Yasal Uyari

Aksi belirtilmedikce bu sitede yayinlanan tum yazilarin ve fotograflarin telif hakki yazarina aittir. Izinsiz yapilan tum alintilar icin hukuki yollarin acik oldugu hatirlatilir.
-----------------------------------------

Tanitim

Bu blog, cok yazarli olup Montessori Egitimi mail grubu uyelerinin yazilarindan olusmaktadir ve Montessori Egitimi ile ilgili yazilar icermektedir. Yazarin ismi (ya da takma ismi) yazinin genelde basinda ya da sonunda yer almaktadir.

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri her iki haftada bir konu degistiren ve uyelerimizin cocuklar ile yaptigi calismalari icermektedir.

Buyrun, hosgeldiniz...


6 Nisan 2008 Pazar

Maria Montessori - Hayati

Maria Montessori 31 Agustos 1870 gunu Chiaravalle'de (Italya) devlet adami bir babanin ve iyi egitim almis zengin ve liberal bir annenin tek cocugu olarak dunyaya gelmistir. Annesinin destegi ile once sadece erkeklerin alindigi teknik okulda muhendislik okumaya baslamis, sonra annesi disinda herkesin karsi cikmasina ragmen tip fakultesine basvurmustur. O donemde kadinlar tip fakultesine kabul edilmemekteydiler. Uzun suren israrlari sonuc bulmus, tip fakultesine kabul edilmis ve Italya'nin tip fakultesinde okuyan ilk kadini unvanini almistir. Sirf bu ozelligi dahi kendisinin ne kadar guclu ve onder bir kadin oldugunu kanitlayama yeterlidir. 1896 yilinda 105 uzerinden 100 puanla tip fakultesini bitirerek Italya'nin ilk kadin doktoru olarak tarihe gecmistir.

Okulu bitirmesinden sadece bir ay sonra hayati hizli bir degisim temposu icine girmistir. Berlin'deki Uluslararasi Kadinlar Konferansinda Italya'yi temsil etmek uzere secilmistir. Bu arada egitimi sirasinda basladigi Universitenin Psikiyatri Klinigindeki gorevine devam etmis ve burada ozellikle cocuklar uzerine yogunlasmistir. Idiot cocuklari buyuk insanlarin kogusundan ayirarak onlara ozel bir bolum hazirlatmis ve kendi ismiyle anilan metodunun ilk tohumlarini burada atmaya baslamistir. 1898 yilinda Torino'da Italyan Egitim Bakani'nin da katilimin oldugu kongrede zihinsel engellilerin egitimi uzerine bir konferans vermis ve bu kongreden sonra Scuola Ortofrenica'nin (zihinsel engellilerin egitimi icin kurulmus bir kurulus) yoneticiligine getirilmistir.

Bu gorevi kabul etmesinin en buyuk sebebi kendi ortaya attigi teorilerin gercekligini kanitlamak idi ve oyle de oldu. Unutulmus, umut kesilmis ve insandan cok bir esya gidi davranilan idiot cocuklari sevgi, ilgi ve en beceri ile egitmis, bu sure icinde kendi urettigi materyallerle okuma yazma ogretmistir. 8 yasindaki cocuklarin katildigi tum Italya'da yapilan bir sinava sokmus ve asil "mucize"yi burada gostermistir. Montessori tarafindan egitilmis idiot cocuklar, sadece sinavi gecmemis, normal okullarda okuyan normal cocuklarin bir cogundan daha yuksek puan almistir. Bu, "ilk Montessori mucizesi" olarak adlandirilir.

Burada calistigi sure boyunca bu metodun sadece idiot cocuklar degil normal cocuklar uzerinde de basarili olacagini gorur.

Mart 1898'de dogan tek oglu Mario Montessori'nin babasi olan is arkadasi psikiyatrist prof. Montesano'nun birbirlerine verdikleri sozu bozup bir baskasi ile evlenmesi uzerine buradaki gorevinden ayrilmistir.

Montessori, 1896 - 1906 yillari arasinda Roma'da saglik bilgisi kursusune, 1904-1908 yillari arasinda antropoloji kursusune sahiptir. 1904 yilinda antropoloji profesoru olur.

