Yasal Uyari

Aksi belirtilmedikce bu sitede yayinlanan tum yazilarin ve fotograflarin telif hakki yazarina aittir. Izinsiz yapilan tum alintilar icin hukuki yollarin acik oldugu hatirlatilir.
-----------------------------------------

Tanitim

Bu blog, cok yazarli olup Montessori Egitimi mail grubu uyelerinin yazilarindan olusmaktadir ve Montessori Egitimi ile ilgili yazilar icermektedir. Yazarin ismi (ya da takma ismi) yazinin genelde basinda ya da sonunda yer almaktadir.

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri her iki haftada bir konu degistiren ve uyelerimizin cocuklar ile yaptigi calismalari icermektedir.

Buyrun, hosgeldiniz...


12 Mayıs 2008 Pazartesi

Italya'dan gelenler...


Abarttik mi? Hm... hayir, sanmiyorum. Cunku hepsini bir anda eline vermeyecegim. Harika ahsap oyuncak ureticileri ve magazalari buldum. Uzun zamandir almayi istedigim ama bulamadigim ahsap ciftlik, doku eslestirme tahtasi, ahsap tarti, bagcikla giydirme oyunu, ahsap sebzeleri bicakla kesme oyunu, vs. ve tabii ki daha gitmeden marangoza ismarladigimiz ve buyuk bir heyecanla bekledigimiz Montessori'nin temel materyallerinden pembe kule ve kahverengi basamaklar. Henuz pembe ya da kahverengi degiller ama boyamak konusunda da supheliyim. Boyle ham hallerini cok begendim.

Italya'dan bizimle Isvicre'ye gelen ahsap oyuncaklarimiz.... :-)

Anne...


İki heceli kocaman kelime:ANNE

Dün akşam diş ağrısıyla uyandığı için başı omzumda yatan Duru, kendini kollarıma bırakmış yatarken annelik hakkında düşündüm.

Anne demek hayattaki ilk öğretmen demektir benim için. Derdinizi anlatamadığınız bir dünyada hem sizi anlar, hem ihtiyaçlarınızı karşılar, hem de hayatı öğretir. En doğal içgüdüyle sonsuz güven duyulan ilk insan annedir.
Annelik konusunu yaşamın tümüne yayılan bir aktivite olarak düşünüyorum. Ve bunun için de minik öğrencime en iyi şekilde örnek olmak istiyorum. Farkındayım ki, ben ne yaparsam aynısını tekrarlıyor. Neredeyse kendi boyundaki bebeğine benim O’na sarıldığım gibi sarılıyor, aynı şekilde “e e e e” deyip uyutmaya çalışıyor, benim yaptığım gibi ayaklarını öpüyor, eliyle öpücük verdiriyor, parmağını sallayıp “hııııı” diyor. Yanında paparazzilerle yaşayan ünlüler gibiyim. Hangi davranışım daha sonra nasıl karşıma çıkacak bilmiyorum. Ya da benim normal sandığım birşey Duru tarafından nasıl algılanıyor, ancak konuşmaya başladığında öğrenebileceğim.

Annelik pek çok sivri yanımı törpülüyor. Daha sabırlı, daha hoşgörülü, hem daha esnek hem daha kararlı olmayı öğretiyor. Ben Duru’yu büyütürken Duru da beni eğitiyor.


Nilufer`in bahar aktivitesi

Biz bahar aktivitesi olarak Nilufer`le bol bol yuruyus yaptik ve ciceklere dokunduk.Nilufer icin sitede kucuk bir bahce yapmaya baslamistik. Oraya domates, patlican, salatalik, kabak dikmistik. Nilufer`le her aksamustu onlari sulamaya gittik ve Nilufer`in topraga ve yapraklara dokunmasini sagladik. Maalesef butun bitkilerimiz cuma aksami yagan dolu sebebiyle cok kotu duruma geldiler. Bu hafta yenilerini dikmeye calisicaz.
Bir baska aktivite olarak cimlere bastik bol bol. Nedense cimlere basmayi evde haliya basmaktan daha cok seviyor. Biz de bol bol bu aktiviteyi yapiyoruz. Son aktivite olarak da annemler Turkiye`ye donmeden once onlarla birlikte gole kahvalti yapmaya gittik. Insallah ileriki yillarda da sandal kiralayip balik tutucaz Nilufer`le.

