Yasal Uyari

Aksi belirtilmedikce bu sitede yayinlanan tum yazilarin ve fotograflarin telif hakki yazarina aittir. Izinsiz yapilan tum alintilar icin hukuki yollarin acik oldugu hatirlatilir.
-----------------------------------------

Tanitim

Bu blog, cok yazarli olup Montessori Egitimi mail grubu uyelerinin yazilarindan olusmaktadir ve Montessori Egitimi ile ilgili yazilar icermektedir. Yazarin ismi (ya da takma ismi) yazinin genelde basinda ya da sonunda yer almaktadir.

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri her iki haftada bir konu degistiren ve uyelerimizin cocuklar ile yaptigi calismalari icermektedir.

Buyrun, hosgeldiniz...


16 Mart 2010 Salı

EVDE ÇOCUKLA YAPILABİLECEK AKTİVİTELER -1-


Buz gibi soğuk veya bol yağmurlu havalarda, dışarısı çok sıcak diye ya da polen alerjisi yüzünden bizim gibi eve mahkumsanız; bakıcısı ile çocuğunuza aktivite arayışındaysanız,  okul öncesi çağındaki çocuğumla neler yapabilirim diyorsanız bizim yaptıklarımıza bir göz atın derim.
  • Mutfak işi

  • Genel temizlik

  • Özbakım

  • Boya çalışması

  • Artık materyal çalışması
 
  • Yırtma/yapıştırma/kolaj/kesme

  • Mevsim grafiği Okul zamanından tamamlanmamış bir proje. Havada & yerde yapraklar var sararmış:)

  • Hala yoksaPamuklara sarmalanmış bir kardan adam bizimkisi pamuksuz oldu:)

  • Baskı resim


  • Maske&Kostüm

  • XOX/SOS oyunu

  • İp faaliyetleri

  •  Kukla tiyatrosu

  • Çizgi çalışması
  • Sınırlı boyama

  • Masal kahramanlarını canlandırma

  • Resim tamamlama

9 Mart 2010 Salı

Giyinme Kitabı

Sebile Şenyurt Şimşek
Bu kitabı mail gurubunda bir arkadaş paylaşmıştı. Çocuklara yapılabilir diye. Bende nicedir yapmaya çalışıyorum. Geçen hafta bitti. Çocukların eline verdiğimde, fermuar çekmede, çıt çıt kapamada, ayakkabı giymede, bebeğin saçından toka çıkarmada başarılılar. Ancak kemer takma, düğme ve askılı pantalonda daha çalışmamız lazım.
Nasılmı yaptım. Ilk önce deli işi diyen arkadaşlar haklıymış. Dikiş dikmeyi bilmememe rağmen, sen eski terzi kızısın yaparsın dedim kendime. Babamızda ne var canım, düz dikiş değilmi dedi. Bende yaparım. Penye kumaş dikerken esneyip yamulunca pes edip gitti. Sonra oturdum kayınvalidemin dikiş makinesine. Yavruların küçülmüş kıyafetlerini seçtim, kestim. Tek kat kumaşın üstüne kestiğim kıyafetleri diktim. Bazı yerler yamuk oldu ama önemli olan işlevini yerine getiriyor olması. Sonra 2 kat kumaş arasına slikon elyafla üç katı beraber diktim ve ters çevirdim. Açık kalan kısmıda çevirdikten sonra diktim. Sonra hepsini üst üste koyarak sırtlarından sayfaları birleştirdim. Bu kısmı elde diktim. Böylelikle puf puf yumuşak bir kitap oldu.















4 Mart 2010 Perşembe

Montessori Seminer Duyurusu

Sevgili Nuran'in onculugunde 27 ve 28 Mart'ta Istanbul'da iki Montessori semineri gerceklesecektir. Montessori egitmeni sertifikali Sayin Hilal Mutlusoy Oktem'in verecegi seminerler icin son birkac yer kalmistir. Basvuru icin sevgili Nuran ile iletisime gecebilirsiniz.