6 Ocak 1907 'de Roma'nin en kotu mahallelerinde oturan okuma yazma bilmeyen ve asi cocuklarin egitimi icin "Casa dei Bambini" (Cocuklar Evi)'ni kurmustur. Bu okul, bir ev projesinin cevresinde oturan asi cocuklarin insaata zararini azaltmak icin insaat firmasi tarafindan kurulmasi planlanmis ve cok kucuk bir butce ayrilmistir. Oysa ki bu durum Montessori icin yillarca hazirladigi tohumlarini dikmek icin tertemiz bir tarladan baska birsey degildir. Heyecanla teklifi kabul eder. Cok zor ve yipratici bir donemdir. Ancak Montessori uretitigi gunluk hayattan alinma materyaller, sevgi, ilgi ve alaka ile hem kendi metodunu gelistirir hem de ikinci bir mucize gerceklestirir. Herkesin umudu kesmis oldugu bir cocuk toplulugu kisa zamanda 3-4 yasinda okuyup yazmaya, vahsiliklerinden kurtulup sosyallesmeye, kendilerini, ailelerini ve cevrelerini guzellestirmeye baslarlar.


Bugun modern egitimde dogru bildigimiz ve kullandigimiz ne varsa Montessori tarafindan bu donemde gerceklik olarak ortaya konmaya baslar.

Cocuk boyutunda esyalar dunyada ilk kez bu okulda kullanilir. Montessori her cocugun ilgi alaninin digerinden farkli oldugunu gorur. Her cocuk istedigi ve ilgisini ceken konu ile ilgili calisma yapmakta serbesttir. Bildigim ne varsa cocuklardan ogrendim, der. Cocuklari inceleyerek metodunu her gecen gun biraz daha gelistirir.

- Ailelerin ve toplumun cocuk uzerinde gosterdigi baskiyi elestirir ve cocuklarin aslinda kucuk boylu birer fert oldugunu soyler. Cocuklara saygi duyulmali, secimlerinden dolayi elestirilmemelidir.
- Cocuklar gelecegin birer buyuk insanidir. Cocuklara kotu davranilmamali, sevgi ile yaklasilmali, saygi duyulmali ve yardim edilmelidir.
- Cocuklar bakima muhtac, bagirilacak, emredilecek birer bitki degildir. Her cocuk birer bireyin insacisidir. "...cocuk insanlik tarihinde hakkinda bos bir sayfa olan bir figurdur...."
-
Cocuklara bebeklikten itibaren saygi gostermek gerekir. Bebekler buyuk insan olmayi ogrenen kucuk insanlardir. Onlari ilgilendiren her sey hakkinda onlarla konusulmalidir.
- Cocuga ceza asla uygulanmaz. Dogru yol gosterilir.
- Cocugun yapabilecegi birseyi sirf cocuk yavas ya da eksik yapacagi icin onun yerine yapmak cocugun gelisimini olumsuz yonde etkiler.
- Montessori'ye gore herseyden once nasil iyi insan olunacagi, nasil iyi arkadas olunacagi, bir problemi nasil cozulecegi ogrenilmelidir. Akademik calismalar bundan sonra gelir.
- Yetiskinler cabalariyla bir insan yaratamazlar. Bu, cocugun kendi isidir.
- Egitim bir takvime, bir tabloya ya da programa gore degil, hayata gore sekillenmelidir.
- Cocuk oz guvenin yaninda oz disiplini de kendi ogrenmelidir. Cocuga yol gosterilir ancak yanlislar kendi kendine ogrenilmelidir. Montessori'de "hayir", bariyerler, kisitlamalar ve engeller yoktur.
- Hazirlanmis cevre esastir. Cocugun deneylerini yaparken zarar gormemesi gerekir.
- Cocugun gelisimi icin duyarli donemleri vardir. Bu donemler incelenmeli ve bu donemlerde gerekli egitim verilmelidir.