Avuç içinde saklanan anne ve baba!

İkizlerimiz doğduğu zaman eşim de benim gibi çalışıyordu. İkiz çocuklarımızın olacağını ancak doğumdan beş on dakika önce öğrenmiştik. Bugünkü teknoloji yoktu tabii.
Eşim çocuklar dört yaşına gelinceye kadar çalışmadı. Çalışması da imkansızdı. Hem bugünkü gibi bakıcılar çok değildi, hem de ikizleri kime bırakacaktık?.
Bunları neden yazdım?
Vaktim çok olunca torunumu dikkatle izliyorum.
Bir şey ilgimi çekmişti. Torunumun en çok sevdiği oyuncak, bambudan yapılmış iki minik insan. Biri bıyıklı erkek, diğeri kadın.
Torunum onları avuçlarının içine alıyor ve hiç bırakmıyor. Özellikle gündüzleri. Birine baba diyor, diğerine anne.
Önceleri hiç durmamıştım bu sevginin üzerinde.
Sonra şöyle düşündüm;
Torununum sabah kalkıyor, annesi ve babası evden işe gidiyor. Bir bakıcı geliyor. Ona da anne diyor. Akşama kadar anne ve baba yok. İşte o iki oyuncağı avuçlarının içinde tutarak anne ve babası ile iletişim kuruyor ya da kendini onlarla birlikte hissediyor.
Bu yargıya varmamın bir nedeni de bazı akşamlar annesi ve babası bir yere gittiklerinde bizimle beraber önce oynaması ama geç saatlere kadar oturması ve uyumaması. Hatta camın önünde kucağımda onları beklemesi. Geldiklerinde de yüz vermemesi. Dargın durması.
Bir dede olarak diyorum ki belirli yaşa kadar çocuğunuzla ne kadar birlikte olabilirseniz olun. Bunun için şartlarınızı zorlayın. Biliyorum bu devirde hayat kavgası içinde kolay mı bu diyorsunuz!...
Unutmayın, o minik kalpler belli etmeden anneler için, sizler için çarpıyor.
Punto Dede

10 Mayıs 2008 Cumartesi

ARDA'NIN BAHAR AKTİVİTESİ



http://balbocugum.blogspot.com
Arkadaşlar yazıyı nedense bir türlü kopyalayamadım buraya. Resimleri becerdim ama. Biraz kafam dağınık bu gün. Çok güzel bir gün geçirdik. Ayrıntılar için linke tıklayabilirsiniz.
Posted by Picasa

Defne'min Bahar Aktivitesi

>Hülya ve Defne - 5,5 Aylık





















Defne'm aktiviteye anneannesinin bahçede yetiştirdiği bahar sebzelerinin tadına bakarak katıldı. Benim rahmetli anneanneciğimden kalma bir alışkanlıkla, annem de bahçesinde ufak çapta sebze ve meyve yetiştirir. Defne'm de fotoğrafta görüldüğü gibi taze soğanı büyük bir iştahla ısırmaya çalışıyor. Kaşınan diş etlerine de iyi geliyor. Bazen yemeğini yedirirken eline taze soğanı tutuşturuyorum onun yapraklarını koparırken çok eğleniyor.Taze baklanın da tadına bakan Defne'm en çok yeşil soğan ve salatalığı sevdi. Çileklerimiz henüz kızarmadığı için onların tadına bakamadık.

Defne 3,5 aylıktan beri kucağımızda yemeğimize eşlik ettiği için ara sıra mevsimlik sebze ve meyvelerin tadına baktırıyorum. Örneğin bir tabak dolusu tereye bakıp kollarını çırpıyor (yeşil renk ilgisini çekiyor). Bende ağzına değdiriyorum. Meraklı gözlerle tadına bakmaya çalışıyor. Aynısını minik domateslere de yapıyor.

Buyuyorum, Egleniyorum, Ogreniyorum: Bahar

Ada 9.5 aylık.

Blogumdaki uzun yazıdan makaslananlar:

"...Bir türlü aktivite bulup yapamıyorum diye düşünürken, aslında baharı en yakından ve en güzel yaşayanlardan olduğumuzu fark ettim.

