapboz. İkinci aşamasında da ayrıntıları bulup, ilgili resmi kapatıyorsun.
Bu da benim el işi, göz nuru&fazlasını hissettiren şalım:) RifBaba' nın bileti ise buzdolabında çekiliş gününü bekliyor.

fotoğraflar ve çerçeveleri

anne fotoğraf çekmeyi sevince hayatımızın çoook içindedir fotoğraf makinesi.
ablamız doğduğunda neyaptığımızı soran komşulara anneannemiz ''ne yapsınlar bebek parmağını kaldırıyor resmini çekiyor indiyor resmini çekiyor''diye nükteli bir cevap vermişti...:D

artık büyüdülerde o günlerde çektiğim fotoğraflara çerçeveler hazırlıyor birbirlerini çekiyorlar...


marketten kendi seçtikleri çerçevelerin içine yine kendi seçtikleri fotoğrafları yerleştirdiler... çerçeve çeşitlerini iyice inceledikleri için ertesi gün
-çerçevenizin şeklini nasıl yapalım'' sorusuna abla *kalp* diye cevap verince tabii boncukta *kaap*diye cevap verdi.
babamız mukavvadan zemin kesti bizde kendi ellerimizle oluklu kartona şeklini çıkarıp kestik.boncuk kesmeye yeni başladığı için anne kağıdı tutarak yardım etti.gerçi ablamızda bu kalınlığı keserken zorlandı eğri büğrü demedik yapıştırdık mukavvaya...
süsleme için malzeme aranırken makarna ve kırmızı mercimekler gözümüze ilişti babamız yapışkanı damlattı kızlarda süsledi.


- diğer resimler içinde çerçeveler yapalım ama onlar için değişik süs malzemeleri alırız olurmu?

-hayır anne onlar resim diil fotoğraf...!(ukala şey,,,anasının kızı noolcek)

-haklısın kızım....=)((/&%+^+^'&'

-fotoğrafları bilgisayara nasıl yüklüyorsun annee?(zamane çocuğu tüm bilgisayar terimlerini biliyorlar )

-bu kablo ile yüklüyorum...

-hıııı

benim çektiklerimi bana yükle incininkine yükleme?tamam mı ? (ayrı fotoğraf dosyaları olduğunu biliyor)

işte ablamızın çektikleri; biraz flu'lu çıktı...sonradan anladıkki minik parmakları tam deklanşöre basarken netlik ayar düğmesine de basıyormuş ondanmış...
ayrıca mutfağımıza bir aile fotoğrafları köşesi yaptık.çerçevelerimizide buraya asacağız.

boncuğa makineyi tutarken yardım etmek gerekti...ablamız da güzel poz verdi...

laf aramızda bendende güzel bir poz yakaladı boncuk...


yeni aldığımız kitaptaki aile ağacı fikrinide çok sevdik zaten ayrı ayrı albümlerimiz vardı,çam ağaçlarının işi bitince aile fotoğraflarımızı da oraya asacağız.

ayrıca haydi öğrenelim serisinide çok sevdik tavsiye ederiz .yazılanların okunmasından ziyade resimleri yorumlamak daha çok hoşumuza gidiyor.



filiz
ablamız ( 3,5 yaş )
boncuk ( 23 ay )

BEÖ - Fotoğraf / Ekin'den Zeynep'e Fotoğraf Albümü

Berna & Ekin (38 ay)

http://ekinvebiz.blogspot.com/

Yeni yıl çekilişimiz ile ilgili yazı yazmaktı niyetim, ama çekilişte Ekin'e çıkan arkadaşı Zeynep için hazırladığımız foto-albümün BEÖ-Fotoğraf etkinliğine dahil olduğunu düşünerek önce bunu yayınlamak istedim. Tabi Zeynep'in eline geçmesini bekledim yayınlamadan önce :)

Her şey Zeynep'in annesi Berrak'ın, Ekin'in fotoğrafını istemesiyle başladı :)) Kuru kuru bir fotoğraf göndermek istemedim. Ne yapsam diye düşünürken Ekin'in babasının daha önce çekmiş olduğu fotoğraflar aklıma geldi. Ekin'in değişik yüz ifadelerinin yer aldığı fotoğraflardı bunlar.


"Bunlarla bir albüm hazırlamalı" dedim ve fotoğraflara bakınca aklıma ilk gelen şeyleri yazdım, Ekin'in ağzından tabi. Böylece Ekin doğrudan mimikleriyle Zeynep'le konuşmuş olacaktı. Zeynep'in hoşuna gideceğini, onu birazcık da olsa gülümseteceğini düşündüm. Umarım öyle olmuştur. Çünkü Ekin'le biz bu albümü hazırlarken çok eğlendik.

Ekin, kapak sayfasına simler ve kalpler, arka sayfaya kalpler, iç sayfaya da el izleri baskısı koyarak süsledi albümü. İçine de iyi dileklerimizi ve sevgilerimizi koyduk, gönderdik :)



20 Aralık 2009 Pazar

Yeni Yıl Arkadaşım

Keo & Ceren (26 aylık)

Montessori grubumuzda yapılan yeni yıl çekilişinde, Ceren İpek Abla'sına çıkmıştı.
Geçen hafta da hediyeleri geldi..


Ben önceden anlatmıştım ona yeni yıl için hediye alıp bizim de hediye göndereceğimizi.
Paketi görünce çok heyecanlandı, hemen açması lazımdı :)


İpek Ablası birsürü hediye yollamıştı. Hangi birine bakacağını şaşırdı, hepsinde "aaa!! anne bakşanaa! bak bakk ne may buydaa!" diye sevinç çığlıkları attı:)



En sevdiği hayvanın kedi olduğunu bilmiş İpek Ablası ve kedili yeniyıl kartı hazırlamış, içine de güzel dileklerini yazdırmış annesine.
Kendi elleri ile çok güzel bir hatıra resim yapıp ikisinin de isimlerini yazmış.
Yapa Yayınları'ndan özenle seçilmiş iki kitap almış.
Vee mıknatıslı ahşap geometrik şekil panosu.

İpek ve Fulya'ya çok teşekkür ederiz.
Herkesin yeni yılı şimdiden kutlu olsun. 2010 hepinize şans getirsinn..

18 Aralık 2009 Cuma

YILBAŞI ÇEKİLİŞİ VE HEDİYELERİMİZ

DİJLE&DİJLE EZEL(2O,5 AYLIK)
http://www.pamkprenses.blogspot.com/








EZEL'İN ÇEKİLİŞTE BİZİ ÇEKEN İPEK ELİF VE ANNESİ SEVGİLİ SEBİLE'DEN GELEN YENİ YIL HEDİYESİNİ HEYECANLA KARŞILAYIŞI GÖRÜLMEYE DEĞERDİ.BEN FOTOĞRAF MAKİNASINI ALIP GELENE KADAR SEN ÇOKTAN PAKETİ AÇMIŞTI:))))


HEDİYE ARKADAŞLARIMIZ:) TAM DA EZEL'İN SEVDİĞİ GİBİ KÖPEK FİGÜRÜ İÇEREN BİR YAP/BOZ İLE,YİNE YENİ YIL TEMALI İÇİNDE BOL BOL KEDİ/KÖPEK RESMİ DE İÇERİR,KENDİ HAZIRLAYIP/YAZIP/LAMİNE ETTİKLERİ KİTAP İLE BİZİ ÇOK AMA ÇOK MUTLU ETTİ..