Saygilar

Archi*Sugar

2 Mart 2010 Salı

Hikaye Sıralama (NAR/28 ay)

Eğer bir fareye kurabiye verirsen...

Nar bu aktiviteyi çok sevdiği için burada da paylaşmak istedim. Laura Numeroff'un "If you give a a mouse a cookie" adlı, talepkar bir sevimli fareyi anlattığı hikayesini birlikte canlandırmak, hem çok basit hem de eğlendirici, ilgi çekici. Hikaye bir fare ve bir kurabile ile başlıyor ve en sonunda yeniden başa dönüyor, "çember" hikaye..

Benim ulaştığım internet kaynaklarından eğer yanlışım yoksa sıralama şöyle: Eğer bir fareye kurabiye verirsen, bir güzel yiyip yutabilmek için bir bardak süt ister, sütü içebilmek için pipet ister, içtikten sonra ağzını silebilmek için peçete ister, ağzının kenarında kırıntı kalıp kalmadığını görmek için ayna ister, aynaya bakınca bir tutam saçının fazla uzadığını farkeder ve bir makas ister, makasla saçını keser ve yere dökülen saçları temizlemek için bir süpürge ister, her yeri bir güzel siler süpürür ve yorulur, yorulunca dinlenmek için yatak ister, yatağa yatınca canı kitap okumak ister, kitabın sayfalarını çevirirken resimlerine hayran olur ve kendisi de bir resim yapmak için boya ister, boyanın yanında kağıt ister, resmini yapar ve altına imza atmak için kalem ister, imzasını da attıktan sonra resmini asabilmek için yapışkan bant ister, bantı da aldıktan sonra resmini asabileceği bir buzdolabı ister, buzdolabına resmini asar ve o anda çok susadığını farkeder ve bir bardak süt ister....sütün yanında kurabiye ister... ve hikaye aynen yeniden başa döner..devam eder...



Hikaye canlandırma aktivitesi için önce bir oyuncak fare ve bir adet oyuncak kurabiye bulduk, sonra farenin istediği her bir nesneyi bir sepetin içine doldurduk. Bir bardak (süt için), bir pipet, peçete, minik bir ayna, oyuncak makas, küçük bir süpürge, küçük bir yatak, minik bir kitap, bir parça kağıt ve pastel boya, bir kalem, bir bant ve oyuncak buzdolabı.
Ben bir iki kez hikayeyi anlatırken tek tek sırasıyla nesneleri de sonunda bir çember yapacak şekilde dizdim. Bir dahaki anlatışta Nar farenin hangi durumda ne istediğini kendisi söylemeye başladı. Ağzı kirlenmiş, peçete... saçını kesmek için makas, saçlar yere dökülmüş süpürge vs vs.. Farenin yaptıklarını bizzat hareketlerle canlandırmaya (aynaya bak, saç kes, süpür, esne vs) özendirmesinin yanısıra, neden-sonuç ilişkisini basit de olsa kurabilmesi için eğlenceli bir aktivite oldu. Bu ara her sabah ben işe gitmeden fareye bir kurabiye verip, hikayeyi başa sarıyoruz:)


idilvenar

25 Şubat 2010 Perşembe

Alternatif Montessori Materyali

Nazan

Ahmet Faruk (16. ayında)

http://birmaviumut.blogspot.com/


http://birmaviumut.blogspot.com/2010/02/hassas-terazi-gramlarndan-montessori.html

BEÖ-Sevgi / Sevgi Temalı Kartımız

Berna & Ekin ( 40 ay )

http://ekinvebiz.blogspot.com/

Sevgili Nuran'ın başlattığı sevgi temalı kart etkinliği için Ekin'le birlikte Emincan'a göndermek üzere bir kart hazırladık.