Park yanıbaşımız, sabah 8-9 rutinimiz. Peki Ada 'bahar'la ilgili neler öğrendi bu parkta? En kolayından başlayalım, çiçek böcek öğrendi.

Sırasıyla lalelerle, kır çiçekleriyle, menekşelerle, arada bir sürü adını bilmediğim, ve mutlaka Ada'ya öğretmek için öğreneceğim başka çiçekle ve en son olarak da güllerle tanıştı, büyük sevgi gösterdi. "Çiçek" kelimesini öğrendi! Yağmur sonrası sürpriz yapan solucanlarla ve çalışkan karıncalarla karşılaştı -henüz çok samimi olamadı.

Bahara ait başka şeyler de öğrendi.


Mesela bahar coşkusunu. Etrafta koşuşan oynaşan köpekleri, harika sesleriyle şarkı söyleyen kuşları tanıdı. Hav hav, cik cik... Sonra bahar coşkusunun aydınlattığı, yüzlerini yumuşattığı, gözlerini ışıldattığı insanlarla tanıştı. Gülümsemeye gülümsemekle karşılık vermeyi öğrendi. Hayvanlardan korkmamayı, onlarla dost olmayı sonra.

Üşümek ve terlemek duygularını. Baharda kat kat giyinmeyi, gölgenin serin, güneşin sıcak olduğunu. Parktan çıkar çıkmaz trafik gürültüsünün içine düşüşümüz ile, doğanın huzuruna ve sessizliğine -daha doğrusu güzel seslerine karşıtlık oluşturan gürültü kavramını öğrendi.

Bahsettiklerimi gerçekten öğrendiğini Ada'nın ifadelerinden anlıyorum. Güzel bir çiçek gördüğünde çıkardığı sevgi çığlığından, koşturan bir köpek gördüğünde çıkardığı sesler ve yaptığı heyecanlı el-kol hareketlerinden, bir teyze-amca onunla sevgiyle konuşurken gülümsemeyle karşılık verişinden, kuş seslerini dinlerken, takındığı mutlu dinginlikten, gürültüyle karşılaştığında kıpır kıpır sıkıntı halleri sergilemesinden...

Baharı kızımla yaşadık bu yıl. Ne mutlu bana!"

8 Mayıs 2008 Perşembe

Bahar'da İlk Adımlar...

Yaklaşık 15 gündür yürüyor Duru. Bazen hiç durmamacasına, düşene kadar.

Herşeyi öğrenip heryeri keşfetmeye çalışıyor. Özellikle parka gittiğimizde tüm çiçeklere, bitkilere dokunup koklamak istiyor. Hatta koparıp tadına bakmak:))

Yürümesi tam da mevsim dönümüne rastladığı için mutluyum. Baharla birlikte değişen bitki örtüsünü kendi adımlarıyla öğreniyor. Bakıcısı Mine Hanım'ın objektifinden Duru'nun bahar keşifleri:






Baharla birlikte sürekli aktivite halindeyiz. Kışlık kalın giysilerimizi kaldırıyor, yerine inceleri çıkarıyoruz birlikte. Mevsimlerle birlikte kumaşların da değiştiğini anlatıyorum, kısa kollu tişört giydiğinde sevinip el çırpıyor.

Yeni çıkan bahar sebzeleriyle ve meyvalarıyla tanıştırıyorum. Çilek yemeye bayılıyor, enginardan yudumlar alıyor.

Haftasonu çiçeklerimizin topraklarını değiştirmeyi planlıyorum Duru ile birlikte.

Hafta bitse de, aktiviteler sürecek...

"Bahar"a dokunduk

"Can 2,5 yaşında "
Bu haftaki konumuz Bahar.Ama biz, güneş bizi ısıtmaya başlayıp,ağaçlar çiçek açtığından beri bu konuyu işliyoruz.

Sürekli aktivitelerimiz : Hemen hemen her gün parktayız.Ağaçlara
sarılıyor,karıncaları takip ediyoruz.

Özel olarak yaptığımız aktiviteler :

*Parkta,çimlerin arasında gördüğümüz Mine çiçeklerini,birazda
yaprak topladık.Evde,bunları küçük resim defterimize yapıştırıp etrafını boyadık.