Bu okulun buyuk basarisi kisa surede tum dunyada ilgi bulmaya baslar. Tum dunyadan egitimciler bu metodu ogrenmek, yapilanlari incelemek icin bu kucuk okula gelir. Zamanla bircok ulkede yavas yavas Montessori okullara acilmaya baslar. Amerika dahil olmak uzere bircok ulkede egitmenler yetistirir, Montessori okullari acilmasina yardimci olur. 1913 yilinda Amerika'yi ilk ziyaretinin hemen arkasindan Alexander Graham Bell ve esi Montessori Egitim Dernegi'ni kurar. 1914 yilinda Montessori, birkac yilligina Amerika'ya tasinir ve sure zarfinda tum Avrupa'da "kisisel egitim" adi altinda bircok Montessori okulu acilmistir.

Italya'da 1922'de fazizm diktatorlugunun gelmesine kadar serbestce gelisen Montessori metodu fasizmin 4 yasindan itibaren siyah gomlek giyilmesi, askeri silahlar ile askeri sistemde ayni tip iktidarin askerleri yetistirilmesi ilkeleri ile ters dustu. Bu donemde her ogretmen ayni zamanda fasist asker olarak biliniyor ve bu yonde yemin etmeyenler isini kaybediyordu.

Bu donemde Montessori, calismalarina Ispanya'da, arkasindan Ispanya'da Ispanya Savasi'nin patlak vermesiyle Ingilterede, Hollanda'da ve arkasindan Hindistan'da devam etti. 1938 yilinda Hollanda'da Montessori Egitim Merkezi'ni kurdu. Hindistan'da bulundugu bir donemde 1940 yilinda Hindistan'in 2. Dunya Savasi'na girmesi ile tum yabancilar gibi onun da ulkeye terk etmesine izin verilmedi. Montessori bu donemde arastirmalarina devam etti ve cok lisanli egitim konusunda arastirmalar yapti, 1000 civarinda ogretmeni kendi metodu konusunda egitti.

1947 yilinda Londra'da Montessori Egitim Merkezi'ni kurdu.

Maria Montessori, 1949, 1950 ve 1951 yillarinda uc kere Nobel Baris Odulu'ne aday gosterildi. Tam bir dunya vatandasi olarak yasamis olan Montessori, 1952 yilinda Noordwijk'da (Hollanda) ogluyla yaptigi ve Hindistan'daki bir konferansa katilamayacak kadar yorgun ve yasli oldugunu soylemesinin tam arkasindan beyin kanamasindan hayata gozlerini yumdu. Oldugu yere gomulmeyi istediginden Hollanda'ya gomuldu.


Calismalarini, en buyuk destekcisi ve asistani olan Mario Montessori devam ettirmistir. Bugun gunumuzde tum dunyada milyonlarca cocuk sayisi binlerce olan Montessori okullarinda egitim almaktadir.

O donem icin tamamen radikal olan bu sistem, bugun gunumuzde Montessori kurallarinin bir cogunun zaten hayatimiza adapte olmus olmasindan dolayi kolaylikla kabullenilebilir bir sistem halini almistir. Bugun modern egitimde dogru olarak kabul ettigimiz ne varsa 100 yil once Montessori tarafindan ortaya konmustur. Iste okudugumuzda bir cogumuzun ben bunu zaten uyguluyorum demesinin tek nedeni budur.

Montessori'nin buluslari sadece okul oncesi cocuklarin egitiminde degil ilkokuldan liseye kadar tum donemlerde cocuk egitimini kapsamaktadir. Montessori'nin basarisinin atesi hala sonmemis, hatta guclenerek buyumustur. Inceledikce kendine hayran birakan, heyecanlandiran ve gercekten basarili olan bir sistemdir.

Bir cocugun potansiyelini serbest birakin ve onu dunyaya kazandirin.
Maria Montessori

2 yorum:

KEO dedi ki...

Yaşadığı dönemin tüm zorluklarına rağmen neler başarmış! İyi ki pes etmemiş de metodu ve uygulamaları bizlere ve dolayısıyla da çocuklarımıza kadar ulaşabilmiş...

Mustafa Barim dedi ki...

Adını ilk kez 2010 yılında duymuştum.Çocuğumun neden tırnak yediğini onun yazdukları sayesinde bulmuştum.Kitaplarını nerede bulabilirim ?İnternette bazı kitap sitelerinde bulamamıştım.

Çok ama çok büyük bir insan.Hayatını daha önceden biliyordum.Google a teşekkürler ki onu bugün bir kez daha anmış...