Önce kartımızda kullanacağımız kalpler için dokulu kağıtlar oluşturduk. Fikir şurdan, biz hepsini aynı yapmadık, kendi kendimize de teknik uydurduk :)

Ekin;
1. Beyaz bir kağıdı kırmızıya boyadı. Kağıt kurumadan tarakla üzerine çizgiler yaptı.
2. Boyalarıyla mavi ve kırmızı rengi karıştırarak mor renk yaptı. Beyaz kağıdın üzerine kalın fırça darbeleriyle dokular oluşturdu.
3. Beyaz bir kağıdı pembe ve mor boyayla boyayıp üzerine çeşitli renklerde simler dökerek süsledi.



Kartımızın orta sayfasına Ekin ve Emincan'ın fotoğraflarını yapıştırdık. Ekin ve Emincan'ın adlarını çıkartmalı harflerle oluşturduk. Ekin kendi çizip kestiği kalbi yapıştırdı, bir de küçük notumuzu yazdık.


Hazırladığımız dokulu kağıtlara çeşitli boyutlarda kalpler çizdik. Ben Ekin'in kesmesini istemiştim ama "sen kes, ben yapıştırayım anne" deyince görev dağılımı onun istediği şekilde gerçekleşti :))

Ekin, kartımızın ön sayfasına ve arka sayfasına hazırladığımız kalpleri dilediği gibi yapıştırdı. Arkasına da kendi alfabesiyle "Ekin" yazdı :)))



İşte sevgi temalı kartımız...

22 Şubat 2010 Pazartesi

''BİR İNSANI SEVMEKLE BAŞLAR HERŞEY''s.f.abasıyanık

filiz
sueda (4 yaş) inci (2 yaş) burcu (22 gün)

haftanın konusu sevgi,önümdede üç küçük sevgi yumağı olunca anlatacak çoooook şey var demektir.ama kirpi olmayayım :))
şimdiye kadar elime geçmiş en güzel kaynaklardan biri olan ÇOCUKLAR İÇİN BEŞ SEVGİ DİLİ adlı kitaptan altını çizdiğim bazı cümleleri paylaşmak istedim.
ÇOCUKLAR İÇİN BEŞ SEVGİ DİLİ
Gary Chapman & dr. R.Campbell

bir çocuğun gelişiminde sevgi temeldir.çocuklarımızı gerçekten severiz ama önemli olan bunu onun hissedebilmesidir.sevginizi ona ifade edecek sevgi dilini konuşmadığınız sürece sevildiğini hissetmeyecektir.
çocuklarımızın doldurulmaya hazır 'sevgi depoları' vardır (ve tekrar tekrar doldurulmaya elverişlidir.zira sürekli tüketilirler). bu depolar ancak tek bir kaliteli yakıtla doldurulabilir : koşulsuz sevgi