*Bu linkten sağladığımız mevsimleri anlatan kartlar ile Bahar'da giydiğimiz giysileri sıraladık ( bu arada diğer mevsimleri de öğrenmiş olduk).


Sonuç : Can'a havaların ısınmasıyla,ağaçlarda,hayvanlarda meydana gelen değişimleri anlatmaya çalışıyorum.Umarım bu yaptıklarımız çevresinde olup biteni anlamasına yardımcı olur.

6 Mayıs 2008 Salı

Merhaba

Damla hanımın bahar aktivitesi için ben bugün bloguma yazdığım yazımın linkini vermekle başlayacagim bu bloga katkida bulunmaya:
http://hayalalani.blogspot.com/2008/05/byyorum-eleniyorum-reniyorum-bahar.html
Daha sonra aktiviteleri buraya da yazmaya calisacagim..
Sevgiler.

5 Mayıs 2008 Pazartesi

Bahar & Piknik



Bu haftanın aktivitesi Bahar olunca, pazar günü düsündük düsündük kendimizi evimizin yakınındaki yüksek binalar ve bir sürü otomobilin arasına sıkışmış olan parka attık. Duru ilk defa çimlerle tanıştı. İzmirde bahar çok kısa sürer. Bir kaç haftaya kadar yeşil çimler yerini sarı kuru otlara bırakacak. Böylece çok güzel bir zamanlama ile bahar ile tanıştı kızım. Parkta oynayan diğer çocuklar çok ilgisini çekti. Salıcağa bindi. Büyük bir ağaçtan gelen kuş seslerini hayretle dinledi. İlk baharında ilk pikniğini yapmış oldu minik kuşum.

Sevgiler...
Arınç & Duru


Bahar ve Su Aktivitesi

Biz benim yoğun işlerim dolayısıyla iki aktiviteyi bir arada yaptık. Haftaiçi aldığım sebze fidelerini balkondaki saksılara diktik. Dikme esnasında Bora önce toprakları saksıya doldurdu, sonra parmaklarıyla fidelere yer açtı ve yerlerine yerleştirdi. Sonrada yeni aldığımız fısfısla fideleri suladı.














Pazar günü Yapıncak'ın düzenlediği Müzikal buluşmaya katıldık. Dönüşte yağmur yağmış arabamız ıslanmıştı. Aşağıda Bora'nın hayalindeki meslek olan cam siliciliğini yaparken görebilirsiniz. Bu da su ile aktivite klasmanına girebilir sanırım.





Didem - Bora

4 Mayıs 2008 Pazar

Su aktivitesi

Akvaryum gezisi
Akvaryum`a gittik. Nilufer oradaki baliklara bakti.


Banyo oyunu
Bebek kuvetinin icini su ile dolduruyorsun, sonra bebegin ayaklarini, vucudunu suya sokup cikartiyorsun. Daha sonra bebegi suya yatiriyorsun. Ama dikkat edilmesini gereken bir yani var. Bebegin kafasi komple suya girmeyecek. Biz Nilufer`i sirt ustu yatirdik kuvetine. Sonra biraktik. Kafasini da hafifce alttan tuttuk. Once biraz korktu. Kollarini gerili tuttu. Sonra bakti bu is guzel, ellerini ayaklarini cirpmaya basladi. Acayip hosuna gitti su ile oynamak. Ayaklarini kuvetine dayadi, kendini itti, yana donmeye calisti. Ellerini cirpti. Yaklasik yarim saat boyle oynadi suyun icinde.

Etki-tepki oyunu
Bir tabagin icine su doldurduk.Eliyle suya vurmasini gosterdik. Sonra Nilufer de suya vurmaya basladi. Su sicradikca cok hosuna gitti.

Torun gülü severken dikeninin acısını öğrendi!...