EZEL'CİM,YAP/BOZ'U DEFALARCA YAPIP BOZDU(Kİ EN UZUN YAP/BOZ TECRÜBESİ)KİTABIMIZI İSE AKLIMIZA GELDİKÇE OKUYOR;NOEL BABA'YA DEDE DİYOR,KEDİLERE PİSİ PİSİ KÖPEĞİMİZE İSE HAVVV HOOVV DEL DİYORUZ.

ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ.GRUP KURUCUMUZ SEVGİLİ ESRA'YA;BİZLERİ BİRARAYA GETİRDİĞİ İÇİN,

ÇEKİLİŞİ DÜZENLEYEN ARKADAŞLARIMIZA AYIRDIKLARI ZAMAN VE EMEK İÇİN

VE SEVGİLİ SEBİLE İLE İPEK ELİF'E BÖYLE GÜZEL HEDİYELER HAZIRLAYIP EZO'MUN GÖZLERİNİ IŞILDATTIKLARI İÇİN...

16 Aralık 2009 Çarşamba

BEÖ- Fotoğraf

Demet ve Deniz (23 ay)

Deniz bu etkinlikten çok keyif aldı ve eğlendi.
Önce fotoğrafların da olduğu bir bienali gezdik.

Özellikle ilgilendiği uzunca başından ayrılmadığı fotoğraflar oldu en çok da gemilerin olduğu bir fotoğrafa hayranlıkla baktı.

Dün sabah da fotoğraf çekmeye deniz kenarına gittik, eski bir fotoğraf makinemi Deniz'e verip önce nasıl çekileceğini gösterip biraz da beraber çektikten sonra serbest bıraktım yukarıda çektiklerinden bazıları var, ilk fotoğrafları oldu kızımın.

15 Aralık 2009 Salı

BEÖ-Mevsimler/NAR (25 ay)


Mevsimler posteri
Hani şu ilkokul sınıf duvarlarındaki gibi tek tek ve o kadar ayrıntılı değil ama yine de her bakışta detayları ince ince seyretmeye değer bir mevsimler posteri almış Nar için eşim, Cağaloğlu'nda bir kitapçı/kırtasiyeden. Artısı, bir de sebze ve meyveler kabaca mevsimine göre dizilmiş posterde. Benim fazla vaktim olmadı ama Nar babasıyla birlikte bol bol bakıp, küçük küçük konuşmuş resimlerle ilgili. Yaz ve kış o kadar net ve keskin karakterlerle diğer mevsimlerden ayrılıyor ki bu iki mevsime ait özellikleri daha kolay kavradı. Yaz=deniz ve sıcak, kış=kardanadam ve soğuk.. 
 


Kardanadam giydirme
İnternetten bir kardanadam giydirme oyunu bulup,  çıktısını aldım (hangi siteydi hatırlayamadım ama akidsheart.com'daki "build a snowman" oyunu da baz alınabilir, daha yüzlerce örnek var nette..) Çoğaltarak 6 farklı kılıkta kardanadamı yapıştırıp lamine ettim.  Bir tane de büyük boy  çıktı aldım. Küçük kartlardan biri seçip karttakine göre büyük kardanadamı giydiriyor Nar. Şimdilik sadece 2 değişken var, şapkalar ve atkılar. İleride gözleri, elindeki nesneler-süpürge, kürek, çanta, düğmelerinin sayısı da birer değişken olabilir.



Rüzgar abiyi giydirmece
Yine netten bulduğum bir flash oyundan çıktıyla  kartlar hazırladım. Rüzgar abinin yazlık ve kışlık giysileri var. Hava soğuksa kışlıklarını giydiriyor Nar, sıcakladığında ise çıkarıp yazlıklarını giydiriyor dondurmasını yediriyor. Galiba en çok bu oyunu sevdi..




Yaprak toplama
www.makinglearningfun.com adresinden yaprak ayırma aktivitesi. Renklerine göre sepetlere koyuyor...

 
Mevsimler şarkısı
Mevsimler için bir şarkı uydurdum, doğru düzgün bir bestesi yok, bildiğimiz şarkılara benzetip söylemek yeter!  hem mevsimlerle ilgili bir iki kavramı dillendirmek için güzel hem de sözlere eşlik eden hareketler yapmak için.. zıplamak, sallanmak, yaprağın düşüşünü ya da kuşların ötüşünü taklit etmek vs vs..

Hoşgeldin ilkbahar /Çiçekler renk renk açar/Kuşlar cik cik cıvıldar

Hoşgeldin güzel yaz/Güneş ışıl ışıl parlar/Balıklar zıp zıp zıplar

Hoşgeldin sonbahar/ Rüzgar vın vın eser/Yapraklar fır fır düşer

Hoşgeldin beyaz kış/Kar lapa lapa yağar/Ayılar hor hor uyuklar


idilvenar


14 Aralık 2009 Pazartesi

dokunma duyularının uyarılması

'' m.montessori,önce duyunun,sonra zekanın eğitimine odaklanır. çocuk 3-7 yaşları arasında duyularını doğal olarak kullanır ve mükemmelleştirir. bu yaşlar zekayla ilişkili olarak duyu etkinliklerinin biçimlendiği zamandır.bu nedenle duyuların eğitimine bu yaşlarda başlamak gerekir.m.montessori estetik ve ahlak eğitiminin de duyu eğitimi ile yakından ilişkili olduğuna inandığı için görerek,duyarak,dokunarak ,hissederek,hareket ederek öğrenecekleri materyaller tasarladı''
eylem korkmaz/montessori metodu

bizde buna dayanarak evde dokunma duyularını uyaracak materyaller yaptık.aslına benzemesede amaca hitap etti buda bize şimdilik yetti... :))

uygulama da tüm materyallerde aynı yöntemi uyguladık.

*önce nesneleri gözümüzle inceledik. ne olduklarını, ne işe yaradıklarını ,nelerden yapıldığını ,şekillerini tartıştık.
**bunları nasıl kullanacağımızdan bahsettik.
***dokunduk ,hissettik, o ana kadar fark etmediğimiz ayrıntıları bulduk.
****eşleştirdik,ayırdık ,grupladık.
**birinci uygulamanın ardından aynı işlemleri gözleri kapalı tekrarladık.**

ilk materyallerimiz içine pirinç,nohut,elyaf,sünger doldurduğumuz farklı dokulara ve şekillere sahip kumaşlar.bu arada oral dönem için çok uygun bir oyuncak.

yazın deniz kenarından topladığımız taşları yıkadık,kuruttuk.adına dokunma taşları dedik .içlerinde pürüzlü,pürüzsüz ,mat,parlak ,değişik form ve renklerde taşlar var.bu çalışmaya bayıldık hala ara ara çıkarıp inceliyoruz.içinde bulundukları kutuda ahşap olunca çalışma daha da zenginleşti.

*taşlar yaşken daha parlaktı.kuruyunca matlaştı buda ablamızın gözünden kaçmadı...*

bunlarda dokunma tabletleri sağdan başlayarak eşit büyüklükte pürüzsüz tahtaya yapıştırılmış aynı kalınlıkta zımpara kağıdı ,ikincisi kalından inceye sıralanmış zımpara kağıdı,üçüncüsü kalından inceye ve tekrar kalına doğru sıralanmış şerit halinde zımpara kağıdı.
( bu çalışma için mdf parçalarından yararlandık.)


bu çalışmada dokunma dışında hacim, ağırlık,boyut...vb gibi algılarıda desteklenmiş oldu. çünkü her nesne sadece doldurulacakları tabaklara göre birebir eşlenecek şekilde ayarlanmıştır. örneğin narlar sadece en büyük kaba tam olarak sığar,zeytinlerde en küçük kaba...


ilk uygulamada tabiiki doğru yerleştirilme yapılmadığı için nesneler arttı yada tabağın yarısı boş kaldı...hata kontrolünü ablamız ( 3,5 yaş ) kendi yaptı ve çalışmayı bir kaç kez tekrarladı.sonuçta doğru yerleştirmeyi buldu.
boncuk sırasını beklerken ablayı çok dikkatli izlediği için hata yaptıkça kendi kendine ııı....ommaz....yanlııış....gibi sözlerle kendini eleştirerek yapmaya çalıştı.otokontrol devrede yaniii ...:D başarma oranı %60 larda kalsada yaşına göre (23 ay ) tabiiki yaptı notunu alabilir...:))

filiz ( 32 )
sueda ( 3,5 yaş )
inci ( 23 ay )

http://suinci.blogspot.com/





11 Aralık 2009 Cuma

Cd Çalışması..