her çocuğun sevgiyi algılayış şekli farklıdır. pek çok ana baba çocuklarını sevdikleri için bunu,onların otomatik olarak bildiğini düşünür.bazılarıysa 'seni seviyorum'demenin yeterli olduğunu düşünür.ama bu bir çocuğu koşulsuz sevildiğine inandırmaya yetmez.
eğer çocuğunuz beş yaşın altındaysa onun temel sevgi dilini çözmeyi beklemeyin.beş dilin beşini de kullanın.hepside çocuğunuzun sevgi gereksinimini karşılamaya yöneliktir.eğer bu gereksinim karşılanıyorsa ve gerçektende sevildiğini hissediyorsa başka alanlarda öğrenmesi ve yanıt vermesi çok daha kolay olur.
gerçek şu ki, ana babalar çocuklarının duygu depolarını ne kadar dolu tutarlarsa ,bu çocukların özgüvenleri ve cinsel kimlikleri de o denli sağlıklı gelişecektir.
unutmayın çocuk büyüdükçe duygusal sevgi deposu da BÜYÜR
1.SEVGİ DİLİ:FİZİKSEL TEMAS
sevginin en güçlü seslerinden biridir.''seni seviyorum'' diye bağırır.çocuğunuzun öncelikli dili fiziksel temas olmayabilir ama yinede bütün çocuklar dokunulmayı ister.
bir bebek bile yumuşakve sert yada huzur kaçırıcı dokunuşlar arasındaki farkı sezer.
''çocuğunuza kızdığınızda ona sarılın çünkü sarılmış halde iken ona bağıramazsınız''
2.SEVGİ DİLİ ONAY SÖZLERİ
sevgimizi ifade ederken kullandığımız şefkat ve sevgi sözcükleri,övgü ve teşvik sözcükleri,olumlu yönlendirme sağlayan sözcükler,hepside ''sana önem veriyorum''demektedir.bu tür sözcükler iç dünyasındaki değer ve güvenlik duygularını besler.
sevgi sözcükleri asla koşullu olmamalıdır.çocuklar sadece iyi bir şeyler yaptığında söylenirse koşullu sevgi olur.
övgü sık sık ve gelişigüzel yapılmamalı,doğru ve adil olmalıdır.aksi takdirde yalanla eşdeğer bir pohpohlanma olarak algılanabilir.
3.SEVGİ DİLİ : NİTELİKLİ ZAMAN
aslında en çocukça yaramazlık anne ve babayla daha çok vakit geçirmek için gösterilen gayretten ileri gelir.nitelikli zaman,dikkatin odaklanması anlamına gelir, birşeyleri birlikte yapıyor olmanızdır.her çocuk için ayrı vakit ayırmalı olumlu göz temasında bulunulmalı,kaliteli sohbetler ve hikaye anlatarak,birlikte gezilere giderek nitelikli zaman geçirebilirsiniz.
unutmayın:
çocuklarınızla vakit geçirdiğinizde ömür boyu hatırlanacak anılarıda beraberinde getirmiş olursunuz.
4.SEVGİ DİLİ : ARMAĞANLAR
armağan almak ve vermek alındığı anda ve ileriki zamanda etkisini görebildiğimiz bir yoldur.ancak gerçek sevgiyi ifade edebilmek için diğer sevgi dilleri ile birlikte verilmesi gerekir, ve gerçek armağan alınan bir hizmet karşılığı verilmez.çok fazla armağan vermekte armağanın değerini yitirmesine neden olur.
5.SEVGİ DİLİ : HİZMET DAVRANIŞLARI
ana babalık hizmet odaklı bir görevdir.çocuk sahibi olacağınızı öğrendiğiniz gün tam zamanlı bir işe yazılmış olursunuz.kontratınız en az 18 senelik ve sonrasında da ''aktif yedek '' olma anlayışını kapsar.kime hizmet ettiğiniz, yaşına uygunluğu,hizmetin temel amacı,örnek davranışlarınız verdiğiniz hizmetin kalitesini belirler.
-----------------------------*********************------------------------------------

kitabın bundan sonraki bölümleri çocuğunuzun temel sevgi dilini keşfetme yollarını ;disiplin,öğrenme ,öfke ve sevgi dilleri arasındaki bağlantıyı nasıl yönlendirebileceğimizi anlatıyor. ayrıca tek ebeveynli ailelerde,evlilikte sevgi dillerini nasıl kullanacağımızdan bahsediyor.
son olarak fırsatları nasıl değerlendireceğimizden bahsedip her bölüm için bir eylem planı hazırlamışlar.
kitap güzel bir reçete niteliği taşıyor okumayanlara acil olarak okumalarını öneririm.






18 Şubat 2010 Perşembe

müzik etkinliği

müzik ve ritmle ilgili sık sık yaptığımız bir etkinlik
http://inciboncukus.blogspot.com/2010/02/music-forever.html

17 Şubat 2010 Çarşamba

BEÖ-SEVGİ

Güneş-Begüm 19 Aylık
Begümle babasına geçen sene yaptığımız aktiviteden kalan kağıtları değerlendirdik, Jaws lakaplı baba'ya burada gördüğümüz balık'tan hazırladık. Yapımı çok kolay 4 küçük bir büyük kalp çizdik kartonlara ve küçükleri şekildeki gibi yapıştırdık, kalp stıcker'lar ile de süsledi begüm.


