Yasal Uyari

Aksi belirtilmedikce bu sitede yayinlanan tum yazilarin ve fotograflarin telif hakki yazarina aittir. Izinsiz yapilan tum alintilar icin hukuki yollarin acik oldugu hatirlatilir.
-----------------------------------------

Tanitim

Bu blog, cok yazarli olup Montessori Egitimi mail grubu uyelerinin yazilarindan olusmaktadir ve Montessori Egitimi ile ilgili yazilar icermektedir. Yazarin ismi (ya da takma ismi) yazinin genelde basinda ya da sonunda yer almaktadir.

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum aktiviteleri her iki haftada bir konu degistiren ve uyelerimizin cocuklar ile yaptigi calismalari icermektedir.

Buyrun, hosgeldiniz...


4 Mayıs 2008 Pazar

Torun gülü severken dikeninin acısını öğrendi!...

Torunu güllerin yeni yeni yüzünü gösterdiği yere götürdüm. Yeşillikler arasından açan bir goncayı fark etti ( solda). Goncaya ulaşamayınca telden içeri girmek istedi.(sağda)
İçeriye girince önce şaşırdı. Etrafına bakındı ( solda). Sonra hamlesini yaptı ve gülü yakaladı. Ama unuttuğu bir şey vardı. Gülün dikeni. sonunda onu da tattı.(sağda).
Ne kadar zormuş bir dede olarak torunla aktivite yapmak. Yine de zor mor bir şeyler yapmaya çalışıyorum.
Aktivitemizin adı BAHAR olunca torunla kırlara çıkıp ona çimenleri, yabani papatyaları göstermek isterdim ama nerede o Çamlıca tepesinin geniş kırları.
Bizim çocukluğumuz bu kırlarda koşturmakla, oynamakla geçmişti. Çimeni, papatyayı ve gelincikleri oralarda öğrenmiştik.
Düşündüm taşındım ne yapabilirim diye. Olsa olsa en kolay yolu seçip sitemizde yeni açan güllerle tanıştırabilirdim torunu. Öyle de yaptım.
Güllere önce şöyle bir baktı, sonra yakınına gidip dokunmak istedi. Dokundu da. Ama elini aşağı doğru kaydırınca dikenler eline battı. Acıyla yaygarayı bastı.
Gülün dikenlerini böylece öğrenmiş oldu.
Gülü seven dikenine katlanır demişim farkında olmadan.
Anlamadı ne dediğimi ama bir başka gün eminim ki güllere dokunurken dikenin acısını hatırlayıp "Hanya'yı Konya'yı" anlayacak.
Punto Dede

2 yorum:

yapıncak dedi ki...

Punto Dede merhaba,

Bu diken meselesi ilgimi çekti. Biz küçükken annem-babam bize hep çiçek sevdirirmiş. Ama nasıl? Bir kaç santim uzaktan, değmeden "ooo cici" yaparmışız! Çünkü istemeden çiçekleri incitmemizi istemezlermiş. Ben de Ada'ya öyle sevdiriyorum çiçekleri. İstemeden koparsın istemiyorum çünkü.

Ama...sizin bu yazınızı okuduktan sonra düşündüm, bu da güzel bir şey. Çocuklar gülü de tanıyacak, dikeni de. Canları acıya acıya öğrenecekler bazen, dokunma duyuları hem öyle gelişmeyecek mi? Bu sıcak, bu soğuk, biraz yanarak, biraz dikenin iğnesinden canları acıyarak. Etkinliğiniz çok hoşuma gitti. Ada bir gün dikenle de tanışmalı!

Punto dedi ki...

Sevgili Yapıncak; eşimle ikiz çocuklarımızı yetiştirirken görerek öğrenmelerini değil, yaparak öğrenmelerini hep ön planda tuttuk. Bugün eğitimde gelinecek noktanın da bu olması gerektiğine inanıyorum.