Batıkan (18 aylık)
Batı'nın günlüğü

Bu aktiviteyi Füsfüs'dan görmüştüm, kendisi kartlarla yapmıştı ama benim elimde mevcut cd!ler vardı biz de cd'lerle yaptık, kim bilir zamanın da ne severek dinler yada izlerdik :):) Elime ne kadar kutu geçse biriktiriyorum ve çok ta faydasını görüyoruz.. Bu kutuyu aslında daha süslü hale getirecektim ama dün çok sıkılınca Batıkan hemen aklıma geldi ve yaptım oynasın istedim ;)
Kesinlikle tavsiye ederim başka hiç birşeyle bu kadar oyalanmamıştı ;)
Malzeme de bir adet uygun kutu ve birkaç tane cd..
Kutuya cd'leri geçirebileceği bir açıklık yapılır ve cd'ler tek tek atılır...

Bu yukarıdaki de tamamen atmasyon :) ben tarafından ;)
Görmüş olduğunuz cd kabına, cd'leri geçirmece :) tabii kolay geldi ve ilkiyle daha çok oyalandı...

09 Aralık 2009 Çarşamba

Hava, su ve kara hayvanları



Pratik Anne - Kıpırcan 4.5 yaş

Montessori kültür (culture) işlerinden bir örnek.

Malzemeler

1.Bir sürü ufak hayvan. Ben dollar store lardan, party storeların favor reyonlarından, American Science Surplus dükkanından ve Target ın $1 lık reyonlarından bulup alıyorum.
2. 3 kavanoz: mama kavanozları ideal
3. Bant
3. Kum



Yapılışı ve uygulanışı

Kavanozların birini boş bırakın. Birine az su doldurun. Sonuncusuna az kum koyun. Kapaklarını kapadıktan sonra üstlerine bant yapıştırığ hava, su ve toprak yazın.

Önce bu kavanozların neyi temsil ettiğini anlatın. Ön bir çalışma ile Jojebi'nin 3 part card larını da kullanabilirsiniz.

Kavanozları mesafeli bir şekilde yanyana dizin. Hayvanları bir kutuya koyun. Hayvanların karada mı, suda mı havada mı yaşadığına göre uygun kavanozun önüne dizin. Dizerken bu kuş havada uçar, bu inek uçamaz, yüzemez ama karar yürür diye açıklayın.

Bir yandan kavanozların üstünde yazan hava, su ve toprak kelimelerini tanımalarını sağlayabilirsiniz. İsterseniz bunu hayvanların resimlerin çıktısı ile de yapabilirsiniz.

Hayvanlarla oynamak isteyebilir, dizmeyi bitirdikten sonra oynamaya ikna edin.

02 Aralık 2009 Çarşamba

Giyinme cercevesi (dressing frame) yapimi












Dilek & Ece Bür (15 aylik)

28 Kasım 2009 Cumartesi

Sayilari - Noktalari Birlestirmece

Esra (Archi*Sugar) ve kizi Defne (4 yas)
..............................................................
TUBITAK'in Sayilari birlestirme kitaplari hem cok eglenceli, hem de cok ogretici. Biz, cok seviyoruz, tavsiye ederiz.



Ayrica internette de cikti alip evde oynayabileceginiz binlerce noktalari / sayilari birlestirme oyunu var. Her seviye icin noktalari birlestirme oyunu bulmak mumkun. Oncelikle 5'e kadar olan sayilarla baslanip 100'e kadar cikilabilir. Ayrica harfleri alfabe sirasina gore birlestirme ornekleri de uygulanabilir. Iste birkac adres:
ABC Teach - Dot to Do
Connect The Dots
Papa Jan.Com - Connect The Dots
Print Activities
..................................
Archi*Sugar

Montessori'nin Duyarlılık Dönemleri


Esra & Ela (16 aylık)
Ekoanne

Aşağıdaki yazı Montessori'nin yazdığı kurallar çerçevesinde "duyarlılık dönemleri"'ni anlatıyor. Çocukların büyürken geçtikleri dönemleri bilmek ve çocukları öğrenmek için okumanızı öneririm. Montessori kitaplarından çevirdiğim bir yazı oldu. Çok faydalı olacağına inanıyorum..

Sıralı Bir Büyüme
Emici bir akılla doğarak küçük çocuk, o anki çevresinde olan biten şeylerin çoğunu zihniyle emer. Ama çocuğun aklı olduğunu söylemek bir bebeğin nasıl bunu kullanarak tüm insan karakteristiklerini geliştirdiğini anlatmak için yetersizdir. Açıkça çocuk, emici aklın aldığı herşeyi bir video veya ses kayıt eder gibi kaydedip oluşturmaz. Emici aklın nasıl kültürün süregelen etkilerini kendine o kültürde yer açacak bir bilgiye dönüştürdüğünü sormamız gerekir.

Montessori'nin cevabı şöyle idi: Çocuğun emici aklı gerçekten etkileri toplar fakat aynı zamanda bunları işler, kategorize eder ve filtreleyerek tercüme eder, sonra da entellektüel yapının içine oturtur. Aynı zamanda bu yapının statik olmadığını fakat çocuk büyüdükçe değişip, açıldığını da söylemiştir. Her çocuğun entellektüel gelişimini farklı yapan şey, bu yapının her açıldığı fazda emici aklın maruz kaldığı değişik deneyimleridir.

Yani emici aklın ilk fazı bilinçsiz olsa da, yönetilmemiş değildir. (Emici aklın fazları için "Absorbent Mind" yazısına bakabilirsiniz.) 3 yaş civarında başlayan, 2. fazla birlikte yapının gelişimsel işi çocuğa belli deneyimlerde ilgiyi bilinçli olarak göstermesi için yeterli zihin melekelerini yeterince geliştirmesidir. Yani 3 yaştan 6 yaşa kadar, çocuk çevreden gelen ve 0'dan 3 yaşa kadar yaratılan temel yetenekleri arıtmak ve birleştirmek için ihtiyacı olan uyaranların tipleri için ayrı tercihler hisseder ve gösterir.

Bu basit bir benzerlik kullanımı ile izah edilebilir. Ev inşaasını düşünün. Ev yapmak için gerekli materyalleri biraraya toplamanız yetmez. Elinizde sadece tuğla, ahşap, metal ve cam yığını olur. Bir ev yapmak için 3 şeye ihtiyaç vardır. Önce, bitmiş evin ayrıntılı bir yapısal projesi, ikinci olarak bir yapı programı ki bize önce temel atılır desin, sonra iskelet, sonra su tesisatı, dış duvarlar, elektrik işi ve böyle gider; ve son olarak da yeterli emek ve ev için gerekli materyaller. Fakat evi yaparken yapanların artık projeye ve programa ihtiyaç duymadıkları bir zaman gelir. Evin kendisi belirgin bir şekil almaya başlar ve yapanlara sırada neyin olduğu kendini belli eder.