Torunu güllerin yeni yeni yüzünü gösterdiği yere götürdüm. Yeşillikler arasından açan bir goncayı fark etti ( solda). Goncaya ulaşamayınca telden içeri girmek istedi.(sağda)
İçeriye girince önce şaşırdı. Etrafına bakındı ( solda). Sonra hamlesini yaptı ve gülü yakaladı. Ama unuttuğu bir şey vardı. Gülün dikeni. sonunda onu da tattı.(sağda).
Ne kadar zormuş bir dede olarak torunla aktivite yapmak. Yine de zor mor bir şeyler yapmaya çalışıyorum.
Aktivitemizin adı BAHAR olunca torunla kırlara çıkıp ona çimenleri, yabani papatyaları göstermek isterdim ama nerede o Çamlıca tepesinin geniş kırları.
Bizim çocukluğumuz bu kırlarda koşturmakla, oynamakla geçmişti. Çimeni, papatyayı ve gelincikleri oralarda öğrenmiştik.
Düşündüm taşındım ne yapabilirim diye. Olsa olsa en kolay yolu seçip sitemizde yeni açan güllerle tanıştırabilirdim torunu. Öyle de yaptım.
Güllere önce şöyle bir baktı, sonra yakınına gidip dokunmak istedi. Dokundu da. Ama elini aşağı doğru kaydırınca dikenler eline battı. Acıyla yaygarayı bastı.
Gülün dikenlerini böylece öğrenmiş oldu.
Gülü seven dikenine katlanır demişim farkında olmadan.
Anlamadı ne dediğimi ama bir başka gün eminim ki güllere dokunurken dikenin acısını hatırlayıp "Hanya'yı Konya'yı" anlayacak.
Punto Dede

Göktürk'ün Su Aktivitesi

Göktürk 15aylık
Yazılmış olan aktivitelerin büyük kısmını biz de gerçekleştirdik. Onlardan farklı olan iki aktiviteyi yazmak istiyorum.
1.Aktivite;
Bir plastik şişenin içine su konulur ve birkaç yerinden delik açılır. Üstten bastırınca deliklerden su fışkırıyor. Üst delikten daha az, aşağı indikçe daha fazla
Aslında amaç daha büyük çocuklar için farklı; fakat benim amacım sebep sonuç ilişkisini kavramasıydı. Göktürk pet şişeyi iki eliyle kavradı ve suyu fışkırttı, önce şaşırdı fakat çok eğlendi.
2.Aktivite
Malzemeler:
2 adet vazo veya bardak ( biri dolu, diğeri boş)
2 canlı çiçek
Amaç:
Suyun yaşam kaynağı olduğunu ve canlılar için önemini kavrama
Ne yaptık:
Bardaklardan birine su doldurduk içine çiçek koyduk, diğerinde su yoktu fakat çiçek vardı,
Hergün çiçekleri inceledik, birkaç gün sonra susuz çiçek dağıldı. Basit cümlelerle suyun önemini anlattım. Bir yerlerde kayıt olmuştur heralde :)

3 Mayıs 2008 Cumartesi

Defne'min Su Aktivitesi

Yemek Şenliği Hülya - Defne'si 5 Aylık




















Defne'm 5 aylık olduğu için nasıl bir aktivite yapabilirim diye düşünürken; Defne'min sesli ve hareketli objelere olan ilgisi geldi aklıma... Bende yarı yarıya su dolu pet şişeyi önce Defne'min karşısında çalkaladım. Haliyle oldukça ilgisini çekti. Suyun şişede çıkardığı sese ve baloncuklara bakıp durdu. Sonra şişeyi onun eline verdim. Evire çevire inceledi ve ısırmaya çalıştı. Hatta ısıramadığı için sinirlendi :)
Daha sonra akan musluğun altında ellerini yıkadım. Suyun tenine değmesini ve sıçramaları şaşkınlıkla izledi. Aktivitenin bu bölümünün fotoğraflarını çekemedim.

2 Mayıs 2008 Cuma

Pınar & Duru'dan (12 Aylık) Su Aktivitesi

Gecikmiş bir “su” aktivitesiyle karşınızdayız:)

Blogda yayınlananların birkısmını biz de yaptığımızdan, farklı aktivite bulma arayışına girmem gerekti.

Duru elleri yıkanırken ellerini sabit tutmayıp, suyu yakalamaya çalışıyordu. Artık suyun akışkan olduğunu biliyor ve böyle birşey yapmıyor. Hatta elini sabunladığımda bizden gördüğü gibi ellerini ovuşturuyor. Sanırım nasıl el yıkandığını öğrenmiş durumda.