Hediye arkadaşımız Defne için de bir çalışma yaptık, begüm Defneyi bebeee diye sevdi :) kalp sticker'ları birlikte yapıştırdık,begüm çok sevdi her yere yapıştırıyor :) ilk defa keçe çalışması yaptım, aslında düşüncem daha farklıydı ama zaman çabuk geçti, umarım sevgili Defne, arkadaşının onun için seçtiği hediyeleri severek kullanır.

16 Şubat 2010 Salı

B.E.Ö. / AY

Keo & Ceren(28 aylık)

Önce biraz konuştuk ay hakkında.

* Ay ne renk olur Ceren? - Benim aydedem pembe olşun anne.
* Ay nerede olur kızım? Pencereden dışarıyı işaret ederek - Oyda oluy.
* Ne zaman çıkar peki, ne zaman görürüz? - Bij yatayken.
Sonra da ayın evrelerini basite indirgeyerek çıktı aldığım 3 halini kullandık.


O'na kısaca açıklama yaptım. Ay önce hilal olur, sonra yarımay, sonra da dolunay(tam ay) olur.O da önce minnacık mı oluy?Şonya yayım mı oluy?Şonya da tam mı oluy?Yuvaalak mı oluy anne?

Yeni kavramları Montessori Sisteminde edindiğim bilgiye göre şu şekilde öğretiyorum.


1.tur
Bak bu hilal.
Bu yarımay.
Bu da dolunay(tam ay).


2.tur
Şimdi sen bana hilali gösterir misin?
Şimdi bana yarımayı gösterir misin?
Şimdi de dolunayı gösterir misin?


3.tur
Bunun ismi ne?(hilali göstererek)
Bu ne?(yarımay)
Peki bunun ismi ne?(dolunay)

1- Hilal - İçine oyun hamuru yapıştırarak doldurmak istedi.
2-Yarım ay - Yuvarlak yapıp makasla yarısını kesip yarımayın içine yapıştırdı.
3-Dolunay - Ceren'e göre yuvarlak ay ya da tam ay.Bunda kafasına göre takıldı hamurları yapıştırırken.

Sonra da hepsinin şekillerine benzeyen oyuncakları bulup içlerine yerleştirdi.

Aktivitenin şekillenmesi benim yönlendirmelerimle oldu. Serbest çalışma yapıyor olsaydık yönlendirme ve müdahale etmeyecektim. Ancak burada amacımız yeni kavramlar ve kelimeler öğrenmek olduğundan bu şekilde gerçekleştirdik.

15 Şubat 2010 Pazartesi

sevgi(mehmet demir 23 ay)

Sevgi konulu aktivitemiz için sevgi temalı bir duvar stickerı aldık Demir'in odasınıda Demir'in seçtiği bir duvara bu stickerları yapıştırdık . Yine rengarenk ışık veren lambamızdan kumandasından Demir kırmızıyı seçti ve duvarımıza yansıttık.
Kalp şekilli kırmızı kurabiyelerimizi hazırladık ,Mis kokulu ekmek pişirdik
Demir'in dilinden düşürmediği nalan ve cüneyt(yaaayan-cü) 'lerin evinin yolunu tuttuk.Onlara kurabiye götürdük.Sevgi kelimesini öğrendik,sevdiğimiz insanları saydık.Şimdi odasına girip "sevgi duvarını" görünce seeeegi diye boynuma atlayıp öpücüklere boğuyor oğlum beni.

http://www.inciboncukus.blogspot.com/

12 Şubat 2010 Cuma

İlk Kitabımız(Lapbook)

Blogumuzda yaptığımız ilk lapbook detaylarını bulabilirsiniz.
Sevgiler,
Derin (19 ay) & Sedef

8 Şubat 2010 Pazartesi

BEÖ - Ay

Yekta Çınar'la ilk BEÖ aktivitemizi paylaşmak istedik. Aktivitelerin detaylarını blogumuzdan görebilirsiniz.

http://www.yesillikgerek.blogspot.com