Doğa çaresiz bir bebekten bir insan oluştururken, projesi kendi içinde yatan kalıtımla gelmiş entellektüel yapı, yapı programı, zamanla bu yapının açılarak tanımlanması ve emek ve materyaller ise emici akıl tarafından alınan deneyimler ve etkilerdir. Eğer işler yolunda ise, doğa çocuğun isteğini uyandırıp egzersiz yaptırarak bir sonraki adımın yapılacağını garanti eder.

Montessori; çocukları izlediği uzun yıllarda, "yapısal program"la ilgili çok genel bir özet çıkarma imkanı buldu ki bu, hayatının ilk 6 yılındaki çeşitli noktalarda ne gibi melekeler geliştirdiğini anlatır. Gelişimin bu zor düzeninden yarar sağlayabilecek ne gibi deneyimler ve aktiviteler olduğunu not ederek daha büyük çocuklara da uygulanabilecek fikirler çıkarmıştır. Küçük çocuklarda olan gizli yapı işinin genel düzeni, uyarıların belirli kategorilerine tavsiye edilen özel duyarlılıklardır. Montessori bu geçici duyarlılıklara "duyarlılık dönemleri" der.

Montessori " duyarlılık dönemleri"nin 6 tanesini çıkarmıştır.
İlki, duyumsal algının gelişimi için olan duyarlılık dönemidir, doğumda başlar ve 5 yaşına kadar sürer. Bu dönemde, çocuk tüm duyu organlarını mümkün olduğunca çalıştırma ihtiyacındadır. Birçok küçük çocukda oluşan büyük ölçüde hayal kırıklığı çoğunlukla ailelerin hiçbirşeye dokunmamalarına dair yaptıkları sürekli uyarılardan ve plastikleştirilmiş, kokularla dolu ve yüksek derecede korumalı çevreden kaynaklanmaktadır.

Dil için olan 2. duyarlılık dönemi, 3 aylıkdan önce başlamaz fakat bu da 5-5.5 yaşına kadar sürer. Montessori'nin ayrıntıyla izini sürdüğü bu duyarlılık döneminin birçok seviyesi, insan sesi ve konuşan insan ağzının görüntüsünü içerir. Bebeğin duyduğu konuşan sesleri taklit etmeye çalışacağı açık gibi görünür. Fakat bebek, mutfak sesleri, köpek havlamaları ve müzik melodileri gibi sesleri de duyar. Bu seslerin taklit edilmemesi veya çocuğun iletişim davranışlarına adapte olmaması gerçeği, bebeğin çevresindeki çeşitli seslerden insan sesini ayırıp sadece onu seçebildiği ve özel bir duyarlılığı olduğu teorisini desteklemektedir.

Düzen için olan duyarlılık dönemi genelde 1 yaşında başlar, 2 yaşında zirve yapar ve 3 yaşında yatışır. Bu duyarlılık çok nadir anne-baba tarafından fark edilir ve muhtemelen 2 yaş sendromu ile birleşmiş olan yatıştırılamaz ağlama & uzun huysuzlukların nedenidir.
Etkileşimler ve deneyimler düzenli kalıplara yerleşir ki bunlar çocuğun yeni çıkan dünya gözünün temelini oluşturur. Gündelik deneyim düzeni sabitse, bu; çocuğun farkettiği kalıpların temellerindeki hayat anlayışını oluşturmasına izin verir. Dışarıdaki düzen, düzenin içerideki duyularının çocuk gelişimini kolaylaştırdığı görülür.

Bu demek oluyor ki eğer çevresindeki dünya, kalıpları ve tüm düzenlemeleri ile sabit olursa 1 ve 2 yaşındaki bir çocuk çok mutlu olacak ve bundan büyük yarar sağlayacaktır. Dışarıdaki düzen; mobilya, oyuncaklar ve kıyafet gibi çoğu materyal objenin günbegün aynı yerde saklanması; nerde ve ne zaman yemeklerin yendiği, nasıl ve ne zaman ailedeki günlük işlerin yapıldığı ve ne zaman aile fertlerinin gelip gittiği ve çocuğun nasıl tutulup kaldırıldığı, nasıl beslendiği ve nasıl banyo yaptırıldığı gibi çocukla ilgili işlerin nasıl yapıldığı v.b günlük rutinleri takip etmek gibi sabit şeyleri içerir.

2 yaşındaki bir çocuk hiçbir sebep yokken üzgün görünüyorsa bu büyük oranda bir küçük sabit şey hayatında değiştirilmiş olduğu içindir - öyle küçük birşey ki muhtemelen ebeveyn için tamamen önemsiz fakat çocuğun hayatının nasıl idare edildiği anlayışındaki tutarlılığın hayati önem taşımasıdır. Küçük çocuğun çevresinde bir düzen değişikliği gerekliyse, empati kurulması, destekleyici olmalı ve değişmeyen şeyler vurgulanmalıdır.

Tam 2 yaş civarında olan açık ve çok önemli bir duyarlılık dönemi ise "küçük detay" duyarlılık dönemidir. Şimdi duyumsal algı, dil ve düzen duyarlılıklarının; açılan içsel yapının, emici aklın kombinasyonu ile insan idrakına yardım ettiğini görmek biraz daha kolaydır. Fakat "küçük detay"'a geçici duyarlılık'ın yaratıcı değeri çok açık değildir.

Öncelikle Montessori "küçük detay" diyerek ne demek istedi?
Bu duyarlılık döneminde, çocuk; örneğin aşağıdaki şehrin nefes kesici manzarasını kapatan bir patikada sizinle birlikte yürüyecektir. Çocuk hevesle detaylara yönelecektir. Örneğin kucağınızda 2 yaşında bir çocukla, siz hayvanat bahçesinin görüntüleriyle bezeli büyük renkli bir resimli kitabın sayfalarına göz atıyorsunuz ve her sayfadaki hayvanları isimlendiriyorsunuz. Fakat kükreyen turuncu kaplan hakkında soru sormak yerine çocuğunuz sayfanın en alt sol köşesinde çizilmiş küçücük kızın kaplana uzattığı "lolipop" u kastederek "loli" diye soru soracaktır.

Neden çocuk bu belirgin olmayan detaylarla kafasını meşgul ediyor?

Kurgu dedektif Sherlock Holmes'u düşünün. Holmes her zaman iki nedenden dolayı çok akıllıdır: Önce ne kadar belirgin görünürse görünsün her kanıta aynı önemi verirdi ve 2. olarak bir kerede bir spesifik probleme çok derin konsantrasyon gösterecek özel bir yeteneği vardı. Sherlock'un arkadaşı Watson sadece çok belirgin ipuçları ile ilgilenir ve her zaman tüm gizemi bir anda cevaplanmayan bir sürü soruyla çözmeye çalışırdı. Sherlock Holmes hikayeleri insan zekasının 2 hayati bileşenine parmak basar: Durumun anlamı her zaman en belirgin fenomende bulunmadığından tüm fenomenleri içermek için gözlemin tüm güçlerini genişletmeye yeteneğimiz olmalı ve 2.si spesifik problemler üstündeki entellektüel güçlerimize konsantre olabilmeliyiz. Erken gelişme için bu çok önemlidir ki, çocuk emici akıla müsait gözlem alanını genişletmektedir. Bu "küçük detay"'ın duyarlı döneminin amacı, çocuğun dikkati üstünden zihnin kontrolünü uyandırmaktır. Küçük detay'a duyarlılık en küçük objelere, ayrılmış parçalara, kısık seslere, saklanmış köşelere yani daha önce en parlak, en büyük, en hızlı hareket eden veya en gürültülü objeler tarafından gölgede kalmış tüm fenomenlere çocuğu çeker. Aynı zamanda bir çocuk küçük birşeye çekildiğinde; duyarlılık, tüm diğerlerini dışarıda bırakır ve o bir küçük uyaran üzerinde odaklanma yeteneğini besleyen uzatılmış bir dönem için çocuğun ilgisini üstünde tutar.