Özgür ve Ceren gibi sabunlu sudan baloncuklar yapıyorum bir haftadır. İlk günler balonların yere düşüşünü izledi, yüzüne değmelerinden hoşlandı. Sonra işaret parmağıyla balonları yakalamaya çalıştı, yakalayamayacağını anlayınca da balonları patlatmayı denedi. Yaptığımız aynı aktivite O’nun yönlendirmeleriyle farklı bir içerik kazandı. İlerleyen günlerde neler olacak merak ediyorum.

Ve son olarak dün, bloga koymak için aktivite yapmaya karar verdim. Bir leğene bebe şampuanı ve su koydum. Suyun içine ellerini sokup el çırptı, suyun köpürmesini izledi. Sonra hiç beklemediğim birşey yaparak leğenden aldığı köpükleri halıya sürdü, bir süre halıyı temizledi. Evde yapılan temizliği pür dikkat izliyor aylardı. Halı silmeyi bildiğini bilmiyordum:)



Sonra leğenin içine banyo oyuncaklarını attım. Bazıları suya battı, bazıları yüzdü. Batanların dikkatini çekip çekmeyeceğini görmek istiyordum. Hemen farketti. Batanları köpüklerin arasından bulup çıkardı. Batmayanlara köpük banyosu yaptırdık. Onları da ovalayarak yıkadı. Suyun Duru için temizliği çağrıştırdığını öğrenmiş oldum.

Ben resim çekmeye çalışırken bir de baktım ki, leğeni kaldırmış, suyu üstüne döküyor. Böylece ben, Duru’nun köpüklü suyla yıkanıldığını bildiğini de öğrenmiş oldum. Artık evde daha dikkatli olmayım.

Aktivitemiz apar topor banyoya gidip üstünü değiştirmekle ve Duru’nun bu işe sinirlenerek ağlamasıyla son buldu. Dilerim bu aktiviteden O da benim kadar çok şey öğrenmiştir...

Haftanın Aktivitesi: Su

Efe 18,5 aylık

Efe'de bütün çokcuklar gibi suya bayılıyor. Banyo yapmayı, ellerini, yüzünü yıkamayı, su ile ilgili herşey eğlenceli olarak başlayıp. Ağlama ile sona eğriyor.
ilk aktivitemizde çiçek sulamak oldu. Gerçi başlarda pek başarılı olamadık. O daha çok su ile oynamayı ve yerlere su dökmeyi tercih etti ama denemelerimiz sonunda başarılı olduk.İkinci aktivitemiz su dolu bir kaptaki suyu boş kaba taşımaktı. Bu da bir önceki gibi ilk başlarda olmadı. Efe bütün çocuklar gibi suyu çok sevdiği için suyu gördüğü yerde sıçratarak oynamayı tercih ediyor. ilk başlarda su ile oynadı, bardağı doldurup suyu içmek istedi. Ama sonunda bu aktivitemizide başarı ile sonuçlandırdık ve hepsi olmasada kabımıza su doldurmayı başardık.Ve son olarak su dolu kabımıza efe'nin küçük oyuncaklarını içine attım. Elimizede eleğimizi aldık. Oyuncakları elekle alıp, boş kaba aktarmayı gösterdim. Efe en çabuk bunu öğrendi ve en çok da bunu sevdi. Bu aktivitemizi bitirmek bayağı zor oldu. :)

1 Mayıs 2008 Perşembe

Su Aktivitemiz

Yeliz & Selin (3 Aylik)

Selin banyo yapmayi dogdugundan beri cok seviyor. Normalde kendi küvetinde banyo yaptirdigimiz kizimizi bu sefer bizim küvette havuz niyetine kullanarak banyo yaptirdik..
Muslugu acip Selin'nin suyun akisini, aktigi yerde köpüklesmesini ve küvetin yavas yavas dolusunu izlemesi icin cok cabaladim :).

Malesef kizim benim göstermek istedigim yerlere degil, daha cok musluga, dus basligina yada sampuan, dus jeli gibi kozmetik ürünlerin kutularina bakip, onlari uzun uzun inceledi. Banyo öncesi küvetin icine cesitli oyuncaklar biraktim. Onlari su üzerinde yüzerken gözleriyle takip etmesi icin bekledim bir süre, Selin yine istedigi yönlere bakti.