Bu duyarlılık dönemi işini bitirirken yaklaşık 2.5 yaşlarında, çocuk "hareketin koordinasyonu" için bir duyarlılık dönemine girer ve bu yaklaşık 4 yaşına kadar sürer. Hareketin koordinasyonu vücudu isteyerek kontrol noktasına getirmektir. Kendi isteğiyle kendi parmaklarını, ellerini, bacaklarını, ayağını, ağzını v.s kullanabilme yeteneği.
Bu; bu yaştaki bir çocuğun daha kolayca kompleks fiziksel yeteneklerini kazandığı anlamına gelmez. Başka bir deyişle bir prima balerin veya viyolin virtüözü olmak için ideal yaş olmak zorunda değildir. "Hareketin koordinasyonu" için bir duyarlılık dönemine sahip olmak demek sadece büyük ve belirli kontrol kazanmanın gerekliliği için hareketleri yapmak ve tekrar etmeye bir iradedışı eğilimi olmak demektir. Örneğin, 3 yaşlarında bir çocuk ellerini yıkamayı sever ama bunu temizleme işlemi için değil, musluk açmak, kaygan sabunu tutmak, köpük çıkarmak için oğuşturmak, durulamak ve parmakları kurutmak gibi manipülatif yetenekleri içeren işleri yapabildiği için sever. Buna kontrast olarak, 4 yaş ve üstü daha büyük çocuklar ellerini sadece temizlemek için yıkarlar (eğer yaptırabilirseniz). Bu duyarlılık döneminin önemi çocuğun açılan en büyük faydayı sağlamak için bilinçlice seçilen sürekli aktivitelere fiziksel yeterlilik kazanmasına yardım etmesidir.

Emici aklın hayatındaki son duyarlılık dönemi "sosyal ilişkiler"e duyarlılıktır ki bu 2.5 yaş civarı başlar 5 yaşa kadar sürer. Bu, çocuğun 6 yaş sonrası entellektüel gelişimine yönelmesine yardım eder. Bu duyarlılık döneminde küçük çocuk, başkalarının hisleri ve aksiyonları üzerindeki davranışının etkisine özel ilgi gösterir ve nasıl davranışının bir grup çocuğun hassasiyeti ve yargıları tarafından etkilendiğini görür.
3 yaş altı olanlar yalnız ve sadece yanyana oynayabilirken, bu duyarlılık döneminin işi tanınabilir yakınlıkların ve arkadaşlıkların gelişmesine, beraber oyun oynanabilmesine ve yaramazlıkların planlı olarak ortaya çıkmaya başlamasına olanak tanır. 2.5-5 yaş arası çocuk aynı zamanda sosyal ilişkilerin temel kurallarını yaşam biçimi, yemek zamanı gelenekleri, nazik hareketler ve başkaları için düşüncelilik göstermek gibi faaliyetlerle hazır olarak emer ve bunlara ilgi gösterir.

26 Kasım 2009 Perşembe

Montessori e-how videolari

Bazi Montessori aktivitelerini nasil yapmaniz gerektigini bir Montessori ogretmeninden ogrenin:

---------------------------------

BEÖ 4 ; Mevsimler







DURU KARAKAŞ 24 Ay

Tatlı Durumla bir kolaj çalışması yaptık, babasına da anlatırken
-çalışma yaptık , mevsimleeerrr
diye sevinerek açıkladı. Dergilerden , takvimden resimler bulup yapıştırdık , mevsimlere göre yaptıklarımız, yediklerimizle ilgili resimler.Duru makasla kesebiliyor artık (aman ne büyük olay dimi, anneyiz biiizzzz!!!)İlkbaharyaaaz sonbaharkıııış tekrarlamalarıyla çalışmamızı tamamladık.



http://durugunlerimiz.blogspot.com/

24 Kasım 2009 Salı

Karışık aktiviteler- Nar (24 ay)

İnce hareketler-mercimeklerin arasindan nohutlari ayiklamak



Kartlarla eşleştirme




Cıvık hamurla resim




kırık pastel boyaları alüminyum folyoda eriterek kalıp boya yapmak


BEÖ-Müze ve sergiler

23 Kasım 2009 Pazartesi

Renk Deneyi

Esra (Archi*Sugar) ve kizi Defne (4 yas)
.............................................................






Renkleri karistirma ile ilgili bir deney.


Gerekli malzemeler:

  • Sivi halde uc ana renk (kirmizi, sari, mavi) (ben parmak boyasini sulandirarak kullandim)


  • Uc adet damlalik (eczaci damlaligi isinizi gorecektir)


  • Renk kombinasyonlarini onceden hazirladiginiz bir kagit (lamine edilmis halde) (mavi+kirmizi, kirmizi+sari, sari+mavi)


  • Kulak cubuklari


  • Pecete

Lamine edilmis kagida gerekli yerlere uc ana renk damlalikla damlatilir, kulak cubuguyla karistirilir ve ortaya cikan renkler incelenir (mor, turuncu, yesil), uzerine pecete kapatilir ve renklerin karismis halinin (ikincil renkler) pecetenin ustunde olusturdugu renk cumbusu izlenir. Kagit lamine edildigi icin, kolaylikla silinir, temizlenir ve deney istenildigi kadar tekrarlanir.


Cok cok zevkli bir deney. Ana fikir, suradan geldi: Itty Bitty Love, Color Mixing


Ayrica su deneyler de cok hosunuza gidecektir:
Montessori By Hang: Color Mixing Science Experiment
The Wonder Years: Color Mixing with Colored Water (age 3-6 years)
Tired, Need Sleep: Color Mixing Bags


Archi*Sugar

16 Kasım 2009 Pazartesi

PARA Lapbook

Esra (Archi*Sugar) ve kizi Defne (4 yas)
............................................................
Daha onceki bazi lapbooklarimiz:
Penguen Lapbook
Kelebek Lapbook
................................

Paranin anlamini, degerini ve hesaplamasini gostermek icin para konusu ile lapbook yapmaya karar verdim. Hayatimizda uc farkli para birimi var: Turk Lirasi, Isvicre Frangi ve Avro. Ancak bu lapbook sadece Turk Lirasi icin hazirlanmistir. Internette Turk Lirasi ile ilgili cocuk oyunlari ya da cocuga tanitici materyal bulmak imkansizdi. Dolayisiyla tum oyunlari ve materyalleri kendim hazirladim. Oldukca zahmetli ama bir o kadar da zevkli bir calisma oldu.

Iste lapbookumuzun detaylari...


Dis on kapak



Arka kapak



Lapbookun ana bolumu, ici.

Ici ile ilgili detaylar soyle:

  • Ic Sol:

Turk Lirasi Banknotlari - Oyuncak para (lamine edilmis)



Kac Para? oyunu : Alisveriste alinan mallari (1 kg domates, 1 sise sut, 1 kilo muz, vs) altinda yazan degerleri kadar gercek parayi alttaki bozuk para golgeleri ile eslestirme.

  • Ic Orta Bolum:


Turk Lirasi madeni paralarinin isimleri ve onlu arkali resimleri



Ne kadar eder? Oyunu
Basili resimlerdeki kuruslari toplayinca kac kurus / lira ettigini bulma.
Basit toplama islemi gerektiriyor.



Montessori hareketli alfabe ile Kurus, Lira ve Para yazma oyunu. Her kelimenin harfleri farkli renkte ve lamine edilmis.





Nasrettin Hoca - Parayi Veren Dudugu Calar Hikayesi

Bir gün Nasrettin Hoca pazara giderken çocuklar etrafını almışlar. Hepsi birer düdük ısmarlamış, ama para veren olmamış. Hoca çocukların tümüne olumlu cevap vermiş:

- Peki, olur...

Çocuklardan yalnız biri, elinde para olduğu halde, Hoca'ya şunları söylemiş:^


- Şu parayla bana bir düdük getirir misin ?

Hoca akşama doğru pazardan dönmüş. Yolunu bekleyen çocuklar hemen Hoca'nın etrafını sararak düdüklerini istemişler. Nasrettin Hoca, cebinden bir düdük çıkarıp kendisine para veren çocuğa uzatmış. Ötekileri bağırmaya başlamışlar:

- Ya bizim düdükler nerede ?

Hoca'nın cevabı kısa ve anlamlı olmuş:
- Parayı veren düdüğü çalar.
  • Ic Sag:


Para konulu Montessori uc asamali kartlar. Bu tarz kartlar okumaya ilk adimlarda kullaniliyor.
Uc asamali kartlarin kullanim seklini suralardan okuyabilirsiniz:
..............................
Archi*Sugar

HAYVANLAR & RAKAMLAR İLE İLGİLİ PUZZLE

Elif & Alpi (41 ay)
alpiharikalardiyarinda.blogspot.com


Resimleri stickerlara bastım & kalın kağıt/mukavva/kartona yapıştırdım. Ben 300 gr lık herhangi bir kağıt seçtim. Lamine ettim. Önce 2-3 parçaya bölüp sundum; birkaç gün sonra tam parçalara ayırdım. Puzzle’ lar lessonsense’ den. Rakamlarla ilgili olanlar pek keyifli. Her rakamı farklı şeklide ayırmışlar. 







13 Kasım 2009 Cuma

Koku Algısına Yönelik Bir Alıştırma / Koku Tüpleri Eşleştirmesi

Berna & Ekin (37 ay)

http://ekinvebiz.blogspot.com/

Koku şişeleri eşleştirme çalışması için gerekenler:


· 6’şar adet 2 takım tüp/biz cam baharatlıkları kullandık.
· 6’şar adet 2 takım renkli çıkartma/hata kontrolü için.
· 6 adet farklı ve belirgin kokusu olan esans.
· Pamuk

Evde renkli çıkartma kalmadığı için biz kendimiz hazırladık çıkartmalarımızı. Renklerini Ekin seçti ve keçeli kalemleriyle boyadı. Küçük daireler halinde kestik ve baharatlıklarımızın altına yapıştırdık.



Daha önce aktardan aldığımız 6 adet esansı pamuklara damlatıp cam baharatlıklarımızın içine yerleştirdik. Biz lavanta, kekik, portakal, yasemin, okaliptüs ve karanfil esanslarını seçtik, hem yoğun hem belirgin kokuları olduğu için.



Ekin’e iki grup halinde sundum şişeleri. Sistematik bir şekilde bir gruptaki şişeleri tek tek koklayarak, kokuların eşlerini diğer gruptaki şişeler arasından bulmaya çalıştı. Emin olduğunda şişelerin altındaki etiketlere bakarak kontrol etti. Bildiği kokuları adıyla söyledi. Hepsini buldu ve çok sevindi :) Çalışmayı bir kez daha tekrar ettik, düşündüğümden daha çok eğlendik. Ekin "Montessori etkinliği yapalım anne" diye benden talep ediyor, etkinlikleri ciddiye alıyor ve yaparken mutlu oluyor, hatta neşeli bir halde yapıyor diyebilirim. Bunları, bebekleri daha küçük annelere fikir versin diye yazıyorum...:)))





Emel Çakıroğlu Wilbrandt'ın "Maria Montessori Yöntemiyle Çocuk Eğitimi Sanatı" kitabında koku algısına yönelik alıştırmalar bölümünde iki alıştırma yer alıyor:
1. Koku Tüpleri (Baharat Kokuları)
2. Koku Tüpleri- Geliştirilmiş Materyal (Meyve,Çiçek Kokuları)

Bizim yaptığımız alıştırma ikincisi sayılır, ama biz tüp sayısını artırdık ve kokularımızı çeşitlendirdik :)

Color Resemblance Sorting Task

Bir süredir aklımın köşesinde, orjinalini satın alana kadar ki tahminim biraz zaman alacak idareten birşeyler hazırladım.

Gerekli malzemeler:

1- Koçtaş boyalar bölümünden renk kartelası
2- Kalın bir karton
3- Madeni para
4- Kalem


Nuran & Emincan (24 ay)

12 Kasım 2009 Perşembe

Aktivite

Güneş ve Begüm (16 Aylık)
Küçük motor hareketleri gelişimi için birkaç aktivite / Gerekli Malzemeler / Top Makyaj Pamugu / Maşa / Şekerlik / Yumurta Kutusu / Bir Anne ve Bir çocuk.. :D



Önce pamukları şekerliğe yerleştirdim maşayı da içine koydum, yumurta kutusuyla birlikte bir tepside hazırladım. Nasıl yapacagını her zamanki gibi ilk önce ben gösterek yaptım. Begüm hemen maşayı aldı elimden pamuğu tutmaya çalıştı olmadı, nennee dedi, yardım edeyim kızıma diyerek birlikte yaptık, eller havada sevindi :D SOnra tekrar kutudan şekerliğe tek tek birlikte boşalttık, hadi kızım şimdi sen yap dedim. Ne yaptı ? :) şekerliği alıp kutunun üstüne ters çevirdi. Maşa'nın tadına baktı. Sonra eliyle pamukları alıp tekrar şekerlige koydu. 20 dakikalık bir aktivite oldu. Bizim deneyimimiz bu şekilde/tekrarlanacak. Fikir Sevgili Özgür'den.

Sürpriz Kutumuz ;



Nesguike ait bir kutu bu, ben zaman zaman içine degişik şeyler koyuyorum, önce begüm sallıyor sonra hemen kapagını acıyor, bu gün kokteyl çubukları çıktı içinden farklı 5 renkte ve her renkten 3'er tane begümle renk ayrımını yaptık, kutuya tekrar koyduk. Koyarken biy biy dedi. :)

Diger aktivitemiz ise Kürdanlar ;



Gerekli Malzemeler / Süslü Kürdan / İki Bardak

Bir bardagın içine kürdanlar koyulur, diger bardağa tek tek kürdanlar yer degiştirir. Bu aktiviteyi daha önce delikli kavanozumuzdan kürdan geçirerek oynadık. Bu sefer begüm 10 dakika tek tek kürdan geçişlerini yaptı ve her seferinde heyyy yaptı ama sonrasında sıkılıp komple bardaktan bardaga boşalttı. Fikir Sevgili Ayça'dan.

Pazartesi günü evde olunce bu aktiviteleri yapabildik. Bunun dışında günlük aklımıza geldikçe oynadıgımız keyif aldığımız oyunlar :D

- Bir kablonun, bir ucundan ben, diğer ucundan begüm birbirimizi çekiştirmece oynuyoruz, çok seviyor bu oyunu, kahkahalar atıyor/uz..

- Takla atmakta en keyifli oyunlarımızdan, düzü birlikte yapıyoruz ama tersi sadece begüm :)

- Akşam yatmadan önce jimnastik seansımız var :) Begümü sırt üstü yatırıp, sağ eliyle sol bacağını değdiriyorum, ve sol eliyle sağ bacağını değdiriyorum.