Daha sonra simitiyle beraber Selin'i önce ayaklariyla suya degmesini sagladim, sonra yavasca bedenini biraktim. Sasirmis sekilde bakti biraz, hemen simiti benimseyip onu emmeye calisti bir süre.

Ve nihayet istedigim oldu. Baligin ve ördegin su üzerinde yüzmelerini gözleriyle bir süre takip etti..

Minik ayaklariyla küvetin icinde minik turlar atti.. Cok keyifliydi.

En son olarakta simitini cikartip banyo yaptirdim. Bu aktivite sayesinde yüzme kursu icin daha fazla beklememeye karar verdik.
Cok keyifli bir aktivite oldu bizim icin.

HAFTANIN AKTİVİTESİ : SU

Arda 13,5 aylık,

Çocukların en çok sevdiği şeydir su. Yani Ardanın öyle. Sonunda biraz geçte olsa biz de katılmayı başardık aktiviteye. Bu gün Arda park diye tutturunca eve gelince de ıslanmak gerekti ve ben de zaten bu gün su aktivitemizi gerçekleştirmek istiyordum ve ikimizin de istediği oldu. Bayıldı Arda bu aktiviteye. İlk önce küvetimize suyumuzu doldurduk ve içine attığımız hafif sünger topların suyun yüzeyine nasıl çıktığını görmesini sağladım. Arda suyun dibine sokmaya çalıştıkça toplar da tabiki ısrarla suyun yüzeyine çıktı. Sudan çıkartıp çıkartıp yine suya attı ve tabiki eğlendi. Daha sonra da kendi de girince suyun içine kovanın ve küvetin içindeki sular ile kendi deyimi ile "çip çip" oynadı.

Daha sonraki aktivitemiz ise balonun içine su doldurup ağır-hafif, dolu-boş kavramlarını öğretmek oldu. Henüz bunu öğrenmek için küçükte olsa balonları havaya fırlatmak, sıkmak sureti ile patlatıp su içinde kalmak ve balonları birbirine vurarak oynamak ile yetindi ve bunlar onu çok eğlendirdi. En azından ağır olanın içinde su olduğunu patlatarak görmüş ve dersini almış oldu : ) Biz çok eğlendik. Sıradaki aktivitemizi bekliyoruz.

Fu :)

" Can 2,5 yaşında"
Bu haftanın aktivite konusu SU.Oğlum Can'ın söyleyişi ile "FU"

Suyla bu aralar başımız dertte.Önceleri sudan çıkmak istemeyen Can için şimdi yıkanmak bir kabus oldu!Bu nedenle suyla bol bol oynasın istiyorum,umarım böylece su korkusunu yenmeyi başarır.

Gelelim bu haftaki oyunlarımıza.

1)Adı:Boş yoğurt kutularına su doldurmaca.
Plan : Dört adet yoğurt kutusuna bardaktaki suyu paylaştırmak.
Amaç : Can suyu taşırmadan bardağa aktaramıyordu.Bu oyunla bunu öğrenmesini istedim.
Yapılan : İlk denemede su taştı.Birkaç denemede " bardak doldu" yu anladık.Ama oyun olsun diye arada taşırdık!
Ayrıca boş ve dolu bardakları ayırdık.Hangisi boş hangisi dolu gördük.





2 )Adı :Çiçek sulama.
Plan :Can'ın çiçeğini sulama.
Amaç :Suyun farklı bir işlevini anlatmak.
Yapılan : Can'ın sadece babasıyla yaptığı bazı rutinleri var.Bunlardan biri de salondaki çiçeği düzenli olarak sulamak.Bu kez annesi ile su verdi çiçeğe!
Çiçeğin mamasının su ve toprak olduğunu,bunları yiyip içince! boyunun Can gibi uzadığı anlatıldı.


Yukardaki aktivitelerin dışında,hafta sonu gittiiğimiz bir parkta, küçük bir havuzda bir su kaplumbağasına rastladık (ilk kez gördü Can ).Su içinde ve üstünde yaşayan canlılardan,balıkları,ördekleri,deniz atlarını tanımıştık şimdiye kadar.Şimdi su kaplumbağası da eklendi bu listeye.