- Hangi Elimde Oyunu ; Ben Begümün sürekli ağzındaki meme'yi kullanıyorum bu oyun için, hop ağzından çekiyorum, ellerimi arkaya götürüp birine saklıyorum, memen hangi elimde kızım diye soruyorum, ilk başlarda anlaması için iç tarafından gösterdim, memenin sapından hemen buldu, şimdi zaman zaman oynuyoruz. (Akıllı Bebekler Akademisi Kitabından)

- Müzik açıp dans ediyoruz, benim oynamama çok gülüyor oturuyorsa cağ ayağını bir aşağı bir yukarı kaldırıp indiriyor :) ayaktaysa hemen eller havaya popo bir aşağı bir yukarı :D Parmaklarını şıklatmaya çalışıyor ama ses çıkmayınca gelip benim parmağıma bakıyor bir şey var mı diye :)

- Birbirimize dokunmaca oyunu oynuyoruz, ben begümün sağ bacağına dokunuyorum , kızımın sağ bacağına dokundum, hadi sende dokun diyorum dokunuyor.

- Birbirimize Fıstık yapıyoruz.

- Babası her çak yaptığında mutlaka bana da yapacak hemen yanıma gelip elini kaldırıyor.

- Ceee ve saklambaç en çok oynadığımız oyun.

- Bir sopanın iki tarafından ben tutuyorum, ortasından begüm tutuyor ve bir yukarı bir aşağı indirip kaldırıyorum. (ABA kitabından)

- Deve Cüce oyunu oynuyoruz :) Ben oturup kalktıkça çok hoşlanıyor kendisi gülmekten yapamıyor..

- Bunlar dışında, istediği olmayınca numaradan ağlıyor bariz belli ediyor, bir de bizim göreceğimiz bir yerde yere yatıp ağlıyor. İlgilenmemek elde değil :)

- Mama sandalyesine tırmanıp, konsola çıkıyor , Sallanan sandalyenin üstüne tırmanıyor. ELindekini yere atıyor, inip alıyor tekrar tırmanıyor.

- İki eli doluysa ve bir üçüncüyü almak için elindeki bir şeyi kolunun altına koyup üçüncüyü alıyor.

- Burnunu sümkürmeye başladı. Eline peçete alıp burnunu sümkürüyor.

- Ne saçına toka ister nede ayağına çorap . :D Saçları onu hiç rahatsız etmez gözünün önünde dolaşır.

- Yemek yerken sağ eliyle kaşığı tutuyor, sol eliyle de kaşığının altını tutuyor şekilde güzelce yiyebiliyor, ama bir sorun var tabagı bitince yere atıyor tabağını? Biten şeyleri yere atma huyu var kimi taklit ediyor olabilir ki !!! :=)) Bardaktan su içmeyi çok seviyor ama bir türlü yavaş içmeyi beceremiyor, genzine kaçırıyor ama ısrarlı bardaktan içecek.

Bunlar aklıma gelenler.

UZAY

Elif & Alpi( 41 ay)

Uzay konulu çalışmamız.

http://alpiharikalardiyarinda.blogspot.com/2009/11/uzay.html

11 Kasım 2009 Çarşamba

BEÖ Cumhuriyet - Sergi

Berna & Ekin (37 ay)

www.ekinvebiz.blogspot.com

Aslında BEÖ-Cumhuriyet konusu geçmiş olmasına rağmen, Ekin'le gezdiğimiz sergiyi tam da konuya uygun olması nedeniyle sizinle paylaşmak istedim.

Aslında Atatürk'ün anısına 10 Kasım'da yayınlamak isterdim ama yetiştiremedim :(


Atatürk Kültür Merkezi’ndeki serginin adı Atatürk’e Saygı-Cumhuriyet Aydınlanması Işığı’nda Eğitim /1923-1938 . Çok güzel fotoğraflar seçilmiş sergi için, Atatürk'ün çok etkileyici ve farklı hallerini yansıtan, Atatürk'ün okullarda öğrencilerin eğitimiyle birebir nasıl ilgilendiğini görüntüleyen fotoğraflar...






Ekin Atatürk'ün fotoğraflarına bakmaktan çok hoşlandı. Her fotoğrafı tek tek yorumladı, Atatürk’ün her ifadesini inceledi. En çok değişik kostümlü fotoğraflarını ve gülümseyen hallerini sevdi.

Atatürk’ün okullarda, sınıflarda öğrencilerle çekilmiş fotoğrafları da vardı sergide, onlar kolaj gibi hazırlanmış. İzmir’deki okulları ziyaretinde çekilmiş fotoğraflar. Fotoğraflardaki mekanlar, öğrenciler, kıyafetler, her şey günümüzden çok farklı görünüyor ve tabi siyah beyaz ya da sepya. Oldukça ilgisini çekti Ekin’in. Onun bu kadar ilgiyle sergi gezmesi de büyüklerin ilgisini çekti tabi...Bu sergiyi iki tur gezdi, hatta ikinci turda yanında durmamı istemedi, tek başına baktı fotoğraflara.

Sonra mekanın ortasında, izin alarak, koşma ve zıplama oyunu oynadı :) Çıkarken “ Eee, şimdi hangi sergiye gidiyoruz” diye sordu. Aynı günde üç sergiyi ikişer kez gezdiği için dönüş yolunda yorgunluktan bayılarak uyudu...:)))

09 Kasım 2009 Pazartesi

Montessori Pembe Kule & Kahverengi Basamaklar Genisletilmis Calismalari (Extensions)

Esra (Archi*Sugar) ve kizi Defne (4 yas)
...........................................................
Daha once Pembe Kule ve Kahverengi Basamaklar ile ilgili uzunca bir yazi yazmistim. Ikisi de temel Montessori materyalleri arasinda yer aliyor. Ilk yazi icin buyrun: Pembe Kule ve Kahverengi Basamaklar.

Pembe kule ve kahverengi basamaklarin temel calismalarinda uzmanlastiktan sonra genisletilmis calismalara gecilebilir. Internette bircok ornegini bulabilirsiniz. Bizim iki takim materyalimiz var. Isvicre'de olan materyaller boyasiz, ham hali ile; Turkiye'dekiler ise boyali. Ben de kizim da ikisini de ayri ayri seviyoruz. Ancak boyali halleri ile bu genisletilmis calismalari yapmak cok daha eglenceli.

Uzun suredir bu calismalar ile zaman geciriyoruz, cok zevkli oldugunu soylemeliyim. Internetten bastigim genisletilmis calisma resimlerini kagida bastiktan sonra lamine ettim. Resimler bir kutunun icinde materyallerle birlikte duruyor. Eger temel calismada sorun yasamiyorsaniz, -ki bu sadece kupleri ust uste dizmekten ibaret degil, ortasina kenara kaydirmadan koyabiliyorsa ve koselere de dizebiliyorsa- o zaman genisletilmis calismalara gecme zamanidir. Ancak bazilari gercekten cok zor. Oncelikle kolaylarindan baslamaniz, cocugun hevesinin kacmamasi icin cok onemli.
Iyi eglenceler...
Bu calismalarin fotograflarini su adreste bulabilirsiniz: Our Montessori Story













05 Kasım 2009 Perşembe

BEO: Cumhuriyet / 29 Ekim Aktiviteleri

Esra (Archi*Sugar) ve kizi Defne (4 yas)


Istanbul'da olup da Cumhuriyet Yuruyusu'ne katilmamak, o muhtesem havayi solumamak mumkun degil. Bagdat Caddesi her sene oldugu gibi bu sene de tek yurek olmus Ataturk'un, Cumhuriyet'in izinden yuruyordu. Yagan yagmura inat, tek bir agizdan soylenen marslar, ellerde sanli bayraklar, yuzlerde kivancli gulumseme ve kalplerde Cumhuriyet askiyla...

Defne ile bu, Istanbul'da yaptigimiz ikinci Cumhuriyet yuruyusumuzdu. Gecen sene uzaklarda oldugumuz icin icimiz buruk kutlamistik bu sanli gunu. Bu sene ise muhtesemdi...

Defne buyuk bir mutluluk ve kivanc ile elinde kendinden buyuk bayragi, Cumhuriyet coskusunu en derinden yasadi, Bagdat Caddesi'nde. Marslara eslik etmeye calisti, omzumda en tepede insanlarin coskusuna alkislar ve isliklarla katilci. Cok mutluydu... Hepimiz gibi...

Bu ozel haftayi da cesitli aktiviteler ile pekistirdik. Ataturk'u daha iyi tanidik, bayragimizi evimizin her yerine astik, biraz tarih dinledik...

Yaptigimiz aktivitelerden bazilarini paylasmak istiyorum.

Heykel Olma Oyunu: Daha once bir kitapta okumustum ve bunu 29 Ekim aktiviteleri icinde Defne ile oynamak istedim. Birden fazla kisi ile oynaninca daha da eglenceli oluyor. Bir duduk ya da isaret verici herhangi bir ses kullanilabilir. Duduk calininca cocugun istenilen heykel seklini almasi istenir.

Ornekler: Asker heykeli, selam veren asker heykeli, silah tutan asker heykeli, bayrak tutan insan heykeli, Kocatepe'de Ataturk heykeli, v.b.

Bir sonraki isaret ile heykel bozulur ve bir sonraki isaret beklenir.
Defne'nin cok hosuna gitti. Farkli temalarla bu oyunu oynamaya karar verdik.

Cesitli Boyamalar:
http://www.onceokuloncesi.com/imagehosting/49104ab392ff80c59.bmp
http://www.onceokuloncesi.com/imagehosting/49104ab39388a6718.bmp
http://www.onceokuloncesi.com/imagehosting/49104ab3932fdde71.bmp


Ataturk kosesi:

Calisma odamizda bir Ataturk kosesi hazirlamaya karar verdik ve bunun icin ilk adimi bu hafta attik. Ataturk'un guzel bir resmini ciceklerle susledik, bayragimizi astik. 10 Kasim'a kadar bu koseyi daha da gelistirip guzel resimlerle suslemeyi planliyoruz.

Kullandigimiz cicek fotograflari icin: gerekli link






Archi*Sugar

01 Kasım 2009 Pazar

Kulplu Silindirler

Ne zamandır istediğimiz kulplu silindirlerimize yaklaşık 1 ay önce kavuştuk.Oğlum silindirlerin başına oturduğunda ilk iş olarak elini ağzına götürüp sus işareti yapıp öyle başlıyor çalışmaya,ama sonra yine takır tukur cebelleşiyor silindirlerle. Büyük küçük kavramını bildiğinden özellikle en büyük ve en küçük olana takılıyor bazen dakikalarca bir elinde büyük silindir bir elinde küçük,ooooo(kalın bir ses tonuyla en büyük demek istiyor) gidigidigidi(ince ses tonuyla en küçük manasında).
Bir kaç sefer çalışmayı tamamen bitirdiği oldu ama yakalayamadım videoya kaydetmek için. Genelde sıkılıp saçmalamaya başlıyor gene de ilk günküne göre çok iyi yol katetti diyebilirim. Kulplu silindirlerle çalışmaya kesinlikle örnek olmamakla beraber bir çalışmamızı kaydettim;
http://inciboncukus.blogspot.com/2009/10/kulplu-sililndirler.html

Tangram

Ayşe & Yahya (3 yaş + 8 ay)


http://pbskids.org/cyberchase/games/area/tangram.html adresinde online oynanabilen tangram oyunun bilgisayar başında geçen zamanı azaltmak adına hazırlanmış versiyonu. Oyun kartlarını mukavva kartonundan kestim, üzerine fon kartonu yapıştırdım. Alt yüzeyine de gri mukavvanın görünmemesi için beyaz bir karton yapıştırdım ve her iki yüzeye de dayanıklı olması için şeffaf koli bandı yapıştırdım.
Oluşturulacak şekillere (tavşan, mum vs.) gelince... Sitedeki resimleri print screen yaparak power pointe yapıştırdım. İstediğim oranda görüntüyü büyülttüm. Laptopun ekranını 180 derece yatırdım ve şekilleri kalın kuşe bir kağıda kopya usulü çizdim :) (Tangram kartlarını da aynı şekilde yapmıştım.)


Bu daha önceden yaptığım mevsimler kitabı. İlkbahar için beyaz çiçeklerin ortasına koyduğum pembe pullar ve kış için dallara yapıştırdığım pamuğun dışında diğer şekilleri fon kartonundan keserek hazırlamıştım. Kitap için ilham kaynağım ise mevsimlerle ilgili resim ararken karşılaştığım şu linkteki resim: http://www.funlessonplans.com/atree/trees.htm

Her mevsimin altında şu şiirin bölümleri yazıyor:

MEVSİMLER
Bir yılda dört mevsim var
En güzeli ilkbahar
Çok güzel mevsimdir yaz
Meyvesi eksik olmaz
Sonbahara güz derler
Sararır bütün yerler
Kış soğuktur, kar yağar
Bir yılda dört mevsim var


Bu da yine önceden hazırladığım bir kitapçık. Meyveler hakkında. Yazıcımın mürekkebi bittiği için kuru boyayla boyamıştım.


Bu seferki şiir şöyle:

MEYVELER
Tüm meyveler yararlı, öğrenelim adını
Arkadaşlar bilelim, ağzımızın tadını

Meyveleri yeyince oh ne güzel diyelim
Sağlık neşe içinde mutlulukla yiyelim

Elma
Sepetim elma dolu, özü vitamin yolu
Tadına doyum olmaz, içi sulu mu sulu

Üzüm
Salkım salkım duruyor, tatlı üzüm, bal üzüm,
Bol yerim, sağlıklıyım, parlıyor iki gözüm.

Erik
Ağaçlar çiçeklendi, çiçekler eriklendi,
Erik yiyen çocuklar, cıvıl cıvıl şenlendi.

Kayısı
Meyvelerin kralı, kayısıdır kayısı,
Yerken düştü bayıldı, arkadaşın dayısı.

Şeftali
Şeftalini iyisi, Bursa'dadır arkadaş,
Hayat veren suyunu, içelim yavaş yavaş.

Ayva
Ayvalar çiçek açmış, demek ki yaz gelecek,
Kafamıza düşerse, şişirecek, delecek.

Kiraz
Ağaçlar pembe beyaz, dalları bastı kiraz,
Gel kardeşim yanıma, yiyelim biraz biraz

Portakal
Ağaçlarda portakal, küme küme duruyor,
Koparıp da yemesi ne de güzel oluyor.

Mandalina
Portakalın kardeşi, arkadaşı limonun,
Vitaminle doludur, bir başka tadı onun.

Kavun
Koklayarak alırsın, yaz meyvesi kavunu,
Bu meyvede bulursun vitaminin çoğunu.

Karpuz
Arabadan atlıyor, pantolonu patlıyor,
Soğuk suyun içinde, çatır çatır çatlıyor

Nar
Tane tane top gibi, içi boncuk kan gibi,
Nar yiyince çocuklar, olurmuş aslan gibi.

Muz
Bana muz derler canım, misler gibi kokarım,
Çocuklar beni sever, onlara ben bakarım.
IŞILTAN UŞAKLIGİL

Not: Burada da de bu şiirin bestelenmiş halini ve dans figürlerini bulabilirsiniz.