Sonuç : Bu aktivitelerle oğlumun etrafını fark ettiğine inanıyorum.Görüyor,dokunuyor ve eğlenerek öğreniyor.Onunla geçirdiğim güzel anlarda benim yanıma kar:)
Hepinize sevgiler...

Talha’nın Su Aktivitesi: Amiral Battı!!!

Amiral Battı :D
Talha 2,5 yaşında… Hatta 3'e az kaldı diyelim :D Su ile oynamayı çok seviyor tüm çocuklar gibi...

Biz Talha ile çok eğlendik bu aktivite süresince...
Bu haftanın konusu Su idi. Talha’nın ilk aktivitesi banyo yapmak oldu…
Daha sonra Talha ile suyun kaldırma gücünü öğrenmek için kolları sıvadık ve ilk olarak gemilerimizi yaptık. Biraz kalın kâğıt kullandık zira kâğıtlar suyu görünce kendilerini kaybediyorlardı. Gemilerimizi hazırladık leğenimize suyu doldurduk ve geçtik başına… Maksat Talha’ya suyun kaldırma kuvvetini öğretmek. Talha su üzerinde giden gemilere korsan edasıyla tepeden inme bir baskı uyguladı ki bizim yüzecek olan gemilerimiz battı. Yani bizim kaldırma kuvvetini öğretmemiz hayal oldu :D yeni oyunumuzun adı amiral battı :D

Talha’nın su birikintisinde batan gemilerinden sonra biz de batmayacak olan ufak tahta puzzle parçalarını attık suyun içine. Onların nasıl batmadığını hayretle izledik.

Daha sonra suyun ıslatma kuvvetini öğrendik. Talha’nın suyla oynarken kendini kaybetmesi sonucu üstümüz başımız su oldu dolayısıyla suyun ıslatma gücünü bu şekilde öğrenmiş olduk.
Daha sonra Balonlara takılan çubuk boru sayesinde suyun içinde kabarcıklar yapmaya başladık. Talha üstünü ıslatmaktan sonra en çok bunu sevdi. Sürekli baloncuklar yapıp durdu. Hatta tahta oyuncakların baloncukların itici kuvvetiyle ilerleyebildiklerini öğrendi.
Daha sonra deniz kenarına gitmemiz mümkün olmadığı için ufacık su içine taş atarak halkalar oluşmasını sağladık. Bu arada fotoğraf makinesinin azizliğine uğradığımız için fotoğrafımız bulunmamaktadır :D



Sonuç: Talha suyun kaldırma kuvvetini öğrendi mi bilemem ama çok eğlendiği belli oluyordu.
Uzun müddet oyalanıp her yeri ıslattıktan sonra bile suyu kaldırmama müsaade etmedi. Çok sevdi bu aktiviteyi…
Bu grup bize çok şey kazandıracak. Çok teşekkür ederiz Esra’cım…

Sibel & Emre Alp' in Su Aktivitesi

Oğluşumun henüz 4,5 aylık olması sebebiyle aktiviteyi gerçekleştirirken belgeleyemedim ancak aktarmak istiyorum.

Su aktivitesinin duyurulduğu gün şansımıza yağmur yağıyordu, hemen üzerimize bişiyler alıp balkona çıktık. Güneş ışınları yağmur damlalarında parlarken ortaya çok hoş bir görüntü çıktı. Oğlum yağmur ile tanışmış oldu.

Yağmuru seyrederek ve sesini dinleyerek; su' yu, doganın suyla bütünleşmesini anlatarak gerçekleştirdik aktivitemizi. Derin nefesler aldık( bu da onun için oldukça eğlenceli idi.) ardından salona geçtiğimizde bardaktan bardağa suyun aktarılmasını gosterdim. :) Aktiviteler oldukça basitti ancak oğluş için oldukça yararlı oldu ve çok eğlendi.Uykuyada yagmur ormanları sesi eşliğinde geçtik.

Belirtmeden geçemeyeceğim ruhumuz için nasıl güzel bir arınma terapisi, su sesi...